Gezi, Orta Sınıfın Uyanışını Simgeler – Fırat Devecioğlu

Fırat DevecioğluYeni orta sınıfın, Gezi’deki isyanı, sadece yaşanan haksızlıklara değildi. Sahip olduklarını riske atarak, meydanlara inenlerin yaşadığı, yeteneklerini törpüleyen sisteme karşı bir başkaldırıydı! Bu anlamda Gezi protestoları, beyaz yakalıların uyanışını işaret eder.
Orta sınıfın, onu ‘törpüleyen sisteme ve temsilcilerine’ karşı harekete geçmesini sağlayan önemli bir unsur, derininde hissettiği ‘anlamsızlık, boşluk’ duygusuydu.

Devamı…Gezi, Orta Sınıfın Uyanışını Simgeler – Fırat Devecioğlu

Çapulcu Şarkılar: Gezi Direnişi için söylenmiş 147 şarkı cafrande.org’ta

Gezi Direnişi
Taksim Gezi Parkı’nda ağaçların sökülmesini protesto edenlere polisin aşırı şiddet uygulamasından sonra başlayan ve sonraki günlerde tüm ülkeye yayılan Gezi Direnişi’ne destek veren birçok yerli yabancı birçok sanatçının seslendirdiği 136 şarkıyı aşağıdan dinleyebilirsiniz.

Devamı…Çapulcu Şarkılar: Gezi Direnişi için söylenmiş 147 şarkı cafrande.org’ta

Tayyip Erdoğan’a Bağlılıktan Tapınmaya Geçiş – Murat Belge

Murat Belge“Kemalist Türkiye”de siyasî İslâmcı hareket, ancak komünizme karşı bir “istihkâm” olabildiği ölçüde değer verilen bir şeydi. Altmışlı yıllarda başlayan sosyalizme karşı İlim Yayma Cemiyetleri ile Komünizmle Mücadele Dernekleri devlet desteğiyle hızla kuruldu. Bu derneklere o tarihlerde “milliyetçi-mukaddesatçı” denilen bir zihniyette insanlar üye oluyor, sola karşı sık sık şiddete başvuran bir mücadele yürütüyorlardı. Cemal Gürsel’i genel başkan seçmişlerdi; ama Bursa TİP örgütüne karşı girişilen tamamen yasadışı saldırıdan sonra Cemal Gürsel başkanlığı bıraktı.

Devamı…Tayyip Erdoğan’a Bağlılıktan Tapınmaya Geçiş – Murat Belge

“Ne demektir resmî araçtan hoparlörle küfür edilmesi?” Türkler Nerede – Ümit Kıvanç

Ümit KıvançBesmele çekeni damdan su deposu vuruyor, TC rumuzlusu ağır makineliyle cami tarıyor, kurt işareti yapanı akreple cenaze sürüklüyor. Sonra duvara biri “dişime kan değdi” yazıyor, öbürü ay-yıldız çiziyor, üçüncüsü de “hilali büyük yapsaydın” diyor herhalde. Bu vatanseverlik değil. Bu, birilerine “burası sizin vatanınız değil” demek. Bunlar, kurum olarak kendini ciddîye alacak devletin yapacağı işler değil. “Ama PKK! Ama hendek!”, şu yapılanı meşru kılmaz. PKK, senin hukukuna isyan etmiş silahlı örgüt. Vergimi ona mı veriyorum? Onun yöneticilerini mi seçiyorum? Sense devletsin. Yasan, hukukun yoksa sen nasıl devletsin? Ne demektir resmî araçtan hoparlörle küfür edilmesi? Ne demektir savaş için ilçeden memuru öğretmeni çekmek? Şu cümleler benden okurlara gidene kadar kaç kişi ölecek?

Devamı…“Ne demektir resmî araçtan hoparlörle küfür edilmesi?” Türkler Nerede – Ümit Kıvanç

Aram Ekin Duran: “Kürtler Kobani’de IŞİD’i, 7 Haziran’da AKP’yi yenilgiye uğrattı”

Aram Ekin DuranTürkiye 8 Haziran itibariyle yepyeni bir siyasal atmosfere girdi. Ülkenin yarısı için neredeyse bir ‘kabus’ halini almış AK Parti hükümeti, 12 yıl önce sandık marifetiyle oturduğu iktidar koltuğundan yine sandık marifetiyle kalkmış oldu. En azından artık yayıla yayıla oturmaya alıştığı o koltukta, başkalarına da yer açmak zorunda.

