Rainer Maria Rilke: Yalnızlık bir yağmura benzer…

Yalnızlık

Yalnızlık bir yağmura benzer,
Yükselir akşamlara denizlerden
Uzak, ıssız ovalardan eser,
Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir
Ve kentin üstüne göklerden düşer.

Erselik saatlerde yağar yere
Yüzlerini sabaha döndürünce sokaklar,
Umduğunu bulamamış, üzgün yaslı
Ayrılınca birbirinden gövdeler;
Ve insanlar karşılıklı nefretler içinde
Yatarken aynı yatakta yan yana:
Akar, akar yalnızlık ırmaklarca.

Rainer Maria Rilke kimdir?

Prag’da doğdu ve 1896 yılına kadar orada yaşadı. Liseyi bitirdikten sonra sanat ve edebiyat tarihi öğrenimi yaptı. Edebi­yatla ilişkisi bu yıllarda başladı. Duygulu ve içine kapanık bir gençti.

1896 yılında Münih’e gelerek canlı bir sanat ortamına girdi, ünlü edebiyatçılarla tanıştı. Çeşitli ülkelere geziler yatptı ve yaşamını şair olarak sürdürmeye karar verdi. 1906 yılından itibaren sık aralıklarla Paris’te yaşadı. Sanatçı kişiliğini etkileyen Auguste Rodin ve Paul Cezanne’la orada karşılaştı. I.Dünya Savaş’ından sonraki yıllarda İsviçre ona güvenli bir ortam verdi; bundan sonraki yaşamı kısa gezileri dışında, ona hamilik eden Werner Reinhart’ın Wallis kantonunda verdiği Muzot Sarayında geçti. 1926 yılında Val-Mont Sanatoryumu’nda acılar içinde öldü.

Rilke’nin şiiri iki ayrı kutbun etkisi altında gelişmiştir. Bir yandan Rilke’yi kendi öznel kişiliğine yönelten, tanrısal esinle kutsanmış bir şair tavrına yaklaştıran, yaşamındaki üç kadının etkisi: annesi, gençlik arkadaşı Lou Andreas-Salome ve Thurn ve Taxis prensesi Marie; öbür yandan Fransız heykeltıraş Auguste Rodin. Rilke, Rodinin sekiz ay süreyle özel yazmanlığını yapmış, Die Aufzeichnungen des Malte Laurids Brigge (Malte Laurids Brigge’nin Notları),   1910 adlı eserini bu dönemde yazmıştır. Rilke’nin şiirlerinde doğanın önemli bir yeri vardır. Doğa manzaralarıyla iç bağlar kurmuş, bu etki onun şiirlerine yansımıştır. Prag’da geçen çocukluk yıllarında dinlediği Bohemya Halk Türküleri, Slav dilleri, Fransız simgeciliği, duygusal ve içine kapanık kişiliğinin etkisiyle şiirin sınırlarını zorlamış, Rilke böylece yüzyılımızın en ünlü sanatçılarından biri olmuştur. Olağanüstü dil ve biçim yeteneğiyle birçok önemli Fransız şair ve yazarından çeviriler yapmış, aynı zamanda Fransızca şiirler de yazmıştır.

Share

Yorum yapın

Share
Devamını oku:
Sartre’ye göre varoluşçuluk ve varoluşçuluğun başlangıç noktası: “Tanrı olmasaydı her şeye müsaade edilirdi”
Dünya Fotoğraf Tarihine Geçen Ödüllü Fotoğraflar Cafrande.org’ta
Bir Damla Göz Yaşı ve Bir Gülümseyiş – Halil Cibran
Kapat