KPSSzedeler… Oy badem bıyığını yidiim gel bakim sen yamacıma! – Serdar Türkmen

Müziğe yoğunlaşayım, yazma işi kalsın askıda diyorum ama sömürenlerin oynadıkları güldürü bir türlü bırakmıyor yakamı.İnsan, bu ülkede mizahla uğraşanları kıskanmadan edemiyor. Bu ne bol malzeme arkadaş! Evet, doğru yerdesiniz!

Anafikir derdi olmayan girizgâh bir hikâye:
“Lisede en arka sıra öğrencilerinden biriydim. Dolayısıyla, tahmin edilen ayrıntılar bir tarafa, kopya çekmek ile ilgili önemli bir yöntem-tutum birikimi ve deneyiminin olduğu bir grubun içindeydim. Bu birikimi üniversite yıllarında değerlendirmek isteyen bir arkadaş, ‘Hababam Sınıfı’ndan fırlama bir yöntemle, teknik ekipmana da biraz masraf ederek, 6. senesinde, o zamana kadar geçtiği ders sayısının birkaç katı kadar ders geçip mezun olmuştu. Bütün bölüm hocaları “Bak işte çalışınca oluyor demek ki” kıvamındaki sevimli serzenişleriyle bir kutsama operasyonuna giriştiler. Hemen bir önceki yılın ‘beş para etmezi’ şimdi badem gözlü olmuştu.

Sonraları, bu ‘tehlikeli’ işin lafı bile geçmezken, ‘sevgiliye kıyak’ muhabbetine, ekipmanı son model hale getirip, üniversite sınavında barajı aşamayan hatuna güzel bir puan aldırmıştı. Bu da jübilesi oldu. Bütün sorular doğru yapılabilecekken epeyce bir yanlış işaretleme yapılıp dikkat çekilmemişti.”

Onlar ‘CümbürCemaat’ çalışanlar!
Peki bu cemaatçiler neden salak böyle? Ya bu KPSS’deki muhabbet işte! Yahu arkadaş, hepsini doğru yapıp niye dikkatleri üzerine çekiyorsun! Tamam cevap anahtarını aldın. E, hakkın da! Cemaatin kadim bir üyesisin sonuçta! Şimdilerde devlet sensin! Peki hatasız kul olur mu be gözüm? Hadi sen yaptın diyelim yapacağını, pardon soruları; eşin, kardeşin yapmasın bari hepsini! Ama yoook, anca kanca beraber!

Mola: Muhtemel Savunma Örneği

Çok çalıştık… Valla… 24 saat hiç durmadan çalıştık.

Hem de beraber çalıştık…

CümbürCemaat çalıştık. Aaa bak inanmıyor!

Bizim zekalar da aynı zaten, sınavdan birgün önce de aynı şeyleri yedik, aynı saatte yattık ki psikolojimiz de aynı olsun!

E tabi böyle olunca aynı puanları almamız doğal!

Aile boyu kerizler birinci oldu!
Zehir gibi beyinler tüm sosyalliklerini bırakıp, önemli bir psikolojik tahribata uğramayı da göze alarak, çaresizliğin sinir bozucu edilgenliğinde KPSS’ye hazırlandılar. 800 bin kişi…

500* kişi Eğitim Bilimlerini ‘tam’ yapmış. Hepsinin fotoğrafları, puanları, birinciliği paylaştıkları eşleri, kardeşleri, filan dönüyor internette. Tabi bunlar kerizleri! Bir de yukarıda anlattığımız basit hassasiyeti gösterip, şüphe çekmeyecek miktarda yanlış işaretleyenler ya da boş bırakanlar vardır. Gerçi boşlar da yanlış sayılıyormuş bu sene galiba! Neyse canım çıkar ortaya, PKK yapmıştır!

Bu sülalecek 1.cilik hikayesine, olabilme ihtimali üzerinden ihtiyatlı yaklaşmak da moda olabilir dikkat! Cemaatçiler sever kuantumu!

