Mahir Çayan: Tarihi kahramanlar değil, kahramanları tarih yaratır

Marks ve Engels’de Devrim Kavramları 
Marks ve Engels’de, politik devrim, sosyal devrim ve sürekli devrim olmak üzere üç tip devrim kavramını görmekteyiz. Marks ve Engels’e göre politik devrim, politik iktidarın o tarihsel süreç içinde daha ilerici bir yönetime, mevcut gerici iktidarın alaşağı edilerek geçmesidir.

Devamı…Mahir Çayan: Tarihi kahramanlar değil, kahramanları tarih yaratır

Sibel Erkan Olayında Kuşatma Altına Alınan Mahir Çayan’ın Binbaşı ile Pazarlığı, Annesiyle Konuşması

Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmesini engellemek için Ephraim Elrom, 11 Mayis 1971 günü İsrail İstanbul Başkonsolosluğu’na giderken Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Hüseyin Cevahir tarafından kaçırıldı. Mahir Çayan konsolosun serbest bırakılmasına karşılık arkadaşlarının salıverilmesini istedi. Talepleri kabul edilmeyince 22 Mayıs 1971 günü sabaha karşı Nişantaşı’nda bir evde saat 01:42 sularında şakak bölgesinden vurularak öldürüldü. Elrom’un öldürülmesinden sonra polis başta Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir olmak üzere THKP-C üyelerine karşı baskınlar düzenlemeye başladı 27 Mayıs 1971’de Çayan ve Cevahir İstanbul Maltepe’de boş bir eve sığındı. 30 Mayıs sabahı ise askerler aldıkları ihbar sonucu evi sardı. Olay sırasında Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir’le Albay Hayri Çakmak arasında geçen pazarlık konuşmaları banta alındı.

Devamı…Sibel Erkan Olayında Kuşatma Altına Alınan Mahir Çayan’ın Binbaşı ile Pazarlığı, Annesiyle Konuşması

İrfan Aktan: Kürtler, Türk solu için değil, beraber özgürleşmek için solda ısrar ediyor

İrfan Aktan1 Mayıs’ta işçiler Taksim’e ulaşmak için yoğun saldırılara göğüs gererken, bir TV programının tenha stüdyosuna kurulmuş üç yorumcu “Peki Kürtler nerede” diye soruyormuş. Gezi’den beri çok sık duymaya başladığımız “Kürtler nerede” serzenişini bir beklentinin ifadesi olarak okumaya başlamıştık. Meğer iş, beklentinin ötesine geçerek, aslında tarihsel bir bağlamı olan o “Türki” hissiyatın yeni bir forma kazandırılmış ifadesi olarak tebarüz etmeye başlamış. Türkiye’de solun maruz kaldığı baskı ve saldırıların binde birini göze alamamış olanların bile çıkıp Kürt hareketini “sosyalistlerin yanında” olmamakla (Tabii ya, Kürtler sosyalist olamaz, ancak yanında yer alabilir!) itham etmesi basit bir zihin darlığından ibaret sayılamaz.

“Ulan ben Kürt oğluyam, üstelik devrimciyem!”

Devamı…İrfan Aktan: Kürtler, Türk solu için değil, beraber özgürleşmek için solda ısrar ediyor

“Kardeşleri görünümündedirler bir asi karanlığın hepsi” Bir Süregen İlkbahar – Turgut Uyar

Mahir ÇayanDursun Ali’yi mi sordunuz nevşehir’den, dışardadır, almanya’da
“karanfil suyu neyler”i söyler durmadan
nevşehir koca bir şehir, bakmadan kim geçebilir yanından

Seyfettin’i mi sordunuz, dışardadır, almanya’da
“adına gül denen menekşe”yi hatırlar durmadan
aslında ne menekşe ne güldür hatırlanan
topluca bir coşkunluğa varıldığı zaman

şöyle ki, bir türkü sanki alır götürür kimsesizliği
münşen’de, kölün’de, şutgard’da falan

Devamı…“Kardeşleri görünümündedirler bir asi karanlığın hepsi” Bir Süregen İlkbahar – Turgut Uyar

Yıldırım Türker’in Kaleminden Kızıldere Katliamı “Kızıldere’de ölen ağabeyim”

Ankara’daki küçük evimizde çok insan saklandı. Onlardan biri de Sinan Kazım Özüdoğru’ydu. 9 arkadaşıyla Kızıldere’de devlet tarafından katledildi.
30 Mart 1972 günü, yatakhanede bir yöneticinin dinlediği radyodan duşmuştum. Neredeyse keyifli, oh çeker gibiydi radyonun sahibi. Kendimi dışarı zor attığımı, gözyaşları içinde Ankara’da yaşayan ailemi aramak için telefon bağlattığımı hatırlıyorum. Telefon bir saat içinde bağlanırken acımı paylaşacak bir arkadaş bulamamıştım.
Babam da ağabeyim de perişandı. Anamsa hastalanıp yatağa düşmüştü.

Devamı…Yıldırım Türker’in Kaleminden Kızıldere Katliamı “Kızıldere’de ölen ağabeyim”

Kızıldere katliamı ve 12 Eylül üzerine Oral Çalışlar yazısı, Ertuğrul Kürkçü söyleşisi

Acıyı anlatmak mümkün değil – Oral Çalışlar
12 Mart 1971’de askeri darbe. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yakalanması. Mahir Çayan’ların Maltepe Askeri Cezaevi’nden firarı… Bir dönem film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiyor. Söz sanki bir uyarı gibi kulaklarımızda çınlıyor, Hatırla Sevgili. Bu dosyada ‘Hatırla ey okuyucu’ diyerek hafızaları yoklayıp, Sinan Cemgil’in de öldürüldüğü Nurhak Dağı’ndaki çatışmadan sağ kurtulan Mustafa Yalçıner’e, Kızıldere’de öldürülen Cihan Alptekin’in ablasına, Denizler’in idamına tanıklık eden Halit Çelenk’e, Altan Öymen’e, Fahri Aral’a, Oral Çalışlar’a kulak kabarttık. 30 Mart 1972’deki katliamdan 36 yıl sonra aynı toprakları ziyaret ettik. Ve de karanlık bir dönemin diğer tarafındaki Faik Türün’e, Tahsin Gürdal’a yakından baktık.

Devamı…Kızıldere katliamı ve 12 Eylül üzerine Oral Çalışlar yazısı, Ertuğrul Kürkçü söyleşisi