Schopenhauer: Ahmaklar için kitap yazanlar her zaman geniş bir dinleyici kitlesi bulurlar

İnsanlar bütün zamanların en iyisi olanı okumak yerine hep en iyinin peşine düştüklerinden yazarlar kendi dönemlerinde şöyle veya böyle egemen olan fikirlerin dar alanına sıkışıp kalırlar; ve bu yüzden kendi bataklığı içinde biteviye çırpınıp durur.

Devamı…Schopenhauer: Ahmaklar için kitap yazanlar her zaman geniş bir dinleyici kitlesi bulurlar

Schopenhauer: Düşünmesini öğrenmiş insan, doğru yoldan şaşmaz bir pusulaya sahiptir

Bir kütüphane çok geniş olabilir; fakat eğer düzensiz ise küçük ama derli toplu bir kütüphane kadar kullanışlı ve yararlı değildir. Benzer şekilde, bir insan çok büyük bir bilgi yığınına sahip olabilir, fakat kendi kendisine üzerinde düşünerek bu bilgiyi gerektiği gibi işlememişse, tam olarak üzerinde düşünülmüş çok daha küçük bir bilgi miktarından daha kıymetsizdir.

Devamı…Schopenhauer: Düşünmesini öğrenmiş insan, doğru yoldan şaşmaz bir pusulaya sahiptir

Okuma Zevki Nasıl Gelişebilir – Çetin Altan

Bir şeyler öğrenmek için bir şeyler okumak isteyenler, genellikle şu soruyu sorarlar: Önce nereden başlayalım? Okuma alışkanlığı olmayanların, daha ilk sayfasında sıkılmaya başlayacakları kitaplarla, okuma merakını genişletmelerine olanak yoktur. O nedenle “Önce nereden başlayayım?” sorusuna hep aynı yanıtı veririm:

Devamı…Okuma Zevki Nasıl Gelişebilir – Çetin Altan

İnsan mutluluğunun iki temel düşmanı: ıstırap ve can sıkıntısı – Schopenhauer

En genel gözlem, bize insan mutluluğunun iki temel düşmanının ıstırap ve can sıkıntısı olduğunu gösterir. Daha ileri gidip, birinden yakamızı sıyıracak kadar talihli olma ayrıcalığımızın düzeyinin bizi diğerine yaklaştırdığını söyleyebiliriz. Aslına bakılırsa hayatın bize sunduğu, bu ikisi arasında, az veya çok şiddetli bir salınımdır.

Devamı…İnsan mutluluğunun iki temel düşmanı: ıstırap ve can sıkıntısı – Schopenhauer

“Moda; okumadan yazmak” Yazar olmak isteyenlere bir gezi rehberi – Cemil Kavukçu

Cemil Kavukcuİlk ve orta dereceli okullarda katıldığım okur-yazar buluşmalarında zaman zaman öğrencilere şunu soruyorum: “İçinizde yazar olmak isteyen var mı?” Bunu daha çok ilköğretim öğrencileri yanıtlıyor. Coşkuyla birçok parmak havaya kalktığı gibi sesli olarak da, “Eveet!” diye bağırıyorlar. Onlar da liseli olduklarında ablaları, ağabeyleri gibi bu soru karşısında sessiz kalacaklar, daha sonra yanıma gelip isteklerini öbür arkadaşlarına duyurmadan dile getireceklerdi.

Devamı…“Moda; okumadan yazmak” Yazar olmak isteyenlere bir gezi rehberi – Cemil Kavukçu

“İyi olmak kolay adil olmak zor!” Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine – Arthur Schopenhauer

Schopenhauerİyi olanı okumak için kötü olanı hiçbir zaman okumamayı insan kendisine amaç edinmeli: Çünkü hem hayat kısa ve hem zaman sınırlı.
Cehalet ancak zenginlerle bir arada bulunduğu zaman tereddi ettiricidir. Sefalet ve ihtiyaç yoksul insanı sınırlar; onun işi yahut uğraşı bilgisinin yerini alır ve düşüncelerini işgal eder. Fakat cahil olan zenginler sadece zevkleri peşinde koşarak ömürlerini tüketirler ve vahşi bir hayvana benzerler; her gün görülebileceği üzere, bunlar aynı zamanda servetlerini ve boş vakitlerini kendilerine en büyük değeri kazandıran şey için kullanmadıklarından ötürü de tenkit edilmelidirler.

Devamı…“İyi olmak kolay adil olmak zor!” Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine – Arthur Schopenhauer

Schopenhauer: “Rahatsız etmeyin de dinleneyim” uyuyanların ve ölülerin şiarıdır”

SchopenhauerOkumuşların Cehaletine Dair
Kendileri dışında sair herkes hakkında en az fikre sahip insanlar yazmaktan ve okumaktan başka işi olmayan insanlardır denebilir. Eğer elinden okumaktan ve yazmaktan başka bir şey gelmeyecekse insanın okuma yazma bilmemesi daha iyidir. Umumiyetle elinde bir kitapla dolaşan aylak bir adam gerek etrafında olup bitene, gerekse kendi kafasının içinden geçenlere dikkat kesilme gücünden veya isteğinden o ölçüde mahrumdur (bundan emin olabiliriz). Böyle birisinin idrakini-anlayışını kendisiyle birlikte cebinde dolaştırdığı yahut evinde kütüphanesinin raflarında bıraktığı söylenebilir. Herhangi bir konuda özgürce aklını kullanıp bir yargıya varmak ona zor gelir. Okunabilir birtakım şekiller üzerinde gözlerini gezdirirken mekanik bir şekilde nazarı dikkatini celp etmedikçe’ herhangi bir tespitte/müşahedede bulunmak, neticesini bir mülahaza olarak ortaya atmak ona ağır gelir.

Devamı…Schopenhauer: “Rahatsız etmeyin de dinleneyim” uyuyanların ve ölülerin şiarıdır”

Murathan Mungan: Görüntüye koşmaktan okuyup yazmıyor gerçeklere yabancılaşıyoruz

Bugün yazıya başvurmamızın çeşitli nedenleri başka kaynaklar tarafından daha az zamanda ve daha ucuza gideriliyor. Örneğin, açık bir TV ekranında boy gösteren yetkili bir kişinin ağzından çıkan sözler sayesinde herhangi bir konuda öğrenmeniz gerektiğini düşündüğünüz kadarını öğreniyorsunuz. Daha fazlasına ne siz gereksiniyorsunuz, ne hayat talip oluyor. Düşünce ve fikir kaynağı olan yazıyı kullanmak yerine, başkalarının ağızlarından işittiklerinizi, onların fikirlerini, yargılarını, klişelerini alıp rahatlıkla kullanabileceğiniz bir olanak verilmiş oluyor böylelikle. TV ekranlarında boy gösteren yetkili ağızlarından çıkan sözler nesnel ve bilimsel doğrular yerine geçebiliyor.

Devamı…Murathan Mungan: Görüntüye koşmaktan okuyup yazmıyor gerçeklere yabancılaşıyoruz

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org