Schopenhauer: Ahmaklar için kitap yazanlar her zaman geniş bir dinleyici kitlesi bulurlar

İnsanlar bütün zamanların en iyisi olanı okumak yerine hep en iyinin peşine düştüklerinden yazarlar kendi dönemlerinde şöyle veya böyle egemen olan fikirlerin dar alanına sıkışıp kalırlar; ve bu yüzden kendi bataklığı içinde biteviye çırpınıp durur.

Devamı…Schopenhauer: Ahmaklar için kitap yazanlar her zaman geniş bir dinleyici kitlesi bulurlar

Schopenhauer: Düşünmesini öğrenmiş insan, doğru yoldan şaşmaz bir pusulaya sahiptir

Bir kütüphane çok geniş olabilir; fakat eğer düzensiz ise küçük ama derli toplu bir kütüphane kadar kullanışlı ve yararlı değildir. Benzer şekilde, bir insan çok büyük bir bilgi yığınına sahip olabilir, fakat kendi kendisine üzerinde düşünerek bu bilgiyi gerektiği gibi işlememişse, tam olarak üzerinde düşünülmüş çok daha küçük bir bilgi miktarından daha kıymetsizdir.

Devamı…Schopenhauer: Düşünmesini öğrenmiş insan, doğru yoldan şaşmaz bir pusulaya sahiptir

Dövüş Kulübü’nün yazarı Chuck Palahniuk’tan yazmak üzerine 12 öneri

Chuck Palahniuk Gerçekten sizi üzen konular hakkında yazın: Onlar yazmaya değecek yegâne şeylerdir. Tehlikeli Yazma, isimli kursunda Tom Spanbauer hayatın bizim kendimizden hiçbir şey katamayacağımız geleneksel ve sıkıcı şeyleri yazmaya harcanmayacak kadar değerli olduğunun altını çiziyordu. geleneksel hikâyeleri yazmak için fazlasıyla kıymetli olduğunun altını çiziyordu. Tom’un bahsettiği çok fazla şey vardı ama ben bir kısmını yarım yamalak hatırlıyorum: Yazmagörevi  sanatı, tam olarak heceleyemem bile, ama ne demek istediğini anlıyorum.

Devamı…Dövüş Kulübü’nün yazarı Chuck Palahniuk’tan yazmak üzerine 12 öneri

“Moda; okumadan yazmak” Yazar olmak isteyenlere bir gezi rehberi – Cemil Kavukçu

Cemil Kavukcuİlk ve orta dereceli okullarda katıldığım okur-yazar buluşmalarında zaman zaman öğrencilere şunu soruyorum: “İçinizde yazar olmak isteyen var mı?” Bunu daha çok ilköğretim öğrencileri yanıtlıyor. Coşkuyla birçok parmak havaya kalktığı gibi sesli olarak da, “Eveet!” diye bağırıyorlar. Onlar da liseli olduklarında ablaları, ağabeyleri gibi bu soru karşısında sessiz kalacaklar, daha sonra yanıma gelip isteklerini öbür arkadaşlarına duyurmadan dile getireceklerdi.

Devamı…“Moda; okumadan yazmak” Yazar olmak isteyenlere bir gezi rehberi – Cemil Kavukçu

Okumakla insanın insan olması arasında nasıl bir ilişki vardır? – Arthur Schopenhauer

SchopenhauerAkıllı adam her şeyden evvel ıstıraptan ve sıkıntıdan azâde olmak için çabalayacak, sessizliği ve boş vakti, dolayısıyla mümkün olan en az sayıda beklenmedik ve tehlikeli karşılaşma ile birlikte sakin, mütevazı bir hayatı arayacaktır; ve böylelikle sözüm ona hemcinsleriyle çok az bir ortak tecrübeyi paylaştıktan sonra, münzeviyane bir hayatı tercih edecektir, hatta eğer büyük bir ruha sahipse büsbütün yalnızlığı seçecektir. Çünkü bir insan ne kadar kendi kendisine yeterse, başka insanlara o denli daha az gereksinim duyacaktır—haddizatında başka insanlar da ona o kadar az tahammül edebilecektir. Yüksek bir zihin düzeyinin bir insanı toplum dışına itebilmesinin nedeni budur. Doğrudur, eğer zihnin niteliği nicelikle telafi edilebilseydi, bu insanların büyük dünyasında bile yaşama zahmetine değerdi; fakat şükür ki yüz tane ahmak bir araya gelse bir tane akıllı adam etmez.

