Nietzsche’nin Yaşamından Dramatik Kesitler

Nietzsche: Ne mutlu uykusu olanlara, hemen uyuyacaklar çünkü
friedrich-nietzscheNietzsche, hayatıyla felsefesinin birlikte okunmadan anlaşılamayacağı ender filozoflardan biridir. Yaşadıklarından derinden etkilenen ve bu etkilenimler dolayısıyla felsefesini sertleştiren bu aykırı filozofun hayatı, oldukça trajiktir.
Babası Karl Ludwig’in Protestan kilisesinin papazı olması, annesininde papaz ailesinden olması sebebiyle dindar bir çevrede yetişen Nietzsche, henüz 5 yaşındayken babasının beynindeki tümör sebebiyle körleşerek ölmesiyle derinden sarsılmıştır.
Babasının ölümünden sonra yaşamını annesi, halaları ve kızkardeşinin bakımı altında sürdüren Nietzsche, katı geleneklerle büyümüştür. Yakınında sürekli olarak kadınlar bulunan Nietzsche’nin hayatında, bu dönemlerin oldukça etkileri mevcuttur.
Küçük yaşlardan itibaren, dindar olan ailesinin de etkisiyle dini konulara yöneldi ve ilk sorgulamaları henüz ilkokula giderken başlamıştı.

9 yaşındayken 6 yıl yatılı kalacağı ve neredeyse askeri bir hayatı olacak olan Nietzsche, düşünmek için bolca zaman bulur. Bu dönem, Nietzsche’nin kendiyle başbaşa kalıp, derin tefekkürlere dalacağı, hatta ilk otobiyagrafisini 13 yaşındayken yazacağı dönemdir.

Otobiyografisini daha 13 yaşındayken yazması, Nietzsche’nin ne kadar yetkin bir çocuk olduğu gösterir. Babasını küçük yaşta katbetmesi, katı geleneklerle donanmış kadınlarca bakımının üstlenilmesi, dindar bir aileye sahip oluşu, onun çocukluğunun en önemli konularıdır.

Ortaokulu bitirip, Bonn Üniversitesi’ne filoloji ve teoloji öğrencisi olarak kaydını yaptırması, onun için bi başlangıçtır diyebiliriz.Çünkü Nietzsche, zamanla filolojik düşüncelerini felsefe alanına taşıyacak ve Yunan felsefesindeki kavramları, sözcük köklerinden yola çıkarak yeniden ele alacaktır.

İçine kapanık bir öğrenci oluşu ve yatılı olarak okuduğu ortaokulun ağır yaşantısı, onu sürekli olarak düşünmeye ve çalışmaya yönelttiğinden, eğitim hayatı boyunca çalışkan bir öğrenci yapmıştır.Üniversite hocası Ritschl’in filoloji alanında etkisi oldukça büyüktür.Ritschl’in daha üniversite sıralarındayken, bir hoca olarak onun ne kadar keskin bir zekaya sahip olduğu görmesi, ilerde Nietzsche’nin genç yaşta profösör ünvanı almasına sebep olacaktır.

Nietzsche’nin Ritschl’in ardından Leipzig’e gitmesi ve orada Wagner ve Schopenhauer’i tanıması, hocasına verdiği değeri göstermektedir.Nietzsche’nin hocasının ardından Leipzig’e gitmesi, hayatının dönüm noktalarından biridir.

Leipzig’de Schopenhauer’un “Bir Çeşit Arzu ve Temsil Dünyası” adlı yapıtını okuması, onu Schopenhauer’e fazlasıyla yaklaşmıştır.Sonradan lanetliyecek olan Schopenhauer’i yakından keşfetmiştir.

Wagner’de o dönemler, Leipzig’e sıkça gelir ve bestelerini, düşüncelerini burada geliştirirdi.Nietzsche’nin üniversiteyi bitirdikten sonra, hocası Ritschl’in tavsiye üzerine genç yaşta Basel Üniversitesi’ne profesör olarak atanması, Wagner ve Nietzsche’nin yollarını kesiştirmiştir.Bu kesişme, Nietzsche’nin felsefi anlayışında bir başka dönüm noktasıdır.

Nietzsche, üniversite hayatı boyunca, sürekli olarak sorunlu bir psikolojiye sahiptir.1870 yılında Basel Üniversitesi’nden izin alıp, Almanya-Fransa savaşına katılması bunun göstergesidir.Genç yaşta elde ettiği profesörlük ünvanını bu şekilde tehlikeye atarak, kendince en doğru işi yapmıştı.

Henüz 27 yaşındayken edindiği bu ünvanı hakkıyla yerine getirse de, zamanla felsefeye yönelecekti.Çünkü yanlızlığı içten içe yaşıyordu.30′lu yaşların başından itibaren psikolojik olarak bir kaos dönemine girer. Wagner ile arası giderek açılır.Sağlığı sürekli olarak bozuktur ve bir süre sonra, 1879 yılında üniversitedeki görevinden istifa eder.36 yaşındaki bu erken veda, tamamen sağlık sorunları üzerine değildir.Çünkü giderek filolojiden uzaklaşmış ve felsefeye yönelmiştir.Hatta felsefe kürsüsüne başvuruda bulunsa da, bu istek geri çevrilmiştir.

Bu dönemden sonra gezgin hayatı yaşayan Nietzsche, pansiyon odalarında durmadan el yazmaları yazmış, durmadan üretmiştir. Sağlığı günden güne kötüye gitse de o, bundan vazgeçmemiştir.

Wagner’den tamamen kopuşu, onu iyice yanlızlığa itmiş ve felsefesinin bir çok yönünü, bu yanlızlığın derin iç çekişleri arasında oluşturmuştur.

1882 yılında, 38 yaşındayken Salome adlı genç bir kızla tanışır.Sıkı bir dostluk kurar.Fakat Nietzsche’nin oldukça sert mizacı ve keskinliği, Salome’nin sürekli olarak Nietzsche’nin bir adım uzağında kalmasına sebep olacaktır.

Nietzsche, Salome’ye duyduğu platonik aşkın geri çevrilmesi üzerine iyice yanlız kalır ve ruh sağlığı, daha öncekinden çok daha fazla bozulur.Felsefesine derinden etki eden bir başka mevzu ise Salome’dur.

Sürekli olarak çevresinde ihanet gören Nietzsche, yaşam tarzı olarak bir gezgini andırmakta ve artık dönem dönem migren ve buna bağlı sinir krizleri geçirmektedir.

1888 yılından sonra artan rahatsızlığı, onu giderek güçsüzleştirir.Bu yıldan sonra tuhaf davranışları gözlenen Nietzsche’nin, sahibinin kırbaçladığı bir ata sarılıp ağladığı dahi görülmüştür.

Nietzsche’nin dostu Overback, durumu kavradıktan sonra Nietzsche’yi Lena’da bir hastaneye yatırır. Bu süreden sonra Nietzsche’de hiçbir düzelme görülmemesiyle birlikte, durumu gitgide kötüleşir..

Artık şuurunu neredeyse kaybetmiştir. Sonradan buna neden olan şeyin, 3.dereceden frengi olduğu anlaşılsada, Nietzsche artık çıldırmış bir vaziyettedir.

Sadece arasıra zeka belirtileri gösterir ve yatalaktır.Hasteneden sonra bakımını ablası Elizabhet üstlenir. Ölmeden 3 yıl önce, 1897 yılında annesini kaybetmesini anlayamayacak kadar kötüdür sağlığı…

23 Nisan 1900′de hayata gözlerini yuman Nietzsche, genç sayılabilecek yaştaki ölümüyle, son zamanlarda oluşan okurlarını üzüntüye boğar.

“Nietzsche’nin Yaşamından Dramatik Kesitler” üzerine 2 yorum

  1. Her insanın kendinden birşeyler bulabileceği kısa sayılabilecek bir yaşam süreci Nietzche’ nin yaşamı. Her insan gibi benimde yaşamımın bazı kesitleri onun yaşadıklarıyla benzeşiyor. Farklı yaşamlar yokmu acaba? Bir aldatmacamı yaşamlar? Zamanlar değişik ama birbirinin aynımı tüm yaşamlar? Diyecek kadar birbirine benziyor insanlarım yaşamları. Ruhlar odasında değişik bir hayatı yaşayan ruh mu kalmadı?
    Aslında içinde biryerlerde varolan, neyin acımasız tükenişinden kaynaklanıyordu sahibinin kırbaçladığı ata sarılıp ağlamak ? Bir merhamet duygusumu, yoksa yalnızlığının geri ona yansımasımı ? Bir kadına karşı duyulan bağlanma isteğinin reddelişi ne kadar etkiler bir erkeğin yaşantısını?
    İşte her duygunun, her yaşam kesitinin en güzel örneklendiği ve bu örneklerin en güzel şekilde dile getirildiği bir yaşam Nietzsch’nin yaşamı…

  2. bir büyük deha daha sophaunhauer den sonra gelen ve onun felsefesini geliştiren büyük bilgin hayata dair korkmadıklarını dile getiren ender filozoflardan biri…

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Sanatta Aydınlanma | Sanat hareketleri temel felsefesi ve genel özellikleri

Sanat, insanın üretim ilişkileri temelinde toplumsallaşmasının yarattığı bütün kurumlar gibi, hayatın maddi üretiminden bağımsız olarak belirlenmez. Ancak bu kurumlar, basitçe,...

Kapat