Oy badem bıyıgını yidiim gel bakim sen yamacıma!
Ellere yüzlere bulaştırılan bu ‘servis organizasyonu’nun mağdurları internette epeyce hareketliler! Tabi haberlerin altına “Allah belalarını versin” kıvamındaki yorumlar yazmakla bu belanın biteceği yok! Bu bela döner dolaşır, atamada gelir bulur ya da ‘diyelim ki atanılan’ yerde! Adayın ‘The İmam’lık düzeyi önem kazanır giderek. Atandıktan sonra da bıyıkların bademliliği, yani cemaat devletine ya da devlet cemaatine yapacağın hizmetler -siz düzenbazlıklar, kandırmacalar diye okuyun- kaderini belirler. Sustukça yalnızlaşılır, sonra da daha da fazla susulur, erimek kaçınılmaz olabilir.

Bu haber, Zaman ve Yeni Şafak için haber değeri taşımıyor
Burjuva medya çok sevdi bu ‘KPSS sansasyonu’nu. Zaman ile Yeni Şafak’a sevdiremedik bir türlü bu tip haberleri. Onlar da olayın Ergenekon’la bağını çıkarırlar yakında, Taraf da belgecilik işine bakar, olur biter!

Jet Atamatör: Nimet Çubukçu
MEB, muhtemelen ‘jet’ bir atama süreci işletip her zamanki gibi unutturmaya çalışacak olanı-biteni. Atamalar başlayınca geri dönüşsüz bir durum ortaya çıkıyor gibi düşünüyor herkes, anlam veremiyorum. Yine de mağdurlarda tepki var, en önemlisi öfke var. Bir miktar hareket de var. Muhtemelen onbinlerce dilekçe birikmiştir ÖSYM’nin “Lan çalışmıyorsunuz, sonra böyle işlerle uğraşıyorsunuz” gevşekliğindeki memurlarının odalarında. Şaşkınlıktan sıyrılıp, “Benim kağıdı bir daha okusanız” ricasından ziyade -ya da ‘ricasının yanı sıra’- birlikte hareket edilebilirse, oldukça yeni bir mücadele alanı açılabilir, önemli kazanımlar elde edilebilir.

Yalandan bir adli soruşturma falan da başlatıldı bilindiği üzere. Biraz daha sıkışırlarsa, kendi içlerinden birilerini de kurban edebilirler ama yetmez, bu çürümüşlük baştan aşağı günyüzüyle buluşmalı!

KPSS’ye de, usulüne de!
Günlerdir ’emek düşmanlığı’, ‘kayırmacılık’, ‘skandal’ ekseninde tartışılanların değerliliği ve gerekliliği bir tarafa, sınavın kendisinin zaten çok komik birşey olduğu bilgisi elimizden gidiyor gibi. Yani sorun, ‘KPSS’nin ‘usulüne uygun yapılmaması’ymış gibi bir kılığa bürün(dürül)üyor.

Evet, bu zamana kadar usulüne uydurup yapıyorlardı bu işi, şimdi biraz ayarı kaçtı. Önümüzdeki sene ya da sınav tekrar edilirse yeniden verirler ayarı. ‘Milletvekili abisinin damadı’ (!) kontenjanından, atama taban puanının yarısına atananları biliyoruz. Bu ar damarı çatlamışlığın ardındaki tiksinilesi cesaretin sözcüklerini, Gençlik Muhalefeti üyeleri FEM dershanesinin önünde eylem yaparken işitiyorlar: “Devlet de arkamızda, polis de size ne!”

Açıkça ifade etmekte ziyan yok, zaten herkes de biliyor; Devletin eğitim ve sınav kurumları, “Özel sektörde iliğime kadar sömürülmektense, kamu personeli olurum en azından maaşımı alabilirim” rüyasındaki gençlerle taşak geçiyor!

KPSSzedeler…
“Bu kadar da olmaz” denilen bu olayın şaşkın mağdurlarının, sınavın tekrarı, iptali, yeniden okunması gibi taleplerinin yetersizliği, susmalarının da kabul edilemezliği apaçık duruyor.

Güvenceli iş isteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü para!
KPSS, çalışabilecek durumda olan insanların istihdam edilememesini meşrulaştıran bir sınav sistemi. Yani 140 bin öğretmen açığı varken yalnızca 30 bin öğretmen atayabilmenin en bilindik yöntemi.

