Albert Camus: “Ölçüsüzlük Herakleitos’a Göre, Bir Yangındır. Yangın Dört Bir Yanı Sarıyor.”

Albert-CamusHerakleitos’un olduğu sanılan bir parçada şöyle deniyor: «Kendini beğenme ilerlemeyi geri çeker.» Ephesoslu filozoftan yüzyıl sonra, Sokrates’in, onu öldürmek isteyenler karşısında, kendinde bulduğu üstünlük şuydu; Bilmediğini biliyorum sanmıyordu. Bu yüzyılların bu en beğenilen örnek yaşamı ve düşüncesi, böylece, meydan okuyan bir bilgisizlik itirafı ile sona eriyordu. Bunu unutmakla biz ülkümüzü de unuttuk; büyüklük sayılan güce, önce İskender’e, sonra Roma fatihlerine önem vererek. Ders kitaplarımızı yazanlar eşsiz bir ruh düşkünlüğü ile hâlâ bize bu adamlara hayran olmayı öğretirler. Biz de fetihler yaptık, sınırları değiştirdik, yeri göğü avucumuzun içine aldık. Aklımız boşalttı dört bir yanı. Sonunda, saltanatımızı kendi başımıza bir çöl üstünde bitiriyoruz. Nerede o doğanın tarih, güzellik ve iyilik ile baş başa geldiği, kanlı tragedyaya bile sayıların müziğini getiren o üstün denge? Bunu düşünmüyoruz bile. Sırtımıza doğaya çevirmiş, güzellikten utanıyoruz.

Devamı…Albert Camus: “Ölçüsüzlük Herakleitos’a Göre, Bir Yangındır. Yangın Dört Bir Yanı Sarıyor.”

Albert Camus: Trajik bir çağda olduğumuz doğru ama ilk işimiz umutsuzluğa düşmemektir

Albert-CamusNapolyon, Fontanas’a şöyle demiş : «Bilir misiniz dünyada en çok sevdiğim şey nedir? Sadece kaba güçle hiçbir şeyin kurulamaması,iki şey dünyayı egemenliğinde tutar : Biri kılıç, biri düşünce.Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir.»
Demek, fatihler de kederleniyor zaman zaman. Bunca boş şan şerefi biraz olsun ödemeleri gerek elbet. Ama, yüzyıl önce, kılıç için doğru olan bu söz; bugün tank için pek o kadar doğru görünmüyor. Fetihlerin bir hayli kazançları oldu ve düşünceden yoksun bırakılan yerlerin acı sessizliği, yıllarca bağrı deşik Avrupa’nın üzerine çöktü.

Devamı…Albert Camus: Trajik bir çağda olduğumuz doğru ama ilk işimiz umutsuzluğa düşmemektir

Yeme içme kültürü üzerinde sınıfsal farklılıklar: Yiyenler ve Yenenler – John Berger

On dokuzuncu yüzyılda (İngiltere’de) kahvaltıda keklik, koyun eti ve tahıl lapası, akşam yemeğinde üç çeşit etle iki çeşit balık yendiğinde, miktarlar net, doğadan alman kanıtlar da aritmetik kesinlikteydi. Bugün modern taşıma ve soğutma araçları, günlük hayatın kazandığı ivme, “hizmetli” sınıfların farklı kullanımıyla, görülmeye değer olana başka bir yoldan ulaşılmaktadır. Artık en değişik ve egzotik yiyecekler mevsim dışında elde edilebiliyor, dünyanın dört bir yanından yiyecekler geliyor. Canard â la Chinoise, Steak Tartare ve Boeuf Bourguignon’la yan yana bulunabiliyor. Elde edilen belge, artık yalnızca nicelikle ilgili olarak doğadan kazanılmıyor. Aynı zamanda servetin dünyayı nasıl birleştirdiğini kanıtlayan bir belge olarak tarihten de alınıyor.

