10 Fotoğrafla Adnan Menderes’in Son Günleri ve İdamı

Aslında Menderes perişan haldeydi. Beni görünce “Fotoğraf çekilmek istemiyorum. Beni bu halimle çekmeyin” dedi. “Çekmeyin” deyince benim için sıkıntılı oldu tabii. O zaman muhafızları olan üsteğmenler, “Efendim, çoluk çocuğunuz sizi merak ediyor. Bu fotoğrafları onlara göndereceğiz” deyince razı oldu.

Menderes’in idam fotoğraflarını çeken İsmail Şenyüz anlatıyor:

Menderes Eylül’ün 14’ünü 15’ine bağlayan gece intihar girişiminde bulunmuştu. Yani kararlar açıklanırken Menderes yoktu. Basın, “Menderes’i hasta hasta asacaklar” diye yayın yapmıştı.

Akşamüstü adaya vardım, ada komutanına “Menderes’in fotoğraflarını çekmeye geldim” dedim. Bana, “Şimdi Menderes uyuyor, akşamüstü, yarın çekersin” dedi. Gece orada kaldım. Ertesi sabah geldiler, saat 07.00’de uyandırdılar. “07.00-07.30 arasında fotoğraflarını çekeceksiniz” dediler. Menderes sabah kahvaltısını yapmış, odasında çay içiyordu.

Odasında çektiğim resimde biraz bitik bir hali vardı. Aslında Menderes perişan haldeydi. Beni görünce “Fotoğraf çekilmek istemiyorum. Beni bu halimle çekmeyin” dedi. “Çekmeyin” deyince benim için sıkıntılı oldu tabii. O zaman muhafızları olan üsteğmenler, “Efendim, çoluk çocuğunuz sizi merak ediyor. Bu fotoğrafları onlara göndereceğiz” deyince razı oldu.

Ardından Etem Menderes’i Adnan Menderes’le görüştürdüler. Bana da “Ayrılma” dedi komutan Tarık Güryay. Etem Menderes geldi odaya, Adnan Menderes’le görüştü, ben de bir iki fotoğraf çektim. Sonra dışarı çıktım, arkamdan Başsavcı Egesel bir doktor heyetiyle geldi. “Sağlıklıdır, idam edilebilir” raporu vermeye gelmişlerdi. Menderes’i muayene ettiler, “Sağlığınıza kavuştunuz, geçmiş olsun” dediler.

Ada komutanı bana “Hazır ol, hemen İmralı’ya gidiyorsun” dedi. Tabii ben bu sözü duyunca şok oldum.

Aslında mahkeme sürecinde ben infaz olacağını beklemiyordum. Çünkü o aralar ABD’den, oradan buradan telefonlar geliyordu asılmasın diye. Mücadeleler ve çabalar vardı.

Menderes’e gemiye binerken “Deniz hastanesine gidiyoruz” demişler. İmralı’ya vardık sonra. İskeleden indik. Adanın amirinin, savcısının odasına götürdüler. Milli Birlik Komitesi’nin kararı odada tebliğ edildi.

Elleri arkadan bağlı olduğu için sendeleyip yere düşmesin diye kolundan tutmuşlardı. Menderes’in sağlığına kavuştuğu belli olsun diye “Kolundan çıkın” uyarısında bulundular. Ben o sırada heyecandan ölüyordum. “Sehpayı görünce ne yapacak acaba?” diye düşündüm. Zaten hastaydı, yeni yeni kendisine geliyordu. Barakanın yanından dönünce 20-30 metre sonra sehpa göründü. O sırada resim çekmeyi bıraktım, onu izliyordum.

Hiçbir tepki vermedi. Şunu düşünüyorum: Hazırlamıştı kendisini. Çünkü intihara teşebbüs etti sehpaya çıkmamak için. Artık “Benim durumum belli oldu” dedi demek ki. Sehpaya çok rahat çıktı. İlmeği geçirirken resim çektim. Daha sonra hoca “Tekbir getirelim” dedi. Beraber tekbir getirdiler. Sonra Menderes ipte dönmeye başladı.
Sehpaya çok rahat çıktı. İlmeği geçirirken resim çektim. Daha sonra hoca “Tekbir getirelim” dedi. Beraber tekbir getirdiler. Sonra Menderes ipte dönmeye başladı.”

Celladı dışardan getirmişler. Bir çingene. İnfazdan sonra 7-8 poz resim çektim. Bir pozda bakışı sertti, ipte dönerkenki fotoğrafı.

İdamdan sonra gazinoya gittik. “Ölüm yarım saat sonra gerçekleşiyor, doktor rapor verecek” dediler. Gazinoda üzüm ikram ettiler öğlen vakti.

Gazinoya gittikten sonra geldik, duvarın dibine almışlardı. Platformun üzerinden üçayağı almışlar, kenara koymuşlar. Hatta biri “Menderes’i iki kere asmışlar” dedi. Ben de “Allah Allah, iki kere asmış olurlar mı?” dedim. Menderes platformdaydı. Daha sonra ölüm raporunu vermek için gittiğimizde aşağı inmişti. Demek ki, platformdan üçayağı aşağı indirmek için ölmeden aşağı almışlardı. Menderes’i kucaklamadan üçayağı oraya nasıl getirirler?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir