“Ne bekliyordunuz ki?” Devletleşen AKP, değişmeyen devlet

tayip erdoganZor zamanlardan geçiyoruz. Sadece sosyal medyada değil, anaakım medyada da bir telaş, belirsizlik ve şaşkınlık var. Sokak, zaten, alabildiğine hareketli, karmaşık ve kafa karıştırıcı. Takvim yapraklarında çeşitli tarihleri belirleyip kilitleniyoruz: Berkin Elvan’ın içimizi titreten cenazesi, Başbakan Erdoğan’ın nefret saçtığı konuşmaları, Fethullah Gülen’in bedduaları, art arda sökün eden “tape”ler ve tabii ki 30 Mart seçimleri… Hayatımız, ki izin verirseniz buna Türkiye gündemine kilitlenip kalmış bizim gibi diaspora sakinlerini de ekleyelim, daimî bir olağanüstü halde, hiç olmadığı kadar hızlı ve yorucu biçimde akıyor. Geçen gün gördüğümüz bir tweet şöyle diyordu: “Artık direnmek değil, yaşamak istiyorum.”

Devamı…“Ne bekliyordunuz ki?” Devletleşen AKP, değişmeyen devlet

Hanefi Avcı anlatıyor: Cemaat Nasıl Yönetiyor, Kimler Yönetiyor?

Hanefi AvcıEmniyet teşkilatındaki örgütlenme nasıldı, yani cemaat Emniyeti nasıl yönetiyor, görevleri nasıl etkiliyordu? Emniyet hiyerarşik bir teşkilattı, teşkilat içinde ikinci bir cemaat teşkilatı nasıl yapılanıyordu? Yıllarca amir ve müdürlük görevlerinde bulunan kişiler kendilerinin dışında birinden nasıl emir alıyor? İddialar doğru ise onlardan fırça bile yiyor, bir şey diyemiyorlardı?  Cemaatin geçmiş yıllardan başlayarak teşkilatta nasıl elaman temin ettiği, nasıl yapılandığı belki uzun araştırma ve incelemelerin konusu olsa da ben su andaki örgütün nasıl yapılandığını, idare edildiğini bir nebze olsun göstermek istiyorum. Bunun için öncelikle bu konudaki belgelere bakmak gerekiyor. Maalesef bu konuda çok fazla belge yok ama yine de bulunan belgeler mevcut durumu belli oranda anlamamızı sağlıyor.

Devamı…Hanefi Avcı anlatıyor: Cemaat Nasıl Yönetiyor, Kimler Yönetiyor?

F. Başkaya-G. Zileli Söyleşi: “Bu Yalnız Hegemonya Krizi Değil, Aynı Zamanda Bir Meşruiyet Krizidir”

başkaya zileli
“Dış destek eksildi. Bir kere kuşun boynu koptu mu yapıştırmak mümkün değildir. İster ABD, ister AB olsun, AKP dışında bir seçenekten yana olacaklardır… Mevcut olanla yola devam etmek isteyeceklerini sanmam.”

Devamı…F. Başkaya-G. Zileli Söyleşi: “Bu Yalnız Hegemonya Krizi Değil, Aynı Zamanda Bir Meşruiyet Krizidir”

“Nasıl bir maneviyat peki bu? Ne medeniyeti?” AKP, Cemaat, Dershane, Kız-Erkek – Tanıl Bora

kadın-erkekTürkçü ırkçılığın ve ‘otantik’ Türk faşizminin fikrî önderi Nihal Atsız, kızlarla erkeklerin ayrı okuması (kadın öğretmenlerin de erkek talebeden uzak tutulması) procesini ortaya atmıştı. Onun meselesi, erkeklerin kızlarla temas yüzünden yumuşaklaşmasına ve Atsız’ın hayatın anlamı saydığı savaşçı güdülerinin zayıflamasına engel olmaktı. Erkeğin ‘özünü’ hakimiyet güdüsünde gören bu maçizm, faşizmle eklemlenmekten çıkmış ve sosyal Darwinist radikalizminden soyunmuş olarak, 1990’larda Anglosakson dünyasında da ortaya çıkmıştı.

