Aziz Nesin’in Balzac’ın Tılsımlı Deri kitabı üzerine okuma notları: Gereksiz gevezeliklerle dolu

Tılsımlı Deri…Atilla Tokatlı bana Balzac’ın Tılsımlı Deri romanın konusunu bikaç tümcede özetledi: Bir delikanlı bir antikacıda eline bir tılsımlı deri geçiriyor. Bu deri sayesinde istediği herşeyi elde ediyor ama istediğini elde ettikçe de deri küçülüyor. Bu deri, delikanlının yaşamıdır. Deri bitince delikanlının yaşamı da bitecek… Bu durumda, yaşamının bitmemesi için hiçbişey istememesi gerekir. Hiçbişey istenmeden yaşanmaz… Konu çok ilgimi çekti. Romanı bulup aldım ama yıllarca okumaya zaman bulamamıştım, ancak şimdi okuyabildim…

Devamı…Aziz Nesin’in Balzac’ın Tılsımlı Deri kitabı üzerine okuma notları: Gereksiz gevezeliklerle dolu

Gabriel Garcia Marquez’in “Sevgiden Öte Sürekli Ölüm” Kitabı Üzerine Aziz Nesin’in Okuma Notları

Gabriel Garcia MarquezBu Kasabada Hırsız Olmaz öyküsü sevdiğim bir öykü… Ama sanki onu Marquez yazmamış. Ne biçimi, ne biçemi onun. Bu öykü için kitaba şu notu yazmışım: “Ne güzel yürüyor bu öykü… Bakalım nasıl son bulacak yada sonuna dek nasıl sürecek? Okuru coşkuyla ve duyguyla anlatıya katıyor; ustalığı burda.
Bu öyküde yazar, kendisi yan tutmadığı halde okurunu yan tutmak, hırsızdan yana olmak, hırsıza acımak durumunda bırakıyor ki bu bir ustalıktır. Çok güzel öykü!”
Dul Montiel öyküsü için kitaba yazdığım not: “Ulan bu ne be! Bu nasıl öykü ulan!
Her öykü aynı atmosfer, dekor, perde, aynı kişiler çevresinde geçiyor. Sanırım bunlar tek tek öyküler değil de bir dizi… Yada böyle bir izlenim bırakıyor.”

Devamı…Gabriel Garcia Marquez’in “Sevgiden Öte Sürekli Ölüm” Kitabı Üzerine Aziz Nesin’in Okuma Notları

Cemil Meriç’in Üç Kitabı Üzerine – Aziz Nesin (Ümrandan Uygarlığa, Mağaradakiler ve Kırk Ambar)

cemil meriçMeriç’in bu üç kitabı beni bir çok bakımdan şaşırttı. Önce gözü görmeyen insanın bu kitapları nasıl yazabildiğine, bunca kaynağı nasıl okuyabilmiş olduğuna şaştım.
Bu üç kitaptaki kimi düşüncelerine ayrıntıda ve özelde karşı değilim; ama genelde tümüyle karşıyım ve dünya görüşünün de karşısındayım. Yine de okunması gereken kitaplar; çünkü müthiş gözlemleri ve saptamaları var. Meriç soldan sağa kayanlardan. Sağcı şimdi, hem de Marksizmi bilen bir sağcı… Sağın bir aydın kazanabilmesi ancak o aydının bir zamanlar şu yada bu nedenle— soldan geçmiş olması, sol kültürü edinmesiyle olabiliyor. Yoksa sağ hiç bizaman bir Cemil Meriç çıkaramazdı.

Devamı…Cemil Meriç’in Üç Kitabı Üzerine – Aziz Nesin (Ümrandan Uygarlığa, Mağaradakiler ve Kırk Ambar)

“Bu kızda yazıncık mührü var” Tezer Özlü’nün “Çocukluğun Soğuk Geceleri” kitabına dair – Aziz Nesin

Çocukluğun Soğuk GeceleriÇocukluğun Soğuk Geceleri ‘nin en belirgin özelliği içtenliği… Hatta aşırı içtenliği bile denilebilir. Zaman zaman bu denli içtenlik gerekli mi diye de soruyordum kendime kitabı okurken. Yazarın içtenliğine sınır koymak doğru olur mu? Olmaz elbet… Ama bu kitaptaki içtenlik salt cinsel konuda olunca, şöyle de düşündüm: Yazar bir göstermeci, bir sergilemeci (teşhirci, egzibisyonist) mi? Çünkü kitap, yazın yoluyla gerçekleştirilmiş bir kendini sergilemecilik biçimini almış.
İçtenlik, neyi anlatmak gerekiyorsa onun için olmalıdır. Cinsellik ve başka nitelikler için de aynı kural geçerlidir: Neyi anlatmak için ne kerte gerekiyorsa o kertede içtenlik, o kertede cinsellik, hatta o kertede gerçekçilik, hatta o kertede ayrıntı… Anlatılmak istenilenin dışındaki herşey, her nitelik (ister cinsellik, ister ayrıntı, ister içtenlik, hatta ister gerçekçilik) yapıtın aleyhine olur, gereksiz olur ve okuru tedirgin eder, örneğin, ayrıntılar bir öykü yada romanı değerlendirir. Ancak…

Devamı…“Bu kızda yazıncık mührü var” Tezer Özlü’nün “Çocukluğun Soğuk Geceleri” kitabına dair – Aziz Nesin

Aziz Nesin’in, Leo Tolstoy’un “İtiraflarım” Adlı Eserine Dair Düşünceleri: “İçtenlikli bulmadım”

İtiraflarımJ. J. Rousseau’nun itiraflarıyla – belleğimde kaldığı kadarıyla- L. N. Tolstoy’un itiraflarını karşılaştırınca, aşağı yukarı, hem de yüzelli yıl sonra yaşamışken, Tolstoy’unkini yeterince içtenlikli bulmadım. Nedeni şu: itiraf insanın kendine yazdığı, kendi için yazıyormuş, sanki başkaları okumayacakmış gibi bir yazı olmalıdır bence. İnsanın kendi başına kendi kendisiyle konuşması gibi, günah çıkarma hücresinde günah çıkarır gibi bişey… Oysa L. N. Tolstoy İtiraflarımda, kendine değil başkalarına kendini anlatıyor. Böyle olunca da doğal olarak içtenlikli olmuyor.
Benimkisi bir haddini bilmezlik örneği. Koskoca Tolstoy’u eleştirmek senin haddine mi kalmış!

Devamı…Aziz Nesin’in, Leo Tolstoy’un “İtiraflarım” Adlı Eserine Dair Düşünceleri: “İçtenlikli bulmadım”