Ve elbette HDP…
HDP’nin yüzde 10 barajını aşması, Türkiye siyasal tarihi açısından AKP’nin iktidarı paylaşma ya da terketme noktasına gelmesinden çok daha önemli bir sonuç.

Devamı…Aram Ekin Duran: “Kürtler Kobani’de IŞİD’i, 7 Haziran’da AKP’yi yenilgiye uğrattı”

“İnsanların sokağa çıkması için “şer odaklarına” gerek yok!” Gezi’de Ne yapmalı? – Ferhat Heti

Gezi direnişi
Otokratik bir rejimin ölümlere ve her türden gerilemeye sebep olduğu bir ülkedeyiz. Bir ülkenin yaşanılır bir yer olması oranın eşit, adil ve özgür olması ile ilintilidir. Bunların olmadığı bir ülkede kısmi belediye hizmetlerinin yerine getiriliyor olması ya da ülkeye giren sermaye miktarının artması o ülkenin iyi bir yolda gittiği anlamına asla gelmez.

Devamı…“İnsanların sokağa çıkması için “şer odaklarına” gerek yok!” Gezi’de Ne yapmalı? – Ferhat Heti

Nejat İşler Berkin Elvan’ı yazdı: “Yoldaşlar, yolu güzel yapanlar”

Nejat İşlerErtesi gün uyanınca, komadaki Lobna ve Berkin geliyor aklımıza, ziyaret etmeye karar veriyoruz. Önce Taksim İlkyardım. Lobna’nın ablası karşılıyor bizi. Lobna uyanmış, kimseyi istemiyor odasında ama kim gelmiş merak ediyor. Gelenlerin fotoğraflarını görmek istiyormuş. Çok mutlulukla çektiriyoruz fotoğrafları, odur budur, ihtiyaç, telefonlar falan derken Okmeydanı’ndayız.
Taksim İlkyardım’ı “gecelerden” bilirim, Okmeydanı Devlet’i “babamdan”. Taksim İlkyardım’da yaşadıklarımı genelde gülerek anlatırım, Okmeydanı’ndakileri kızgınlık ve yenilmişlikle… Bu yüzden Berkin’in doktorlarına ilk sorduğum soru “Başka bi hastaneye götürebilir miyiz?” oldu. Cevap negatif. Berkin’in uykusu o kadar hafifmiş ki, ufacık bi şeyde uyanır, kızarmış bize. Aileyi sorduk, elleriyle işaret ettiler…

Devamı…Nejat İşler Berkin Elvan’ı yazdı: “Yoldaşlar, yolu güzel yapanlar”

Ahmet Hakan’dan Mehmet Barlas’a: “Saygılı ol. Vicdanlı ol. Adaletli ol. Dengeli ol”

Ahmet HakanMehmet Barlas’ın Aydın Doğan’ı yazarları konusunda uyarması üzerine Ahmet Hakan ile Mehmet Barlas arasında başlayan tartışma devam ediyor.
Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, Sabah gazetesi başyazarı Mehmet Barlas’ın Aydın Doğan’a Gezi Parkı eylemlerine destek veren yazarlarını uyarmasını söylemesinin ardından, Barlas’a 7 tavsiyede bulundu. Hakan, Barlas’a;  “Eğer ille de uyarı istiyorsan önce kendi cenahını uyar. ‘Ölen insanlarla alay eden karikatürler çizmekten vazgeçmeliyiz’ de, ‘Usta sen 12 Eylül’de Kenan Evren’in yanında ne arıyordun? Evinde neden ağırladın Kenan Evren’i’ diye sorulduğunda yana yatma…” dedi.