Devamı…“Nasıl bir maneviyat peki bu? Ne medeniyeti?” AKP, Cemaat, Dershane, Kız-Erkek – Tanıl Bora

Nuray Mert: Yeni Türkiye’nin Şark Ekspresi’nde siyaseti de sona geldi

Gülen ve Erdoğan
Geldiğimiz noktaya; bir büyük arınma süreci diye bakmak da mümkün değil. Şimdilerde yaşadığımız, daha ziyade; Agatha Christie’nin ünlü romanı ‘Şark Ekspresinde Cinayet’ ortamı gibi. Bizimki de, Şark Ekspresinde Siyaset! Sonuçta, kendi tabanı dışında birçok çevreyi, baskılamış/ bastırmış veya küstürmüş/incitmiş, yok saymış bir iktidara karşı olan herkes için bir bıçak darbesi vurma imkânı oluştu.

Devamı…Nuray Mert: Yeni Türkiye’nin Şark Ekspresi’nde siyaseti de sona geldi

Fikret Başkaya: “Bütünüyle mafyalaşmış, çeteleşmiş bir devlet söz konusu”

Fikret-Başkaya“Kapitalizm yasal mafya, mafya da yasa dışı kapitalizmdir”*

İnsanlar ne yazık ki, sorulması gereken soruyu soracak yüksekliğe pek çıkamıyor. Bir adam nasıl olmuş da, ne yapmış da 72 milyar dolar servete sahip olmuş sorusunu sorana rastladınız mı? Akıllı-becerikli-işbitirici bir “iş adamının” bir öğleden sonra servetini 6 milyar dolar artırmasını dert edene rastladınız mı? Bu soruyu sormayan bir insan, bir yurttaş olur mu? Bu bir skandal değil midir? 2.5 milyar insanın yoksullukla cebelleştiği, 1.25 milyar insanın aşırı yoksulluk içinde yaşadığı, her 3 kişiden birinin asgari sağlık hizmetine ulaşamadığı, her 4 kişiden birinin elektrikten mahrum olduğu…

Devamı…Fikret Başkaya: “Bütünüyle mafyalaşmış, çeteleşmiş bir devlet söz konusu”

Ahmet Nesin: Siz Hakan Şükür’ü Çözemediyseniz Bu İşi Bırakın…

Ahmet Nesin

AKP genel başkan yardımcısı Mehmet Ali Şahin daha iyi anlamış bu durumu, Şükür’ün istifasını “Ben emrettiler AKP’ye geldim, şimdi emrettiler ayrıldım, demektir…” diye açıklamış. Yüzde ellisi doğru, Gülen Hakan Şükür’e vekil olmasını emretmiştir ama birine daha emretmiştir, Erdoğan’a da “Bu adamımı seçin…” diye emretmiştir. O yüzden Erdoğan daha bu sorunu öğrenememiş, Hakan Şükür ve onun gibiler AKP’li olarak değil Gülenci olarak seçildiler. Bütün kavga da buraya dayanıyor, sonraki seçimde Gülen daha çok Şükür isterken, Erdoğan hiç Şükür istemiyor. Sayı da 150, bunu daha önce yazmıştım ama kimse ciddiye almadığından bugün çıkmış “Aaaaaa kavga ediyorlar, ne ayıp…” diye şaşırıyorlar, ben de onlara şaşırıyorum.

Devamı…Ahmet Nesin: Siz Hakan Şükür’ü Çözemediyseniz Bu İşi Bırakın…

Fikret Başkaya: Bunlara dersane değil, testhane demek gerçeğe daha uygun düşüyor

Fikret-BaşkayaBir zamanlar kent merkezlerinin her sokağında dersane açılıyordu. Şimdilerde de her mahallede bir özel üniversite açılıyor

Aslında asıl söz konusu olan, dersanelerin kapatılmasından çok, eğitimin özelleştirilmesinde yeni bir eşiğin aşılmasıdır. Amaç büyük sermayeye yeni değerlenme, sömürü ve yağma fırsatları sunmaktan ibaret. Bir kamu hizmeti ve bir hak olması gereken eğitim tipik bir kapitalist etkinlik alanı haline getirilmek isteniyor… Böylece, zaten özelleştirmede hayli yol alınmış olan eğitim alanı bütünüyle sermayenin etkinlik alanı haline getirilecek. 