Devamı…Okumakla insanın insan olması arasında nasıl bir ilişki vardır? – Arthur Schopenhauer

Feminist, yazar, romancı ve eleştirmen Virginia Woolf’tan yazma’ya dair 10 Öneri

Virginia WoolfGerçek adı Adeline Stephen olan yazar, 25 Ocak 1882’de Londra’da doğdu. Sağlıksız oluşu yüzünden okula gönderilemedi. Ev yaşamında babasının gözetimi altında yetiştirildi. 12 yaşlarında annesini, 22 yaşında da babasını kaybetti.
Bir profesyonel olarak 1905’lerde yazmaya başladı. ilk kitabı olan “Dışa Yolculuk” 1915’te yayınladı. “Gece ve Gündüz” adlı ikinci romanı Woolf’un “bilinç akışı” tekniğini kullandığı daha sonraki modern deneysel romanlarından farklı olarak klasik gerçekçi üslûpla kaleme aldığı bu eser olay örgüsü, gerçek mekân tasvirleri ve titizlikle betimlenmiş karakterleri, dönemin atmosferini yansıtan özellikleriyle dikkat çekti. 1929’da basılan “Kendine Ait Bir Oda” ise kısa sürede feminist hareketin klasikleri içine girdi. Kitapları elliden fazla dile çevrildi. Döneminin en önemli eleştirmenlerinden biri olarak tanındı. Yazar, roman türüne yaptığı özgün katkılarla edebiyat tarihine adını yazdırdı. ‘Yaşamak neden bir uçurumun yanıbaşından geçen daracık bir yol gibi’ diye soran Virginia Woolf, 28 Mart 1941’de içine düştüğü ruhsal bir bunalım sonrasında evlerinin yakınlarında bir nehre atlayarak intihar etti.

Devamı…Feminist, yazar, romancı ve eleştirmen Virginia Woolf’tan yazma’ya dair 10 Öneri

“İyi olmak kolay adil olmak zor!” Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine – Arthur Schopenhauer

Schopenhauerİyi olanı okumak için kötü olanı hiçbir zaman okumamayı insan kendisine amaç edinmeli: Çünkü hem hayat kısa ve hem zaman sınırlı.
Cehalet ancak zenginlerle bir arada bulunduğu zaman tereddi ettiricidir. Sefalet ve ihtiyaç yoksul insanı sınırlar; onun işi yahut uğraşı bilgisinin yerini alır ve düşüncelerini işgal eder. Fakat cahil olan zenginler sadece zevkleri peşinde koşarak ömürlerini tüketirler ve vahşi bir hayvana benzerler; her gün görülebileceği üzere, bunlar aynı zamanda servetlerini ve boş vakitlerini kendilerine en büyük değeri kazandıran şey için kullanmadıklarından ötürü de tenkit edilmelidirler.

Devamı…“İyi olmak kolay adil olmak zor!” Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine – Arthur Schopenhauer

Yazmak Öldürmektir – İlhan Berk | Her yaratıcı, yaptığı işin kendisi için öldürmek olduğunu bilir

Yazmak, bir yaratma, böylece de bir varoluş sorunudur. Bir yaşamı, bir sesi, bir kokuyu, bir çığlığı, bir nesneyi bir kâğıda, bir yontuya geçirme, orada yaşatma, varetmedir. Bu varoluşu yaratıcının yaşamından koparıp almak, bir başka yaşamlar dünyasına atmak, orada yaşamasını belgeleme, tanıklamaktır. Yaratıyı insanın, doğanın tarihinden geçirip, yine ona atmak, onun içinde varoluşunu sağlamak, orada bitimsizliğini, sonluğunu tamamlamak. Böylece yaratıcısından çıkan yaratıya, yeni bir yaşama hakkı tanımak, girdiği bu yeni dünyada onu kendi başına bırakmak, dünyayla alışverişine, insanlarla kuracağı ilişkiye karşıdan bakmaktır. Yaratılan her şey böyle bir serüvenden geçer. Giderek yaratıcısı da ona yabancılaşır.

Devamı…Yazmak Öldürmektir – İlhan Berk | Her yaratıcı, yaptığı işin kendisi için öldürmek olduğunu bilir