“Ölüm, sona erdiremez öyküyü…” Ernest Hemingway – Tomris Uyar

Ernest Hemingway, 1961 yılında bir sabah vakti intihar etti. 1954’te Nobel Yazın Ödülü’nü, 1953’te de Pulitzer Ödülü’nü kazanmıştı. Çalkantılı yaşamı süresince boksörlük, futbolculuk, Birinci Dünya Savaşı sırasında İtalya Cephesi’nde, sonraları, İspanya İç Savaşı’nda, İkinci Dünya Savaşı’nda savaş muhabirliği yapmıştı.

Devamı…“Ölüm, sona erdiremez öyküyü…” Ernest Hemingway – Tomris Uyar

Beyaz Fillere Benzeyen Tepeler – Ernest Hemingway

Ernest HemingwayEbro vadisinin karşısındaki tepeler uçsuz bucaksız ve bembeyazdı, ne ağaç, ne de gölge vardı ve tren istasyonu iki demir yolu hattının ortasındaydı. İstasyonun karşısındaki bina sıcak bir gölge veriyordu, sinekler girmesin diye barın kapısına bambulardan yapılmış boncuklu sinekliklerden asılmıştı.
Amerikalı adam ile yanındaki kız binanın dışındaki gölgeliğe oturmuşlardı, hava çok sıcaktı ve Barselona’dan gelecek olan expres trene daha 40 dakika vardı. Bu istasyonda iki dakika durup, Madrit’e gidecekti. Kız ‘ne içsek?’ diye sordu. Şapkasını çıkartıp, masanın üzerine koymuştu.
Adam”bayağı sıcak” dedi.

Devamı…Beyaz Fillere Benzeyen Tepeler – Ernest Hemingway

Savaşlar ve Devrimler Döneminde Bir Yazar: Ernest Hemingway – Ekin Akçay

Ernest Hemingwayİnsanlık tarihinin en önemli sanat eserleri tarihin dönüm noktaları denebilecek tarihsel zaman dilimlerinde ortaya çıkmıştır. Fransız devriminin ya da Rus devriminin peşi sıra çıkan eserler halen dünyada onlarca dilde milyonlarca insan tarafından okunmakta/izlenmektedir. Emperyalist savaşlar, devrimler ve karşı devrimlerin yüzyılı olan 20. asır bu anlamda en verimli dönemdir. Nice akımlar, yazarlar, şairler ortaya çıkmış; bir o kadarı da dünyanın dinamikliği karşısında kalıcı değerleri yaratamadıklarından yok olup gitmiştir.

Devamı…Savaşlar ve Devrimler Döneminde Bir Yazar: Ernest Hemingway – Ekin Akçay

Ünlü Yazarların Ayrılık Mektupları: “Bir gün beni affedebilecek misin acaba?”

Simone de BeauvoirSimone de Beauvoir, Algren’le 1947 yılında Chicago’da tanıştı ve ikili birkaç sene boyunca uzaktan da olsa ilişkilerini sürdürmeyi başardılar. Ancak Algren için mesafe büyük sorundu, De Beauvoir’ı daha sık görmek istiyordu. Simone de Beauvair bu mektubu, sevgilisini görmek için gittiği Paris gezisi dönüşünde kaleme almış, Nelson Algren’in ona ne kadar soğuk ve çekingen davrandığını fark ettikten sonra.
Soğuk öfkeden çok kuru bir üzüntü duyuyorum, şu zamana dek gözlerim dahi ıslanmadı, kupkuru. Ancak kalbim, yumuşak, bir muhallebi kıvamında.
(….)

Devamı…Ünlü Yazarların Ayrılık Mektupları: “Bir gün beni affedebilecek misin acaba?”

