Friedrich Engels’e Göre Aydınlanmanın Tarihsel Açıdan Önemi

friedrich engelsSuç sayısı yıldan yıla arttı. Eskiden, gözler önünde hayâsızca yapılan feodallerin kötülükleri ortadan kaldırılmasalar da, hiç değilse şimdilik ikinci plana itilmişlerdi ama o zamana değin gizlilik içinde beslenen burjuva kötülükler, daha da büyük bir taşkınlıkla yayıldılar. Ticaret gitgide dolandırıcılık durumuna dönüştü. Devrimci istencin “kardeşlik”i, rekabetin uyuşmazlık ve kıskançlıkları içinde gerçekleşti. Zora dayanan baskı, yerini ahlak bozukluğuna, başta gelen toplumsal güç aracı olarak kılıç, yerini paraya bıraktı. İlk gece hakkı, feodal beylerden burjuva fabrikatörlere geçti. Fuhuş o zamana kadar görülmemiş derecede yayıldı. Fuhşun yasal olarak kabul edilmiş bir biçimi, resmi bir örtüsü olarak kalan evlilik ise, dört başı bayındır bir eşaldatma ile tamamlandı.

Devamı…Friedrich Engels’e Göre Aydınlanmanın Tarihsel Açıdan Önemi

Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni: Ortaçağ ve Yakınçağ Yazınında Aşk – F. Engels

friedrich engelsBireysel cinsel aşk, ortaçağdan önce sözkonusu edilemezdi. Söylemek gereksizdir ki, kişisel güzellik, içtenlik, benzer beğeniler vb., ayrı cinsten kimseler arasında daima cinsel ilişkiler isteği uyandırmış ve hiç kimse, ilişkilerin en içtenine giriştiği kimsenin, şu ya da bu olması konusunda kayıtsız kalmamıştır. Ama bununla, bizim bildiğimiz biçimiyle cinsel aşk arasında dağlar var. Bütün antikçağda, evlilikler büyüklerce kararlaştırılır ve ilgililer de buna sessiz sedasız uyarlar. Antikçağ dünyasının tanımış olduğu karı-koca aşkıysa, öznel bir eğilim değil, nesnel bir ödevdir; evliliğin nedeni değil müttefikidir. Deyimin modern anlamıyla aşıkhane ilişkiler, antikçağda, ancak resmi toplum dışında kurulurlar. Theokrit ve Moşüş’un aşk sevinçlerini ve aşk acılarını şarkılaştırdıkları çobanlar, Longus’un Daphnis ve Chloé’si, hep, özgür yurttaşın yaşama ortamı olan devlette hiçbir yeri bulunmayan kölelerdir.

Devamı…Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni: Ortaçağ ve Yakınçağ Yazınında Aşk – F. Engels

Ekonomi politiğin bir eleştiri denemesi | Engels: “Ticaret yasallaştırılmış dolandırıcılıktır”

“Tekellerin barbarlığını yıkmadık mı?” diye haykırıyor ikiyüzlüler. “Dünyanın uzak bölgelerine uygarlık taşımadık mı? Halklar arasına kardeşlik getirip savaşların sayısısnı azaltmadık mı?” Evet, bunların hepsini yaptınız – ama nasıl Tek büyük temel tekel, mülkiyet, daha serbestçe ve kısıntısızca iş görebilsin diye küçük tekelleri yokettiniz. Aşağılık açgözlülüğünüzün yayılması için yeni alanlar kazanmak üzere yeryüzünün ücra köşelerini uygarlaştırdınız. Halklar arasına kardeşlik getirdiniz – ama bu kardeşlik hırsızların kardeşliğidir. Savaşların sayısını azalttınız – barış zamanında daha da büyük olan bütün kârları kazanmak için, bireyler arasındaki düşmanlığı, alçakça rekabet savaşını son kertesine dek şiddetlendirmek için! Genel çıkarlar ile bireysel çıkar arasındaki karşıtlığın saçmalığının bilincinden hareketle, ne zaman salt insanlığınızla bir şey yaptınız ki? Çıkarınız olmaksızın, kafanızın içinde ahlak-dışı, çıkarcı güdüler kurmaksızın, ne zaman ahlaklı oldunuz ki?