Devamı…Fikret Başkaya: Bunlara dersane değil, testhane demek gerçeğe daha uygun düşüyor

Ahmet Nesin: Cemaat Desteğini Çekti 2013 Son Senen Erdoğan…

Ahmet NesinBabamların kuşak şanslıymış esasında, sadece tek bir derin devlet varmış. Bizim gençliğimizde de sadece bir taneydi. Milliyetçi, anti-komünist bir derin devlet vardı. O derin devlet zaman ve işe göre ya ülkücüleri yada dincileri kullandı. Oysa şimdi 3 tane derin devlet var: Ergenekon dedikleri, daha çok milliyetçi ve Atatürkçü kesim (Bugüne kadar yapılan bütün darbelerden sorumlu derin devlet). İkinci grup Fetullahçıların bugüne değin yetiştirdiği daha çok emniyet ve adliye içindeki grup ki bütün gözaltı ve tutuklamalar, yargı onların elinde. Üçüncüsü de Erdoğan’ın kurmaya çalıştığı, esasında hiçbir temeli olmayan, sadece iktidara biat eden, zamanında Turgut Özal ve Tansu Çiller’in kurmaya çalıştığı gibi bir ekip. Bunun için de en önemli unsur diğerlerinde olduğu gibi MİT olmuştur.

Devamı…Ahmet Nesin: Cemaat Desteğini Çekti 2013 Son Senen Erdoğan…

Taraf, çarpık doğdu, yamuk öldü: Basın değil manipülasyon tarihine geçecek – Ragıp Duran

tarafBu gazete, çeşitli kesimlerden gelen talep ve sorulara rağmen, Fethullah Gülen Cemaati ile ilişkisi konusunda bir açıklama yapmaktan kaçındı. Şeffaflık ve dürüstlük yoksunluğu salt malî alanda değil, siyasal ve ideolojik düzlemde de sırıttı. Altı yıl boyunca bu gazetede Cemaat aleyhine bir tek satır, aleyhte bir haber, yorum, fotoğraf yayınlanmaması nasıl açıklanabilir? Keza Zaman ve bu gruba bağlı diğer yayın organlarında da Taraf aleyhinde bir tek satır yazı çıkmamış olması acaba tesadüf müdür? Çıkar kardeşliği, medeniyetler ittifakı, dinler arası hoşgörü, diyalog, empati filan falanla mı açıklayacağız bu ilişkiyi?

Devamı…Taraf, çarpık doğdu, yamuk öldü: Basın değil manipülasyon tarihine geçecek – Ragıp Duran

Martin Heidegger,’in Varlık ve Zaman’ında Saklı Olan Nazi İdeolojisi – Doğan Göçmen

Domenico Losurdo, Cemaat, Ölüm, Batı: Heidegger ve Savaş İdeolojisi başlıklı kitabında bize, Almanya’da Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında oluşan ve “savaş-ideolojisi” üst-kavramı altında topladığı bir kavramlar katalogu sunuyor.  Savaş ideolojisinin çıkış noktası, “1789 Düşüncesi”nin eleştirisi ve bunun karşısına “1914 Düşüncesi”nin konmasıdır. Aşağıda sergileyeceğimiz kavramların tümü “1914 Düşüncesi” çerçevesinde formüle edilmiştir ve hem Nazi-ideolojisinin temel taşlarını ve Varlık ve Zaman’ın üzerinde kurulu olduğu kavramlar silsilesini oluşturuyor.

