Marks ve Engels’te enternasyonalizm ve “millilik” ilişkisi – Mahir Çayan

Bu meseleye girmeden önce millilik ve enternasyonalizm hakkında Marks ve Engels’in görüşleri üzerinde kısaca duralım. Marks ve Engels, somut durumların somut tahlilini yaparken, proletarya devrimine kapitalist ülkelerin bütünü açısından bakmışlardır.

Marks ve Engels, proletarya ve dünya emekçilerinin kurtuluşunu, her şeyden önce Avrupa’da ve Amerika’da proleter enternasyonalizminin –I. Enternasyonal’in– iktidara gelmesine bağlamışlardır. Onlar dar milli sınırlar içinde, millet çerçevesinde devrim mücadelesinin hapsedilmesine daima karşı çıkmışlardır. Onlara göre, proletaryanın devrimci mücadelesinin amacı, burjuvazinin çizdiği sınırları aşmak ve ulusların enternasyonalizmini gerçekleştirmektir; proleterlerin vatanı yoktur, onların vatanı enternasyonaldir.

Proleterler, bütün ülkelerde bir tek ve aynı menfaatin; bir tek ve aynı düşmanın, bir tek ve aynı savaşın karşısındadırlar; proleterlerin çoğu daha şimdiden tabi olarak milli peşin hükümlerden sıyrılmışlardır; onların bütün hareketleri, temel bakımından insancıl ve milliyet karşıtıdır. Milliyeti yalnız proleterler ortadan kaldırabilirler.” (Marks)

Fakat bu, her ülkede proletaryanın o sınırlar çerçevesi içinde kendi burjuvazisi ile savaşarak, milli iktidarını kurmaması anlamında yorumlanmamalıdır. Tam tersine, her ülkenin işçi sınıfı, sınıf olarak her şeyden önce kendi ülkesinde iktidarı ele alabilecek şekilde teşkilatlanmalı, kısa ve uzun vadeli taktiklerini, mücadele zemini olarak kabul ettiği ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasi şartlarına, yani sosyal yapının tutarlı analizine, hal ve şartların doğru değerlendirilmesine dayandırmalıdır.
Bu açıdan proletaryanın sınıf mücadelesi, içeriği bakımından değil, sadece formu bakımından millidir.
Lassalle’cilerin etkisi altında kaleme alınmış olan Gotha Programı’ndaki “İşçi sınıfı, bütün uygar ülkelerin işçilerinin ortak çabası olan gayretinin zorunlu sonucunun, halkların uluslararası kardeşliği olacağını bilerek kurtuluşu için ilk önce bugünkü ulusal devlet çerçevesi içinde çalışır” metnini meseleyi dar ulusal açıdan aldığı için eleştiren Marks bu konuda şunları söylemektedir:
Komünist Manifesto’nun ve daha önceki sosyalizmin tümünün tersine, Lassalle işçi hareketini en dar ulusal açıdan kavramıştır. Program tasarısında Lassalle’ın bu yolu izlenmektedir ve bu, Enternasyonal’in eyleminden sonra yapılmaktadır!
Besbelli ki, işçi sınıfı, mücadele edebilmek için sınıf olarak kendi ülkesinde örgütlenmelidir ve her ülke ayrı ayrı bu sınıf mücadelesinin sahnesidir. İşte işçi sınıfının mücadelesi bu anlamda ulusal nitelik taşır, muhtevası bakımından değil, ama Komünist Manifesto’nun da dediği gibi ‘şekil bakımından’ ulusal.” (Marks-Engels, Gotha ve Erfurt Programlarının Eleştirisi, s. 36.)
İşte Marks ve Engels enternasyonalizm ve “millilik” ilişkisini bu şekilde ele almaktadır.

Mahir Çayan
Kesintisiz Devrim

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Pablo Neruda : Ve ortaya koyduğumuz şeyi sevip okşayarak bağrımıza basmalıyız…

Tanımadıklarımız arasında kendimizi yitirmeliyiz ki, onlar da yollarda bizleri okusunlar... Bin yıldır hep o aynı ormanda yaprakların düştüğü kumlarda... Ve...

Kapat