Devamı…Ekonomi politiğin bir eleştiri denemesi | Engels: “Ticaret yasallaştırılmış dolandırıcılıktır”

Friedrich Engels Marks’ın Kapital’i: “Para her kapıyı açar lakin kilitleyemez.”

friedrich engelsYeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı. Bugünkü bütün toplumsal sistemimizin üzerinde döndüğü eksen olan sermaye ve emek arasındaki ilişki, ancak bir Alman’ın yapabileceği bir kavrayış ve kesinlikle, ilk kez bu kitapta bilimsel olarak geliştirilmiştir. Bir Owen’ın, bir Saint-Simon’un ya da bir Fourier’nin yazılarının değeri ne olursa ve ne olmakta devam ederse etsin, dorukta duran bir gözlemcinin daha aşağıda kalan dağlık manzarayı görmesi gibi, tüm modern toplumsal ilişkiler alanının açık-seçik ve bütünüyle görülebileceği bir yüksekliğe tırmanmak ilk kez bir Alman’a nasip olmuştur. (sayfa 174)

Devamı…Friedrich Engels Marks’ın Kapital’i: “Para her kapıyı açar lakin kilitleyemez.”

Tarihte Zorun Rolü – Friedrich Engels | Bismarck’ın Kan ve Zulüm Politikası Üzerine Bir Çalışma

“Demek ki, tabanca kılıcı yener ve, zorun yalın bir irade işi olmadığını, ama kullanılması için çok gerçek önkoşullar, özellikle en yetkin olanların o kadar yetkin olmayanları altettiği aletler istediğini; ayrıca bu aletlerin üretilmesi gerektiğini, bunun da en yetkin zor araçları, kabaca söylemek gerekirse en yetkin silahlar üreticisinin, o kadar yetkin olmayanların üreticisini yendiği anlamına geldiğini, ve kısacası zorun utkusunun silah üretimine, ve silah üretiminin de genel olarak üretime, yani … “iktisadi güç”e, “iktisadi durum”a, zorun emrinde bulunan maddi araçlara dayandığını, en çocuksu belitler amatörü bile kuşkusuz düşünecektir.

Devamı…Tarihte Zorun Rolü – Friedrich Engels | Bismarck’ın Kan ve Zulüm Politikası Üzerine Bir Çalışma

Friedrich Engels: “Evlilik burjuva anlayışa göre bir sözleşme, önemli hukuksal bir işti”

Friedrich EngelsAyrılma, erkeğe toplumsal bakımdan kesinlikle zarar vermez, bütün toplumsal konumunu korur, yeniden bekar oluverir. Kadın bütün konumunu yitirir, her şeye yeni baştan ve daha da güçleşmiş koşullarda başlamak zorundadır. Bundan ötürü, kadın ayrılmaktan sözederse, erkek her şeyi yapabilir, alçalmaksızın ondan dilekte bulunabilir ve ona yalvarabilir; oysa erkek ayrılmayı yalnızca şöyle bir anıştırırsa, o zaman kadın, kendine saygısı varsa, onun sözünü hemen senet saymaya nerdeyse zorlanmış olur.*

Devamı…Friedrich Engels: “Evlilik burjuva anlayışa göre bir sözleşme, önemli hukuksal bir işti”

Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni: Barbarlık ve Uygarlık – Friedrich Engels

Ailenin KökeniAyrı ayrı üç büyük örnekte: Yunanlılarda, Romalılarda ve Cermenlerde, gentilice (Klan, kast)  örgütlenmenin yıkılışını izlemiş bulunuyoruz. Bitirmek için, barbarlığın yukarı aşamasından itibaren, toplumdaki gentilice örgütlenmeyi yıkmaya çalışan ve uygarlığın doğuşuyla onu tamamen yokeden genel iktisadi koşulları inceleyelim. Burada, Marx’ın Kapital’i, bize Morgan’ın kitabı kadar gerekli olacak.
Yabanıllığın orta aşamasında doğup, yukarı aşamasında gelişmesini sürdüren gens, sahip bulunduğumuz kaynaklardan anlayabildiğimiz kadarıyla, barbarlığın aşağı aşamasında, gelişmesinin doruğuna erişir. Öyleyse, işte bu gelişme aşamasından başlayacağız.

