8 Maddede Albert Einstein’ın Müzik Zevki: Hangi Sanatçıyı Sever, Kimi Dinlerdi?

Albert Einstein
Müzikte mantık aramam, tersine tümüyle bilgisizindir, kuramları bilmem. İç bütünlüğünü duygusal olarak kavrayamadığım bir yapıtı asla sevemem.

8 Maddede Albert Einstein’in Müzik Zevki

(1) Bach, Mozart, birkaç eski italyan ve ingiliz besteci müzikteki gözdelerimdir. Beethoven’i oldukça az ama Schubert’i hayli severim.
(2) Benim için Bach’ın mı yoksa Mozart’ın mı daha önemli olduğunu söylemem olanaksız. Müzikte mantık aramam, tersine tümüyle bilgisizindir, kuramları bilmem. İç bütünlüğünü duygusal olarak kavrayamadığım bir yapıtı asla sevemem.
(3) Handel’i hep iyi, hatta kusursuz, ama belli bir yüzeysellikte bulmuşumdur. Beethoven ise bana aşırı dramatik ve kişisel gelir.
(4) Schubert olağanüstü yetkin duygusal anlatımı ve ezgi açısından büyük yaratıcılığı nedeniyle en sevdiklerimden biridir. Ancak daha büyük yapıtlarının mimariden biraz yoksun oluşu beni rahatsız eder.
(5) Schumann bana küçük yapıtlarda ki özgünlüğü ve duygu zenginliği nedeniyle çekici gelir, ancak form olarak büyüklükten yoksun oluşu tümüyle zevk almamı engeller. Mendelssohn ‘da ise biçimsel açıdan büyük yetenek, ancak çoğu kez bayalığa varan, tanımlayamadığım bir derinlik eksikliği görmekteyim.
(6) Brahms’ın birkaç Liedrini ve oda müziği yapıtlarını, kompozisyon açısından da gerçekten önemli buluyorum. Ancak bana göre çoğu yapıtlarının özde hiçbir inandırıcılık gücü yoktur.

Neden bunları yazma gereğini duyduğunu anlayamıyorum.

(7) Wagner’in yaratıcılığına hayranlık duyuyorum, ancak dekadanlara özgü mimari yapı eksikliğini hissediyorum. Ayrıca müzikal kişiliğini de öylesine sevimsiz buluyorum ki, onu çoğunlukla ancak antipatiyle dinleyebiliyorum.

(8) Strauss’u yetenekli, ancak içtenlikten yoksun ve yalnızca dış etkiyi gözetir buluyorum. Modern müziğe hiç önem vermediğimi söyleyemem. Debussyryi zarif (feinfarbig), ancak yapıdan yoksun buluyorum. Böyle şeylere pek hayranlık duyamam… ”
[1939 ]

 “Çeneyi tutmalı, Çalmayı sevmeli!”

Yeni döneminin çağdaş bestecilerinin yapıtları genel olarak Einstein’a pek çekici gelmiyordu. Ancak Ernest Bloch’a kişisel olarak çok değer veriyordu ve 15 Kasım 1950’de, anlaşıldığı kadarıyla bir soruya yanıt olarak şöyle yazmıştı:

“Çağdaş müzikle ilgili bildiklerim çok kısıtlıdır. Ancak bir noktadan enimim. Gerçek sanat yaratıcı sanatçıdaki karşı konulması olanaksız bir tutkuyla karakterizedir. Bu tutkuyu geç dönem müzikçilerinin pek azında ve Ernest Bloch fda hissedebilmekteyim.”

Büyük orkestra şefi Arturo Toscanini’ye 1938 Ocak’ında American Hebrew Medal (Amerikan Musevileri Madalyası) verildiğinde, Einstein herhalde tören sırasında okunmuş olan aşağıdaki sözleri yazmıştı:

“Ancak kendini bir işe tüm gücü ve ruhuyla adayan kişi gerçek bir usta olabilir. Bu nedenle ustalık tam bir insan olmayı gerektirir. Toscanini bunu tüm davranışlarıyla ortaya koymaktadır.”

1928 Ekim’inde bir mektup sahibi, Berlin’deki Einstein’a diğer şeyler yanında müzik etkinliğinin, müzikten böylesine farklı asıl çalışma alanına bir etkisi olup olmadığını soruyordu. Einstein 23 Ekim 1928’de şu yanıtı veriyordu.

“Müzik araştırma çalışmalarını etkilememektedir tersine her ikisi de aynı özlem kaynağından beslenmekte ve sağladıkları rahatlama ile birbirlerini tamamlamaktadırlar.”

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“O yüzden en iyisi unutmak ve çekip gitmektir…” Hikayem Paramparça – Emrah Serbes

"Birbirine yalan söyleyemeyecek kadar eski arkadaşlarız Galip," dedim. "İnsan babasını seçemez. İnsan ailesini seçemez. İnsan onlar yüzünden çekeceği acıları da...

Kapat