Frida Kahlo: Ben bir devrimle birlikte doğdum, benim tarihim 1910’dur

Ben bir devrimle birlikte doğdum. Duyduk duymadık demeyin. Gün ışığını görünceye dek isyanın coşkusuyla dolup, böyle bir ateşin ortasında doğdum ben. Gün kavurucuydu ve o gün tüm yaşamım boyunca beni sarıp sarmaladı. Çocukken bir kıvılcım gibi çatırdadım. Büyüyünce tepeden tırnağa alev kesildim.

 

“Ah, ne çok gülmüşümdür bu olaya! İnsanlar, doğum tarihim konusunda ne yapacaklarım asla bilememişlerdir. Ne zaman doğdu bu kız? 6 Temmuz 1907’de mi? Yoksa 7 Temmuz 1910’da mı?

Onların işin içinden çıkmak için gösterdikleri çaba beni pek eğlendirmiştir.

Biyografi yazarı olduklarım iddia edenler, üniversite görevlileri, gazeteciler, öğrenciler, dostlar, hepsinin kafası karışırdı, hepsi bir kanıt bulma ihtiyacı hissederdi. Kimi zaman, ister benim ağzımdan aktarılmış olsun ister başkasının, benim yaşamımın bir fabl ya da bir söylence olduğunu düşünmek hoşlarına giderdi. Her an, edimlerimden her birinin, her olayın “Frida Kahlo adlı kahraman”ın kişiliğiyle bağıntılı olduğuna inanmaya gereksinim duyarlardı. Kimileri ise endişeye kapılır, dürüstlük anlayışlarına sağmadığından “gerçekle ulaşamadıkları için hayıflanırlardı. Bunlar için kesin tarih şarttı, yoksa vicdanları rahat etmezdi, ne tuhaf. Ya da bazen, sorunu çözümlemek için benim biraz çılgın olduğuma kanaat getirirlerdi; bunun avantajıysa kimseye zararı dokunmaksızın herkesi rahatlatmasıydı.

Bense cin gibiydim, yaramaz, afacan. Onların hepsi bu ülke nüfusunun yarısından fazlasının doğum tarihini ya gerçekten bilmediğini ya da idari sorunlar karşısında gerektiği gibi kıvırta bilmek amacıyla bilmezlikten geldiğini nasıl da unutuyorlar… Ve tabii benim de bu ülkeden olduğumu, icabında anarşist, esrarengiz insanların, büyücülerin, meczupların, müthiş dolandırıcıların ülkesinden yani… Ben de bu insanlar gibi Mexica’ların, tonalpouhque’ların,* doğum günüyle saatini yıldızlara, kurnazlıklara, kurbanlara ve törenlere bağlayanların torunuyum.

Ayrıca, tuhaf biçimde, insanların çoğunun ismini, kafasını, hatta bedenini ve yaşamını değiştirmek istediğini nasıl da görmezlikten geliyorlar. Ben de, evet ben de doğum tarihimi trampa ettim. Ama adımla, bedenimle, yaşamımla asla oynamadım; yani zaman zaman bedenimi önüme gelen her şeyle, hatta bir mısır koçanıyla bile trampa etmeyi istediğim anlar olduysa bile, bunların hiçbiri konusunda hile yapmadım demek istiyorum.

Ben bir devrimle birlikte doğdum. Duyduk duymadık demeyin. Gün ışığını görünceye dek isyanın coşkusuyla dolup, böyle bir ateşin ortasında doğdum ben. Gün kavurucuydu ve o gün tüm yaşamım boyunca beni sarıp sarmaladı. Çocukken bir kıvılcım gibi çatırdadım. Büyüyünce tepeden tırnağa alev kesildim. Ben bir devrimin kızıyım, buna hiç şüphe yok, bir de atalarımın taptığı ihtiyar ateş tanrısının.

1910’da doğdum. Mevsim yazdı. Kısa zaman sonra el Gran Insurrecto” Emiliano Zapata,** Güney’i ayaklandıracaktı.

Evet, ben bu şansa sahip oldum işte: Benim tarihim 1910’dur.”

Frida Kahlo
Kaynak: Aşk ve Acı

* Eski Meksikalılarda her günün getirdiği kısmetler konusunda uzmanlaşmış kişi.
**Büyük İsyancı

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Antonio Vivaldi’nin Yıldırım Beyazıt konulu Bajazet Operası

Osmanlıların 4. Padişah’ı Yıldırım Beyazıt’ın Ankara Savaşını kaybedip Timur’a esir düşmesi ve trajik ölümü Batılı yazarların oldukça ilgisini çekmiştir. 1735...

Kapat