Filmlik Sansür Festivalleri: Sinema sektöründe kılıçlar mı çekildi! – Deniz Yavuz

Zahit Atam

“… Kazım Öz’ün Bir Varmış Bir Yokmuş filmini hem Adana hem de Antalya reddetti, bu ise Kazım Öz’ün son üç filminin de reddedilmesi olarak ilginç. Bahoz, Şavaklar ve Bir Varmış Bir Yokmuş… İlk ikisi çok ciddi sayıda Uluslararası film festivali görmüş filmler, sonuncusu ise şimdi uluslararası macerasına yeni başlayacak. Daha da önemlisi üçü de önemli film, ama eğer Kürt sinemasına dair sansürcü bir yaklaşımdan söz ederseniz, hemen size ezbere yanıtı veriyorlar: ödüller hem kısa da hem uzun da hatta belgesel de Kürtlere gidiyor, bu nasıl sansür, tam tersine Kürtler kayırılıyor.
… Denklem sadeleşiyor, ‘uzun metrajlı alanında, Kazım Öz haricinde birileri olmalı. Artık geleneksel bir hal aldı, en iyi film Bahoz, ama o ideolojik olarak sakıncalı, başka birine verelim, o da Kürt olsun, o çok iyi bir film ama sakıncalı, ön jüride eleyelim, yarışırsa kontrol edemeyiz.’ Bu tavır sistematik rol modeline müdahale etmektir, çok iyi bir kontrol etme yöntemidir.”

Devamı…Filmlik Sansür Festivalleri: Sinema sektöründe kılıçlar mı çekildi! – Deniz Yavuz

Babamın Sesi (Dengê Bavê Mın) filmi yönetmeni ve başrol oyuncusu Zeynel Doğan’la söyleşi


Bu yıl 19’uncusu düzenlenen Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Senaryo ödüllerini yönetmenliğini Zeynel Doğan ve Orhan Eskiköy’ün yaptığı İstanbul Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü kazanan “Babamın Sesi” filmi aldı. “İki Dil Bir Bavul”la Kürt çocuklarının zorunlu Türkçe eğitimi elle alan ekip, bu filmde Maraş Katliamı’nın gölgesinde yaşamını sürdüren bir Alevî-Kürt ailenin hikâyesini anlatıyor.

Devamı…Babamın Sesi (Dengê Bavê Mın) filmi yönetmeni ve başrol oyuncusu Zeynel Doğan’la söyleşi

Demirci Köyü’nün İki Dil Bir Bavul’undan Senegal’in Sembene’sine… – Zahit Atam


Bu filmi seyrederken anadili Türkçe olan bir insan olarak Türkiye’nin siyasal iktidarına ve siyasal ideolojisine karşı yüreğim incindi, hakikaten öncelikle özür dileyeceksek Kürtlerden dilenmesini de istedim. İnsan karşındaki çocukların yaşam koşullarını, kültürlerini, ellerinden geleni yapmalarını görünce gerçekten bütün ideolojilerin bittiği bir yerde buluyor kendini: hakikatin karşısında çıplak kalıyor, yüreği o çocukların kaderiyle bir anda kendini kardeş olarak buluyor.

Devamı…Demirci Köyü’nün İki Dil Bir Bavul’undan Senegal’in Sembene’sine… – Zahit Atam

Yaratıcılık krizinin eşiğinde Türkiye Sineması – Zahit Atam

ZahitAtam

Antalya’nın Ardından
“Kemalizm üzerinden dönemin modası olan bir eleştirel söylem tutturup sol liberalizmin ahmakça tezleriyle kolayca galip gelmeyi bir ilerleme sayan, sağduyu filozoflarının “büyük sanat denemeleri” muhalif bir kimlik olarak bize sunuluyor. İktidarın şemsiyesi altında muhalefet denilen tuhaf bir şeyle karşı karşıyayız. Ben bu dolayımsız ilişki sürecinde sürekli rol çalan ve merkezde olup ötekiyi oynayan söylemi etik bulmuyorum.”

Devamı…Yaratıcılık krizinin eşiğinde Türkiye Sineması – Zahit Atam

İki Dil Bir Bavul’un galası yapıldı, film 23 Ekim Cuma günü gösterime girecek

Dün akşam (21 Ekim) Atlas Sineması’nda yapılan galaya aralarında yazarların, sinemacıların, müzisyenlerin, aktivistlerin, gazetecilerin de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Üniversiteden mezun olduktan sonra Şanlıurfa’nın bir köyüne atanan Denizlili öğretmen Emre Aydın’ın Kürt öğrencileriyle yaşadığı dil sorununu anlatan “İki Dil Bir Bavul” adlı film, 46. Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi İlk Film” ve 9. Abu Dabi Orta Doğu Filmleri Festivali’nde “En İyi Belgesel Film” ödüllerini almıştı.

Devamı…İki Dil Bir Bavul’un galası yapıldı, film 23 Ekim Cuma günü gösterime girecek

46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu

sinema46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’nda En İyi Film Ödülü’nü İnan Temelkuran’ın yönettiği ‘Bornova Bornova’ ve Reha Erdem’in yönettiği ‘Kosmos’ filmleri aldı. Metin Kaya’nın 4. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali açılış filmi olarak gala gösterimi yapılan ve Zonguldak maden işçilerinin Büyük Yürüyüşü’nü anlatan ‘Yüz Bin Kişiydiler’ belgeseli en iyi ilk belgesel ödülünü Melisa Önel’in ‘Ben ve Nuri Bala’ isimli belgeseli ile paylaştı. En iyi belgesel ödülü ise Melis Birder’in “Ziyaretçiler”i ile Çayan Demirel’in “5 Nolu Cezaevi” arasında paylaşıldı. Festivalde en iyi ilk film ödülünü ‘2 Dil 1 Bavul’ 5 ödüllünü aldı. İnan Temelkuran, teşekkür konuşmasında 12 Eylül’ün yarattığı travmayı anlattırken, Orhan Eskiköy ‘Ana dilde eğitim istisnasız her çocuğun hakkıdır” dedi. Törende iki genç yönetmen;  Orhan Eskiköy ile Çayan Demirel ödüllerini Ceylan Önkol‘a  adadı.

Devamı…46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu