İnsanın seçme yetisine elverişli durumlar – Charles Darwin

Güvercinler eşlerine ömür boyu bağlı kalır ve bu, yetiştiriciler için büyük kolaylıktır, çünkü aynı güvercinlikte birçok ırkın bozulmadan kalmasını ve iyileştirilmesini sağlar; bu olgu, yeni ırkların türetilmesini de büyük ölçüde kolaylaştırır. Güvercinlerin çok çabuk ve çok sayıda üretilebildiğini, kötü kuşların hiç kaygısız ayıklanabildiğini, kesilip yendiğini de eklemeliyim.

Devamı…İnsanın seçme yetisine elverişli durumlar – Charles Darwin

İlahiyat Bölümü’nde Bir Doğabilimci: Charles Darwin’in Çocukluk Yılları – Batuhan Kav

DarwinBizim için bazı kişiler birer “dahi”dir. Yaptıkları işleri görürüz ama nasıl yaptıklarını, ne şekilde düşündüklerini, bu işleri nasıl ortaya çıkardıklarını pek anlayamayız; birer kapalı kutudurlar bizim için. Öte yandan eminim ki, bu kişilerin dehalarını ve nasıl yaptıklarını anlamak için çok büyük bir istek duyarız. Elbette, kolay karşılanabilecek bir istek değil bu. Yıllardır süregelen psikolojik, sinirsel, toplumsal ve kalıtsal araştırmalara rağmen henüz dehanın oluşumunu açıklamaktan aciziz. Ama belki de bu dahilerin hayatlarının pek azımızın bildiği çocukluk yıllarına giderek, dahilerin yaratıcı süreçlerinin nasıl başladığına dair biraz fikrimiz olabilir.

Devamı…İlahiyat Bölümü’nde Bir Doğabilimci: Charles Darwin’in Çocukluk Yılları – Batuhan Kav

İnsanlık tarihi il ilgili en çok merak edilen 10 soruyu uzmanlar cevapladı

ABD’de yayımlanan New Scientist dergisi, insanlıkla ilgili merak edilen en önemli 10 soruyu konunun uzmanlarına danışarak yanıtladı.  İnsanların iki ayak üzerinde yürümesinden beynin büyüklüğüne, dünya üzerine nasıl yayıldığımızdan dillere kadar gizemini koruyan birçok soruya bilim adamları yanıt verdi.

İşte insanların kürklerini neden kaybettiğinden, neden iki ayak üzerinde yüründüğüne dair ilginç birçok sorunun ayrıntılı cevapları:

Neden şempanzelerden farklıyız?
Şempanzeler ile insanların genetik kod zincirleri yanyana koyulduğunda aradaki fark sadece yüzde 1.5’dir. Ancak bu yüzde 1’lik oran bile genlerdeki 30 milyon farklı mutasyona işaret eder. Örneğin insanlarda, FOXP2 adlı genin ürettiği bir protein konuşmayı sağlar. Şempanzelerde bu protein üretilmez. Yale Üniversitesi’nden Profesör James Noonan, genlerin dizilme biçimlerinin de insanlarla şempanzeler arasında büyük farklar doğurduğuna dikkat çekiyor.

Devamı…İnsanlık tarihi il ilgili en çok merak edilen 10 soruyu uzmanlar cevapladı

İnsanla Hayvan Arasında Psikolojik Benzerlik ve Darwin’in Yanılgısı – Cemal Yıldırım

İnsanlar, diğer canlılardan ayrı olduklarına en çok ruhsal (zihinsel ve moral) yetileri bakımından inanmışlardır. Gerçekten canlılar arasında yalnız insanın, biyolojik donanımı dışında kültür ve uygarlık araçları oluşturarak, yaşamını daha zengin ve anlamlı kıldığı görülmektedir. Ancak bu, insanla hayvanın tümüyle birbirinden ayrı iki dünya olduğu demek değildir. İnsanlara üstünlük sağlayan zihinsel yetiler bakımından bile aradaki fark kesin değildir; bir derece farkıdır. İncelemeler insanın çoğu kez kendisine özgü saydığı birçok psikolojik özelliklerin (örneğin, duyumsama, sevme, sezme, düşünme, problem çözme, hatırlama, dikkat etme, araştırma, örnek alma, öykünme, vb.) değişik derece ve biçimlerde hayvanlarda da varolduğunu göstermektedir. Kimi düşünürlerin insana özgü saydığı simge oluşturup kullanma yeteneğinin bile, ilkel biçimlerde de olsa, gelişmişlikte ileri bazı hayvanlarda (örneğin, şempanzelerde) izleri gösterilebilir.