Dünyanın En Nazik Ulusu ya da Fransız Nezaketi Efsanesi – Ernest Hemingway

Ernest HemingwayParis otobüste bir hanıma yer vermek için kalkıyorsunuz, bıyıklı bir Fransız, açıkgözlük edip hemen atılıyor ve kalktığınız yere çöküveriyor. Bir şey söylemeye kalkışacak olursanız, bu sefer yüzünüze karsı gürlüyor: «Haydi bakalım, sıkıysa kaldır at beni yerimden. Sıkıysa at, haydi! Hele bir parmağını değdir üzerime, alimallah polis gelmeden alırım tozunu!»
Gerçekten de durumu sağlamdır adamın. ‘Tahrik’ ne olursa olsun, bir yabancı Fransa’da sinirlerine hakim olmalıdır. Fransızlar aralarında sık sık kapışırlar, fakat bu kapışma daha çok karşılıklı sövüp sayma seklindedir. Adama parmağınızın ucuyla dokunacak olsanız, şartlar ne olursa olsun, saldırgan sayılırsınız ve altı ay yatmak üzere hapishaneyi boylarsınız.

Devamı…Dünyanın En Nazik Ulusu ya da Fransız Nezaketi Efsanesi – Ernest Hemingway

Amerikalı Yazar ve Gazeteci Ernest Hemingway’ın Kaleminden 1922 İşgal İstanbul’u

Ernest HemingwaySABAH uyanıp da Haliç üzerine çökmüs sisten incecik ve tertemiz baslarını uzatan minareleri görüp bir Rus operasındaki aryayı hatırlatan müezzinin, dokunaklı sesiyle müminleri yalvarırcasına duaya çağırdığını duyduğunuzda Doğu’nun sihrine eriyorsunuz.
Pencere camında yansıyan görüntünüze bakınca, sizi dün gece keşfeden sineklerin ısırıp kızarttığı yerleri görüyor ve kendinizi tam tamına Doğu’da buluyorsunuz. Pierre Loti’nin hikâyelerindeki Doğu’yla, günlük yaşantının Doğu’su arasında gerçekten mutlu bir orta yol bulunabilir. Ama bunu ancak göz kapakları yarı aralıkla bakan biri görebilir. Ayrıca yediklerine aldırmaması, sinek sokmalarına dayanıklı olması şartıyla, tabii.

Devamı…Amerikalı Yazar ve Gazeteci Ernest Hemingway’ın Kaleminden 1922 İşgal İstanbul’u

“Birbirimizi anlamıyormuş gibi yapmakta bir yarar yok” Denizin Değiştirdiği – Ernest Hemingway

Ernest Hemingway“Peki,” dedi adam. “Ne oldu?”
“Hayır,” dedi kız, “anlatamam.”
“Yani anlatmak istemiyorsun.”
“Anlatamam,” dedi kız. “Anlatamam diyorum.”
“Yani anlatmak istemiyorsun.”
“Peki,” dedi kız. “Nasıl istersen öyle düşün.”
“Nasıl istersem öyle düşünmüyorum. Keşke düşünebilsem.” , “Düşünüyorsun ne zamandır,” dedi kız.
Erkendi; kahvede barmen üe köşedeki bir masada oturan bu iki müşteriden başka kimse yoktu. Yaz sonuydu; ikisi de iyice yanmışlardı; Paris’e yeni geldikleri belliydi. Kızın üstünde ince bir tweed giysi vardı; pürüzsüz derisi kahverengiydi, kırmızımsı bir kahverengi; kısa kesilmiş sarı saçlarının alnından arkaya doğru gidişi pekgüzeldi. Adam ona baktı.

Devamı…“Birbirimizi anlamıyormuş gibi yapmakta bir yarar yok” Denizin Değiştirdiği – Ernest Hemingway

Dünya Edebiyatından Öyküler | Temiz, İyi Aydınlatılmış Bir Yer – Ernest Hemingway

Epey geç olmuştu ve ağacın yaprakları elektrik ışığını kapattığından gölgede kalmış yaşlı adam haricinde, kafedeki herkes gitmişti. Sokak gündüz toztopraktı ama gecenin nemi tozları götürmüştü ve yaşlı adam geç saatlere kadar oturmayı seviyordu çünkü sağırdı ve geceleyin etraf sessizleştiğinden farkı hissediyordu. İçerideki iki garson yaşlı adamın biraz sarhoş olduğunu biliyordu ve iyi bir müşteri olmasına rağmen çok sarhoş olursa parayı ödemeden gideceğini bildiklerinden gözlerini adamdan ayırmıyorlardı.

Devamı…Dünya Edebiyatından Öyküler | Temiz, İyi Aydınlatılmış Bir Yer – Ernest Hemingway

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org