Nasıl Müslüman Olduk? | İslami Yayılmanın Maddi Koşulları ve Dinsel Mantığı – Erdoğan Aydın

Erdoğan AydınGöçebe yaşamı bırakıp yerleşik yaşama geçmiş ve ticaretle uğraşmakta olan Araplar arasında kısa zamanda egemenlik sağlayan İslamiyet, göçebe Araplar arasında aynı etkinlikle benimsenmeyecekti.
Kısa zamanda Arap Yarımadası’nın iki temel ekonomik ve kültürel merkezinde egemen olmasından dolayı her ne kadar ona tâbi olmuş görünseler de, göçebe Arapların (Bedevilerin) İslamiyet’le olan bağları pamuk ipliğinden farksızdı.
İşte bu pamuk ipliği Hz. Muhammed’in ölümünün (632) hemen akabinde kopuyordu. Özellikle Bedevi Araplar, kendi içlerinden çıkacak yeni peygamberlere inandıklarını açıklayıp onların etrafında toplanmaya başlayacaklardı.

Devamı…Nasıl Müslüman Olduk? | İslami Yayılmanın Maddi Koşulları ve Dinsel Mantığı – Erdoğan Aydın

Ne ezmeye kâdir ne çözmeye niyetli bir Master Plan – Erdoğan Aydın

erdogan aydınBaşbakan Davutoğlu’nun, Cuma namazı öncesine sıkıştırdığı “Master Eylem Planı”, demokrasi, hukuk ve çözüm gereksinimleri açısından bir felaket habercisi gibi.
Karşımızda su götürmez açıklıkta bir ulusal sorun mevcut ve bu gerçeklik, öncekilerden ayrımla AKP iktidarınca kabullenilmişken, karşımıza çıkan “Plan”, tüm bunları unutmuş görünüyor. Eski güvenlikçilerin açıklığıyla savunulamadığından, “Planın” sunumu, kendi başlıklarının anlatımını aşan bir zaman boyunca, Mardin’e yapılan güzellemelerle ve tabii emperyal bir İslamcı vizyonun göz bağlama söylemiyle geçti. “İslam medeniyeti”, “Kut’ül Amare’nin yüzüncü yılı”, “Sykes-Picot Anlaşması”, “Haçlılar”, “Moğollar”, “Napolyon”, “sömürgeciler”, “Selahattin Eyyubi”,

Devamı…Ne ezmeye kâdir ne çözmeye niyetli bir Master Plan – Erdoğan Aydın

Söz konusu olan vatan mı gerçekten? – Erdoğan Aydın

erdogan aydınİttihatçı muktedirlerden Cemal Paşa, “bizim biricik amacımız, Umumi Harp sayesinde içteki bağımsızlığımıza darbe niteliği taşıyan tüm dayatmalardan kendimizi kurtarmaktı” diye yazıyordu Hatıralar’ında.
Kastettiği şey, mecburen kabul ettikleri 8 Şubat 1914 tarihli Ermeni Reform Anlaşmasını, dünya savaşı sayesinde uygulamaktan kurtulmaktı.
Osmanlının aynı zamanda Ermenilerin de yurdu olduğunu bir türlü hazmedemeyen devlet aklı, Abdülhamit despotizmini demokrasi vaadiyle devirmiş İttihatçıları da belirler hale gelmişti. Bunun bedeli ise, Turan hayalleri yanı sıra Ermenileri de ortadan kaldırma fırsatı yaratacağından memleketi savaşa sürüklemek olacaktı.

Devamı…Söz konusu olan vatan mı gerçekten? – Erdoğan Aydın

Erdoğan Aydın: AKP’ye oy verenlerin yarısı da dâhil toplumun yüzde 70’i yolsuzluğa inanıyor

ERDOGAN AYDIN / FOTOGRAF MUHSIN AKGUN RADIKALNeyi ölçüt alacağımıza bağlı olarak tersi yorumlar da yapılabilir elbette; ama tarihin kaydettiği en büyük yolsuzluğun ağır gölgesine ve bunu tamamlayan görülmemiş hukuksuzluklara rağmen 30 Mart seçim sonuçları Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) için bir zafer değeri taşıyor.
Ancak demokratik meşruiyetin, uluslararası desteklerin, geleceği kontrol olanağının kaybedilmesi pahasına elde edilen, deyim uygunsa yenilmekten farksız bir Pirus zafer bu.
Açık ki hiçbir seçim zaferi, doğrudan hükümeti ve başbakanı kapsayan bu denli ağır yolsuzluk iddiaları ve hukuk ihlallerini örtmeye yetmez.
Üstelik yaratılmaya çalışılan illüzyonun aksine, burjuva demokrasisinin de sadece seçim kazanmaya indirgenemeyeceği bir dünyada yaşıyoruz. Nitekim AKP’nin bu zaferi, öncekilerin aksine NATO ve Avrupa Birliği (AB) müttefiklerinin hiçbiri tarafından kutlanmadı.

Devamı…Erdoğan Aydın: AKP’ye oy verenlerin yarısı da dâhil toplumun yüzde 70’i yolsuzluğa inanıyor

Fatih ve Fetih Mitler ve Gerçekler | Fetih’te gemiler nereden geldi – Erdoğan Aydın

Her İstanbul’un fethi yıldönümünde, tekerlek monte edilmiş bir “kadırga” karikatürünün asfalt yolda Belediye işçilerine çektirilmesi mizanseni yaşarız. Genellikle aksiliklerle ve komik görüntülerle gölgelenen, ama yine de ıslarla yinelenen bu gösteriden amaç, Fatih’in 72 gemiyi bir gecede karadan geçirdiği efsanesini kamuoyuna maletmektir. Ne ki tarihsel gerçeklikte yeri olmayan bir gösteriydi yinelenen.
Hikayeyi anlatan kaynaklar, II. Mehmet’in, 20 Nisan’daki deniz yenilgisinin öfkesiyle karadan gemi geçirmeye karar verdiğini ve bu çerçevede 2 gecede 72 kadırgayı Tophane (veya Beşiktaş, veya Dolmabahçe)’den, Kasımpaşa’ya indirdiğini iddia edecektir. Ne ki söz konusu gemilerin karadan geçirildiğini kanıtlayan somut bilgiler yoktur.

Devamı…Fatih ve Fetih Mitler ve Gerçekler | Fetih’te gemiler nereden geldi – Erdoğan Aydın

İslamlaşmanın, Türkler Üzerindeki Kültürel Etkileri, Müslümanlaşmak Türk toplumunu Nasıl Etkiledi?

Kolaylıkla yanıtlanabilen bir soru değil bu. Ancak şu ana kadarki irdelemelerimiz ve diğer bilgilerimiz ışığında soruya çok da olumlu yanıtlar vermek mümkün görünmemektedir.
Esasen salt İslamiyet’in ve salt onun Türk toplumuna etkileri sorunu da değildir bu. Tarihsel olarak insanlığın belli bir gelişim düzeyine tekabül eden dinler, genel olarak insanlığın bilimsel ve entelektüel gelişimi, evrensel kardeşliği, demokratik hoşgörü ortamı, eşitlik ve özgürlük başta olmak üzere temel insan haklarının gerçeklik kazanması açılarından önemli oranlarda engelleyici bir işlev görmüşlerdir. Dinler ile insanlığın gelişimi arasındaki ilişkiye değgin bilimsel gözlem, hu gerçeğin büyük bir açıklıkla görülmesini sağlar.

Devamı…İslamlaşmanın, Türkler Üzerindeki Kültürel Etkileri, Müslümanlaşmak Türk toplumunu Nasıl Etkiledi?

Yayılmacılığın Başlangıcı ve Kürtlerin Müslümanlaştırılması – Erdoğan Aydın

Önemli Arap tarihçilerinden Belazuri, bu İslami yayılmaya sürecinin bütünü açısından Kürt coğrafyasında ciddi bir direnişten söz eder. Bu sürecin başlangıç dönemindeki komutanlardan Utba ibn Farkad, “Kürtlere karşı savaşmış, pek çoğunu öldürmüş ve Ömer’e Azerbaycan’a kadar olan bölgeyi fethettiğini bildirmiştir”; ancak göreceğimiz gibi fethin halka içselleştirilmesi için, sonraki yüzyıllara yayılacak daha pek çok direnişin göğüslenmesi ve ezilmesi gerekecektir. Samgan, Darabad gibi barışçıl yollarla ele geçirilen, yani kendisi teslim olan yerler de dahil halk, şeriatın Müslüman olmayanlara kelle vergisi uygulaması nedeniyle haraca bağlanıp psikolojik olarak aşağılanacaktır. Nitekim “İbni Haldun, Utba ibn Farkad’ın Kürtleri kırıp, halkı haraç ödemek zorunda bıraktığını”[13] saptar.

Devamı…Yayılmacılığın Başlangıcı ve Kürtlerin Müslümanlaştırılması – Erdoğan Aydın