Devamı…İnsanla Hayvan Arasında Psikolojik Benzerlik ve Darwin’in Yanılgısı – Cemal Yıldırım

Düşünce Tarihinde Charles Darwin’in Yeri – Benjamin Farrington

Evrim geniş anlamda üç aşama içermektedir: İnorganik, organik ve insan. İlk aşamada yürürlükte olan yalnızca fizik-kimya yasalarıdır. Uydumuz ay bunun iyi bir örneğidir: Cansız bir yörüngede salt bir devinim.
Sonra, günümüzden yaklaşık iki milyar yıl önce şimdi “dünyamız” dediğimiz yeryüzünde organik aşama başlar. Bu aşamada biyolojik yasalar geçerlidir. Bildiğimiz kadarıyla bitki ve hayvanlardan oluşan bu aşamanın dünyamız dışında izlerine henüz rastlanmamıştır. İnsan öncesi bu dönemde arzın durumunu fosiller üzerindeki incelemelerden öğrenebiliyoruz. Doğanın ileriki kuşaklar için geçmişe ait bazı özellikleri koruma yoluna gittiği anlaşılıyor.
İnsanın ortaya çıktığı üçüncü aşama ne zaman başlamıştır? Araç yapan insana ilişkin izler iki milyon yıl gerilere uzanmaktadır. “Homo sapiens” denen bildiğimiz insanın ise aşağı yukarı otuz bin yıllık geçmişi olduğu söylenebilir, insanın çevresine egemen konumuna gelişi ise on bin yıllık bir geçmişe dayanmaktadır. Canlıların ortaya çıkmasıyla sayısız form ve türlerde deniz, kara ve havada dünyanın her yanına yayılıp serpilmesi hayret verici bir olaydır. Aynı olay insanda daha belirgin olarak göze çarpmaktadır.

Devamı…Düşünce Tarihinde Charles Darwin’in Yeri – Benjamin Farrington

Yüzyıl Düşün Dünyasında Charles Darwin – Bertrand Russell

19. yy düşüncesinde iki önemli etken vardır: Bilim ve teknoloji. Marxizm teknolojinin yol açtığı sorunlardan kaynaklanan, Darwinizm bilimin jeoloji, paleontoloji ve antropoloji gibi yeni alanlara yönelmesinden esinlenen öğretilerdir.
Her büyük bilim adamı, yaşadığı dönemi kimliğinde yansıttığı gibi o döneme damgasını da vurur. Galileo ile Newton 17. yüzyıl için ne idilerse, Darwin de kendi yüzyılı için oydu.
Darwin’in evrim kuramında iki boyut ayırt edilebilir. Birincisi değişik canlı türlerin ortak bir kökten uzun zaman alan yavaş bir gelişmeyle oluştuğu düşüncesidir. Şimdi genellikle benimsenmiş olan bu düşünce aslında yeni değildi. Daha önce, Lamarck ve Darwin’in dedesi Erasmus Darwin aynı görüşü ileri sürmüşlerdi. Hatta düşüncenin kaynağının daha gerilere, Egeli filozof Anaximander’e (İ.Ö. 6. yy) uzandığı söylenebilir. Darwin’in yaptığı söz konusu düşünceyi çok sayıda olgusal verilerle belgelemiş olmasıdır. Kuramın ikinci boyutuna gelince, bu Darwin’in evrim olayına getirdiği nedensel açıklamayı içermektedir. Böylece, evrim hem popüler bir konu niteliğini hem de bilimsel saygınlık gücünü kazanır.

Devamı…Yüzyıl Düşün Dünyasında Charles Darwin – Bertrand Russell

Bir papazının oğlu olan, papazlık eğitimi alan Pavlov ve koşullanma deneyleri – Deniz Serindağ

Herşey  Pavlov’un, birgün elinde boş bir yemek kabı ile laboratuara girmesi sonrasında kapta yemek olmamasına karşın köpeğin yemek varmış gibi heyecanlandığını ve bol miktarda salya salgıladığını görmesiyle başlar. Sonrasında durum üzerinde düşünmeye dalan Pavlov, bu olayın kendisine dünya üzerinde ün sağlayacak ve bütün yaşamını tamamen değiştirecek olmasından habersiz olarak ”tepkisel koşullanma”nın ilk deneyleri için kolları sıvar…
1915 yılında patlak veren savaş nedeniyle laboratuarda birlikte çalıştığı kişiler birer birer cepheye gider.  1. Dünya Savaşı ve iç savaş yıllarında açlıktan ve tifüs salgınından  ölenlerin toplamı 20 milyon bulur. Ülkenin sanayisi ve tarımı çöker, iyi eğitim görmüş insanların birçoğu ülkeden kaçarken  Pavlov,  1920’de ümitsizlik içinde Lenin’e bir mektup yazar. Mektubunda ”Yaşayacak fazla zamanım kalmadı. Sekizinci on yılıma girdim, fakat beynim hala düzgün çalışıyor ve koşullu refleksler üzerine yıllar alan çalışmamı tamamlamak istiyorum.” der.

Devamı…Bir papazının oğlu olan, papazlık eğitimi alan Pavlov ve koşullanma deneyleri – Deniz Serindağ