Devamı…Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni: Barbarlık ve Uygarlık – Friedrich Engels

21. Yüzyılda Marksizm ve Sosyalizm: Karl Marx’in İlk Devrim Modeli – Erkin Özalp

Erkin ÖzalpEzilenler, tarih boyunca, sayısız isyan girişiminde bulundu. Bunların pek azı başarıya ulaştı. Ama her bir isyan, insanlara boyun eğdirmenin bir sınırının olduğunu bir kez daha gösterdi. İsyanların büyük çoğunluğunun yenilgiyle ya da başarısızlıkla sonuçlanmış olması, insanlık tarihinde bir yerlerinin bulunmadığı anlamına gelmiyor. Aksine, ezenler, ezilenlerin isyan etme potansiyelini her zaman hesaba katmak zorunda kaldı. Bugün evrensel kabul edilen insan haklarının her birinin ardında, binlerce yıldır gerçekleştirilen isyanlar var.
Diğer yandan, egemen sınıflara karşı yürütülen mücadelelerin tümü, yenilgi ya da başarısızlıkla sonuçlanmadı. Bunlardan bazıları, toplumsal düzen değişiklikleri yoluyla, daha kalıcı bazı kazanımlara yol açtı.

Devamı…21. Yüzyılda Marksizm ve Sosyalizm: Karl Marx’in İlk Devrim Modeli – Erkin Özalp

Karl Marx ve Friedrich Engels’in Kaleminden Thomas More ve En Önemli Eseri Ütopya

Eserleri, görüşleri ve yaşam tarzıyla Kral’a ters düşen Thomas More, 6 Temmuz 1535′te “Kötü bir amaç uğruna haince ve şeytanca davranmak” suçuyla idama mahkum edilerek kafası kesildi. İbreti alem için Londra Köprüsü’den halka teşhir edildi. İdam edileceği kendine bildirildiğinde her zamanki güler yüzüyle; “Krala gönlüm borçlu kaldı. Bu berbat dünyanın acılarından beni böyle çabuk kurtarma yüceliği gösterdiği için.” dedi. Ardından More bir şölene gider gibi giyindi. Celladı yanına geldiğinde ona bir altın lira hediye verdi. Cellat geleneklere uyarak diz çöküp onu bağışlamasını dileyince celladı ayağa kaldırıp öptü. Başını kütüğün üstüne koydu.

Devamı…Karl Marx ve Friedrich Engels’in Kaleminden Thomas More ve En Önemli Eseri Ütopya

Karl Marx ve Friedrich Engels’in kaleminden William Shakespeare

BİR
İngiliz tragedyasının bir tekilliği olan ve Fransız duygularına pek itici geldiği için Voltaire’in sarhoş bir yabanıl dediği Shakespeare,[126] yüce ile aşağılığın, korkunç ile gülüncün, kahramanca ile parodinin kendine özgü karışımıdır. Ama Shakespeare bir kahramanlık dramasının önsözünü  söyleme görevini hiçbir zaman soytarıya bırakmaz. Bu buluşun hakkı koalisyon bakanlığınındır. Mylord Aberdeen, İngiliz soytarının değilse bile, hiç değilse İtalyan Pantaloon’un[127] rolüne çıktı. Bütün büyük tarihsel devinimler, yüzeyde kalan gözlemciye, sonunda yatışıp fars olmuş ya da hiç değilse bayağılık olmuş gibi görünür. Ama bununla başlamak yalnız Rusya’yla Savaş[128] adı verilen tragedyaya özgü bir durumdur. Cuma akşamı bakanlığın resmi bildirisine yanıt olarak bakanlığın verdiği söylevin anında tartışılıp oybirliğiyle benimsendiği her iki Parlamento Kamarasında bu tragedyanın önsözü ezberden okundu ve dün öğleden sonra, Buckingham sarayında tahtında oturan kraliçeye sunuldu.

Devamı…Karl Marx ve Friedrich Engels’in kaleminden William Shakespeare