Devamı…Yeme içme kültürü üzerinde sınıfsal farklılıklar: Yiyenler ve Yenenler – John Berger

Badem Ağaçları – Albert Camus (Seçme Yazılar)

Albert-CamusNapolyon, Fontanas’a şöyle demiş : «Bilir misiniz dünyada en çok sevdiğim şey nedir? Sadece kaba güçle hiçbir şeyin kurulamaması, iki şey dünyayı egemenliğinde tutar :  Biri kılıç,  biri düşünce. Kılıç,  eninde sonunda düşünceye yenilir.»

Demek, fatihler de kederleniyor zaman zaman. Bunca boş şan şerefi biraz olsun ödemeleri gerek elbet. Ama, yüzyıl önce, kılıç için doğru olan bu söz; bugün tank için pek o kadar doğru görünmüyor. Fetihlerin bir hayli kazançları oldu ve düşünceden yoksun bırakılan yerlerin acı sessizliği, yıllarca bağrı deşik Avrupa’nın üzerine çöktü. Eskiden o korkunç Flandres Savaşlarında, Hollanda ressamları belki kümeslerindeki horozların resmini yapabiliyorlardı.

Devamı…Badem Ağaçları – Albert Camus (Seçme Yazılar)

Bugünün Dünyasında Sanatçı Ne Yapabilir? Seçme Yazılar – Albert CAMUS


Sanatçı kooperatifler üstüne yazmasın ama, başkalarının katlandığı acılan da uyuşturmasın içinde. Madem kendi düşüncemi soruyorsunuz bana, elimden geldiğince açık konuşacağım. Zamanımızda olup biten işlere sanatçı olarak karışmak zorunda değiliz ama, insan olarak karışacağız elbet.

Devamı…Bugünün Dünyasında Sanatçı Ne Yapabilir? Seçme Yazılar – Albert CAMUS

Seçme Yazılar, Özgürlüğün Tanığı – Albert Camus

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, insanlar, tatsız ve acımasız inançlar yüzünden her şeyden utanır oldular. Kendilerinden, mutlu olmaktan, sevmekten, yaratmaktan utanıyorlar, öyle bir zaman ki bu, Racine Bérénice’i yazdı diye yüzü kızaracak, Rembrandt Gece Nöbeti tablosunu yaptı diye, mahallenin karakoluna koşup kendini bağışlatmanın yolunu arayacak. Yazarlar ve sanatçılar bugün vicdan azapları içinde yaşıyorlar. Kendimizi bağışlanık göstermeye çalışmak moda oldu aramızda.
Doğrusunu isterseniz, bu duruma düşmemiz için bir hayli uğraşıyorlar. Dört bir yanımızdan politikacılar bağırıp duruyorlar bize ve kendimizi savunmaya zorluyorlar bizi. Yararsız oluşumuzun ve yararsızlığımız dolayısıyla kötü amaçlara araç oluşumuzun hesabını vermeliymişiz. Bu birbirini tutmaz suçlamalar karşısında kendimizi temize çıkarmanın güçlüğünü söyledik mi, diyorlar ki bize :

Devamı…Seçme Yazılar, Özgürlüğün Tanığı – Albert Camus

Seçme Yazılar, Sanat ve Devrim – Albert Camus

Sanat da hem bir coşma, hem yadsıma işidir. Nietzsche : «Hiçbir sanatçı gerçeği çekemez» der. Doğrudur. Ama, hiçbir sanatçı gerçekten vazgeçemez de. Yaratma hem birliğe varmak ister, hem de dünyayı hiçe sayar. Ama, dünyayı hiçe sayması, ondaki eksiklikten ötürüdür ve dünyanın bazen kavuştuğu bütünlük adınadır. Burada devrim, tarih dışında, doğallığında ve ilkel karmaşıklığı içinde görülür, öyleyse sanat bize, devrimin özüne son bir ışık verebilir. Bununla birlikte, bütün devrimcilerin sanata düşmanca davrandıklarım da görmezlikten gelemeyiz. Platon yine bir hayli yumuşaktır. Yalnız dilin aldatma görevini ele alır, Devlet’inden yalnız ozanları kovar. Bunun dışında, güzellik onun için dünyadan üstündür. Devrim, ahlaki tutup güzelliği sürgün ediyor.

Devamı…Seçme Yazılar, Sanat ve Devrim – Albert Camus

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org