Maraş Katliamında ailesinden, altı kişi öldürülen Leyla Ünver’in ifadesi

Gelinim çay yapıyordu. “Evi basıyorlar” diye bağırdı. Komşumuz Pakize “Bize gelin” dedi. Ve biz onun evine gittik. Evimizi ateşe verdiler. Biz orada kaldığımız müddet içerisinde ateş ettiler. Bu ateş esnasında Mustafa Ünver, Mahmut Ünver, Mehmet Ünver saçmayla yaralandılar. Malik Ünver dedi ki: “Namusum, şerefim üzerine ben teslimim, gelinin, kızın içine girmeyin” dedi. O anda kapıyı kırdılar, çocukların herbirini biri alıp gitti. Ben içerde kalmışım, şuurumu kaybetmişim. Bilmiyorum… Bir ara kendime geldim ki, avradın evini darmadağın ediyorlar. Celal Ahmet’in evinin köşesine fırladım ki Malik Ünver ölmüş. Babam, İbrahim, ben ailece üzerine atılınca, hepimize de ateş ettiler. Ateş açınca İbrahim Ünver kolundan vuruldu. Abdülvahap kolundan vuruldu. Bize saldırınca cenazeyi bıraktık. Ben aşağıya indim. Çocuğu suya düşmüş olarak gördüm ve o anda şuurum kaybolmuş. İbrahim valiye çıktı. Evinin yandığını, çocuklarının yaralandığını söylemiş ve validen yardım istemiş; fakat validen yardım etmemişler. O anda geldi, ikimiz… çocukları sırtımıza aldık… hastaneye götürecektik… Üçümüzü de bir motorcu içine attı. Oraya indirdi ki bizi, sağlık ocağı. Sağlık Ocağı’nda Mahmut Ünver’i aldılar, somyaya koydular, serum taktılar. İkimizi bir oturma odasına çıkarttılar, hemşireler, orada ağlaşırken kapıya geldiler.


Maraş Katliamı Fotoğrafları

Kapıcı bir saat kapıyı açmadı. Kapıcının ağzına tabancayı tuttular, kapıyı açtılar. Kapıyı açınca herbiri birimizi kaptı, kapınca ben hemşirelerin elinden tuttum ve hemşirelerin üstüne düştüm. Hemşirelerin üstüne düşünce, hemşirenin biri dedi ki “Abla sen öyle otur” dedi. İbrahim’i götürdüler, gözümün önünde pencerenin önünde öldürdüler. O anda bana geldiler. “Seni sağ  koyacağız” dediler. Ve beni de aldılar. O anda gövdeme değeni bilmiyorum, tabii ciğer acısı kolay değil. İbrahim öldü, Malik Ünver öldü. O acıyla gövdeme değen sopayı bilmedim. Beni attılar, “De yat kocanın üstünde” dediler. O arada bilmiyorum ben, az mı yattım, çok mu yattım. Ayıktım ve dedim ki, Mahmut Üniver’imi göreyim, belki O’nu da öldürmüşlerdir. Vardım ki, canlı kul kalmamış hastahanede, hep çekilmişler. Bir tek bir oğlan komada kalmış. Ben bir odaya vardım saklandım. İhtiyarca bir adama dedim ki,“Emmi bokunu yiyeyim, beni kurtar ne olursun”. Beni bıraktı, kapıyı da dayadı gitti hastahaneden. O anda yine geldiler, beni aldılar ve o anda bıçak yarası aldım, kurşun yarası aldım… Artık az mı yattım, çok mu yattım bilmiyorum. Biri geldi dedi ki, “Sağ, vurun” biri geldi dedi ki, “Ölmedi de neyi kaldı”, biri geldi dedi ki, “Gebe de çocuk oynuyor koynunda” dedi. O anda biri geldi dedi ki,“Aradınız mı üstünü” dedi. (Bu ayıkken oldu.) Üstümü arayınca, 95 bin lirayı İbrahim’in üstünden aldılar, 10 bin de benim üstümde vardı aldılar… Dediler ki, “Götürelim camiye verelim”

[Kahramanmaraş Davası, Duruşma tutanakları, Leyla Ünver’in ifadesinden]

Yorum yapın

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org

Önceki yazıyı okuyun:
Alain Badiou: Aşkla ölüm arasında sıkı ve derin bir ilişki vardır

Kapat