Devamı…Ahmet Hakan’dan Mehmet Barlas’a: “Saygılı ol. Vicdanlı ol. Adaletli ol. Dengeli ol”

Prof. Dr. Levent Köker: ‘İzinsiz gösteri’ diye bir gösteri yok. Hukuken izin değil, bildirim şartı var

Levent KökerTürkiye’de devletin burada konu ettiğim sosyal olaylardaki davranışlarında hakim olan yaklaşım nedir? Hükümet ve onun emrindeki idâreciler, kolluk kuvvetlerinin olaylara müdahalesinin kânunlara uygun olduğunu belirtiyor. Bunu yaparken, “izinsiz gösteri” gibi bir tâbire müracaat ederek gerekçe üretiyorlar. Bu “izinsiz gösteri” tâbiri o kadar yaygınlaştı ki, “anaakım medya” da bunu haber ve diğer metinlerinde kullanıyor, genel kamuoyunda da sanki böyle bir kategori varmış gibi bir algı yaratılıyor.
Oysa “izinsiz gösteri” diye bir gösteri türü yoktur. AY’nın 34. maddesi çok açık: “Herkes, önceden izin almadan, silâhsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” Buna karşılık Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkında Kanun (TGYK), toplantı ve gösteri yürüyüşü için mülki idâre âmirine “bildirim” şartı getiriyor. Uygulamada bu şart, idârecilere göre “izin alma” şartı olarak anlaşılıyor.

Devamı…Prof. Dr. Levent Köker: ‘İzinsiz gösteri’ diye bir gösteri yok. Hukuken izin değil, bildirim şartı var

Bir Olağandışı Durum Olarak “Gezi Direnişi” ve Sağlık

toplum ve hekimİki Bin On Üç yılının Mayıs ayının son günlerinde başlayıp Haziran ayında artarak devam eden; İstanbul Gezi Parkı’ndan başlayarak -İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre 79 ile yani neredeyse bütün ülkeye- yayılan toplumsal gösterilerde yaşananlar bir olağandışı durum mudur?
Stockholm bildirgesinde “Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri”nin ne olduğunu anlatırken yararlanacağımız bir çerçeve çiziliyor. Bildirgede, tıbbi açıdan olağandışı durumlar “belirli bir zaman dilimi içerisinde, akut ve önceden öngörülememiş, tıbbi kaynak ve kapasitenin sağlığı tehdit altında olan veya olağandışı durumlardan etkilenmiş insanların gereksinimlerine yetememesi/dengesizliği ile karakterize” olarak tarif ediliyor.

Devamı…Bir Olağandışı Durum Olarak “Gezi Direnişi” ve Sağlık

Ece Temelkuran: “Siz bu memleketin en güzel çocuklarınızı öldürüyorsunuz”

Ece TemelkuranBiz sizin çocuklarınızı hiç öldürüyor muyuz? Sizin çocuklarınıza bir şey olsa, hangi çocuğa bir şey olsa bizim içimiz yanıyor. Peki o zaman siz bizim çocukları niye öldürüyorsunuz?

Şunda anlaşalım evvela: Bu işi siz başlattınız. Bu “siz-biz” işi sizin icadınız. İlla sizin gibi olacağımızı söylediniz. Sizin gibi olmayan çocukların büyüyemeyeceğini, onlara bu memlekette ekmek olmadığını, seslerinin duyulmayacağını siz “açıklıkla ifade ettiniz”. Siz bizim çocuklar öldüğünde -yani duvara “Ne oldu lan… Büyük adam olamadıysak hayallerimizi satmadık ya!” yazan çocuklar bunlar- “Bakıyoruz o işe” dediniz. Siz bizim çocuklar öldüğünde biz ağlarken üzerimize gaz bile sıktınız. Biz öfkeden ve kahırdan delirdik, siz “Aman canım, ne var bunda protesto edecek!” dediniz. Siz bizim çocuklar ölünce yeterince sessiz olmadıklarını mı düşünüyorsunuz? Anlamak isteriz.