Bir tarafında da diken üzerinde çalışmak var. Yani ücretli ve sözleşmeli kılıflı ‘güvencesizleştirme’ ve ‘üç kuruşa çalıştırma’ kategorileri… Üstüne üstlük dershanesi, test kitabı, sınav parası derken yeni bir sektör de yükselmeye başladı çarkların arasından; KPSS

Yani her tarafı pisliğe bulanmış bir sınav ve sistemiyle karşı karşıyayız. Tam da komikliği iyice ayyuka çıkmışken yakayı bırakmamalı!

“Bir pislik te bizden” inceliğinde eğri oturup, “Sıçayım KPSS’ne de usulüne de” deyip doğru konuşmak, güvenceli iş talebini kovalamak, şu bunaltıcı akşamlarda rahat uyuma fırsatı yaratabilir.

Serdar Türkmen
26 Ağustos 2010
Mersin



*ÖSYM altyapısına giren “Kopya skandalı” rumuzlu hacker “Tüm adayların sonuçları önümdeydi. 1200 kişi 98 üstü almış. Bunlar önceki sınavda 40 puanı bile aşamamıştı” diye konuştu.

Vatan gazetesine konuşan KPSS’de kopya skandalı iddialarını ortaya çıkaran hacker, “Tüm adayların sonuçları önüm-deydi. 1200 kişi 98 ve üstü puan almış. Bu kişiler önceki sınavda 40 puanı bile aşamamıştı” dedi.

Habere göre, ÖSYM’nin veri tabanına ulaşıp, adaylarla ilgili sonuçlardaki çarpıklıkları internette paylaşan ismini vermek istemeyen ‘Kopya Skandalı’ ve ‘Leonardo’ kod isimli iki kişi, önceki gün ulaştıkları tüm belgeleri savcılığa ulaştırdı. Bu kişilerden Kopya Skandalı, şunları söyledi:

“Sonuçların açıklandığı gece ÖSYM’nin sitesine girdim. Sitede aday işlemleri sistemi olan ais.osym. gov.tr bölümünde aspx.net açığı olduğunu gördüm ve hackledim. Bu bir tür form açığıdır. Sisteme girdim ve tüm adayların sonucu önümdeydi. İlk 2600 TC kimlik numarasına baktım. 350 kişi eğitim bilimlerinden tam net yapmıştı onu fark ettim. Artı 2600 kişi 95 ve üstü puan almış. 1200 kişi de 98 ve üzeri puan almış. Bu 1200 kişi önceki sınavda 40 puanı aşamamış bunu görünce şok oldum. Hemen araştırmaya başladım. Eğitim bilimlerini eksiksiz yapan 350 kişinin isimlerini araştırdım. 228’i özel dershanelerde ve okullarda çalışan öğretmenler çıktı.

“Eğitim Bilimleri testi, optik form tarayıcıya girmeden hesaplandı”
Ayrıca toplam 10 çift çıktı. Günlerce uğraştım. Diğer kişilerin facebook profillerine de baktım. 120 tam net yapan 22 nişanlı çift buldum. 95 ve üzeri alan 2600 kişi incelensin. Bence tam net yapanların optik formlarıyla bile oynanmadı. Eğitim Bilimleri testi, o optik form tarayıcıya girmeden hesaplandı. Bu işi Ankara’da yaşayan Leonardo dediğimiz bir arkadaşımla yaptım. Savcılığa gittik. Belgeleri verdik. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunup, elimdeki 2600 TC kimlik numarasını ve tam puan alan 350 kişiden 228 kişinin dershane ve özel okullarda öğretmen olduğunu kanıtlayan araştırma sonuçlarımı ilettim. Başsavcı ilgileneceğini söyledi. Bizler için ise herhangi bir soruşturma açılmadı.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Çağdaş burjuva sanatında bunalım ve estetik teorisi – Stanka Simeonova

Sanatçının toplumsal insanın tipik yaşantılarını, ülkülerini ve etik yada estetik yönlerini yansıtmayı reddetmesi, yaratıcı eylemden yüz çevirmesi, sanatın insandan uzaklaşması...

Kapat