Devamı…Ece Temelkuran: “Siz bu memleketin en güzel çocuklarınızı öldürüyorsunuz”

“Dünya kaybettmiş!” Fare sıradağlara küsmüş – Ragıp Duran

ölümpiyat
Zor iştir iktidarı savunmak. Hele bu iktidarı…
2020 Olimpiyat Oyunları’nı İstanbul kaybetti ya, iktidar yanlısı kalemler çıldırdı.
Oysa ki Gezi ve Suriye’den sonra neredeyse tüm dünya ile arasını açan Erdoğan’a hiç kimse prim vermezdi, vermedi de nitekim. Son tur oylamada Tokyo ile İstanbul arasında müthiş bir fark var. Oysa ki milyonlarca dolar para harcandı, kulisler yapıldı, zarflar filan dolaştı, ama yine de olmadı. Bizim basın pek yazmadı, yazamadı, ama global medya Istanbul’un neden kaybettiğini çok açık ve seçik bir şekilde yazdı: Suriye’ye yönelik savaşçı söylem, siyasî istikrarsızlık riski, hazirandaki barışçı toplumsal hareketlerin şiddetle bastırılması diye kalem kalem saydı.

Devamı…“Dünya kaybettmiş!” Fare sıradağlara küsmüş – Ragıp Duran

Ahmet İnsel: Erdoğan’ın her hali zirveden aşağı doğru kaymaya başlamış olmanın telaşını taşıyor

davos
Tayyip Erdoğan: “Sayın Peres (…) sesin çok yüksek çıkıyor. Bu suçluluk psikolojisi.”
Bu aşırı hareketlilik ve konuşma hali, ne yaparsa yapsın, artık zirveden aşağı doğru kaymaya başlamış olduğunu fark etmenin telaşını gizleyemiyor. Tersine bazı açılardan bu düşüşü hızlandırıyor. Tayyip Erdoğan’ın ve neredeyse sadece onun sesinin giderek daha fazla çıkması bir telaş içinde olduğunu ele veriyor. Belki bu kendisinin Şimon Peres’e karşı söylediği gibi, “suçluların telaşı içinde olmaktan” kaynaklanıyordur.

Devamı…Ahmet İnsel: Erdoğan’ın her hali zirveden aşağı doğru kaymaya başlamış olmanın telaşını taşıyor

Noam Chomsky AUB* mezuniyet töreni konuşması: Duvarlar yapay, sınırlar yıkıcı ve geçicidir

Noam ChomskyHerkes kendi karını gözetlerse;
dünyaya kim sahip çıkacak?

Ortak alanları savunma mücadelesi birçok biçimde yürütülebilir. Örneğin şu anda Taksim Meydanı’nda hayat bulan mücadele. Burada cesur adam ve kadınlar, ticarileşmenin yıkım topuna, ıslah çalışmalarına ve bu tarihi hazineyi harap eden zorba yönetime karşı İstanbul’un son ortak alan kalıntılarını savunmaktadırlar. Ana akım medya bunun, “Seslerinin duyulmasını isteyenlerin, nasıl yönetildikleri konusunda bir şeyler söylemek isteyenlerin çığlığı” olduğunu kabul etmek zorunda kaldı. Ortak alan kalıntıları odaklı bu çatışma “özgürlük karşısında kontrol şeklinde konumlanmıştır… Söz konusu olan bir meydandan (Taksim) daha fazlasıdır. Bir ulusun ruhudur.”

Devamı…Noam Chomsky AUB* mezuniyet töreni konuşması: Duvarlar yapay, sınırlar yıkıcı ve geçicidir

Emrah Serbes: Necati Şaşmaz Başbakan’ın kafasını daha beter karıştırdı

Emrah SerbesMilliyet gazetesinden Senem Aydın’ın ‘Behzat Ç.’ karakterinin yaratıcısı Emrah Serbes ile Gezi Parkı direnişi üzerine yaptığı söyleşide yazar, bu eylemin Türkiye’ye çok şey kazandırdığını belirtiyor.
Bu bir süreçte gençlere ne tavsiye ediyorsunuz sorusuna: “TOMA’yı beklemeden Kasklarını taksınlar!” diyen Serbes, yaptığı açıklamalar sonrasında tehdit aldınız mı sorusuna ise: “Aldım tabii. Adamın biri diyor ki, “İşi gücü bıraktım, seni öldürmeye geliyorum.” Ben de dedim ki, “Niye işi gücü bıraktın? Adresi ver, biz gelelim.” diyor.

Devamı…Emrah Serbes: Necati Şaşmaz Başbakan’ın kafasını daha beter karıştırdı