Devamı…Martin Heidegger,’in Varlık ve Zaman’ında Saklı Olan Nazi İdeolojisi – Doğan Göçmen

Ömer Ağın: BDP’nin Oyları Yükseliyor, Cemaat Manevi Güçünü Yitiriyor

Kürt meselesinde Tayyip Erdoğan’ın giderek geleneksel devletçi tutuma yönelmesi, uygulanan baskılar, kitlesel tutuklamalar ve  psikolojik savaş Kürtler’den oy alan tek burjuva partisi olan  AKP’nin  taban kaybedip  oylarını  düşürürken  BDP’nin oylarını mı yükseltiyor? Legal alan daraldıkça gençler arasında “Dağa gidişler” artı mı, azaldı mı? Cemaat Kürt toplumu arasında ağırlığını neden kaybediyor? Devlet için psikolojik savaşın en önemli argümanı hala din mi? Hocalı katliamını protestoyla su yüzünen çıkan düzen destekli ırkçılığın temeli nereye dayanıyor? gibi sorulara yanıt arayan, “Alev, Duvar ve Tkp”, “Kürtler, Kemalizm ve Tkp” adlı iki kitabıyla tanıdığımız Ömer Ağın’ın ilgili yazısını aşağıdan okuyabilirsiniz.

Devamı…Ömer Ağın: BDP’nin Oyları Yükseliyor, Cemaat Manevi Güçünü Yitiriyor

Şike yasasından sonra Cemaat ile Tayyip Erdoğan arasındaki iktidar savaşı MİT üzerinden sürüyor…

Bunun adı ‘devlet krizi’dir…

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer‘in Anayasa kitapçığını kendisine doğru fırlatmasının ardından toplantıyı terk etmiş ve basının önüne çikmişti. Ecevit, “içeride” yaşananları anlattıktan sonra, iki kelimelik bir tanım yapmıştı. Ecevit‘e göre, olan bitenin adı “devlet krizi”ydi.
Ecevit hükümetinin yönetemediği ”devlet krizi” Türkiye’ye pahalıya mal oldu. Kriz sonrası yaşanan gelişmeler, iktidarın AKP‘ye teslim edilmesine yol açtı. Krizle başlayan tahribat, devletin tüm hücrelerine yayıldı.

Devamı…Şike yasasından sonra Cemaat ile Tayyip Erdoğan arasındaki iktidar savaşı MİT üzerinden sürüyor…

“Süreç AKP’yi bitirecek… Erdoğan’cıymış gibi görünenlerin de bu kadar bağırmaları bundan”

Benim yazılarıma başladığımdan beri yazdığım Erdoğan – Gülen tartışması son seçimden sonra artık iyice su yüzüne çıktı. Bitakım Libre-el-al yazarlarla olan sert tartışmalar, Erdoğan – Taraf Gazetesi kavgası, Gülerce’nin yazıları, dün Bugün Gazetesi’nde Gülay Göktürk’ün yazısı, Fehmi Koru, Hasan Cemal yazıları ve tartışmaları, hepsine toplu olarak baktığınızda “Birdenbire ne oldu bunlara?..” diyebiliyorsunuz. Oysa olan bişey yok, bu saydığım isimlerin hiçbiri esas olarak Erdoğan’ı desteklemediler, onlar Fethullah Gülen’i desteklediler, Gülen de AKP’yi desteklediği için bu ekip Erdoğan’ı destekler göründü.

FETHULLAH GÜLEN’İN BAŞBAKANINA HAZIR OLUN!.. – Ahmet Nesin

Devamı…“Süreç AKP’yi bitirecek… Erdoğan’cıymış gibi görünenlerin de bu kadar bağırmaları bundan”

Yıldırım Türker: AKP’nin şu anki savaş taktiği: Karşısında duran herkesin susturulması

AKP’nin savaşı
KCK tutuklamalarında sıranın Prof. Büşra Ersanlı’ya kadar gelip dayanmış olması, AKP hükümetinin muhalif sözü kökünden kurutup siyaset alanını bombardımana tutma gayretinin zirve noktasını oluşturuyor.
Büşra Ersanlı, BDP Anayasa Komisyonu’ndaydı ve 10 Ekim’de AKP heyetiyle görüşmüştü.
Ersanlı, sivil alanda sözü kıymetli, son zamanlarda dillere pelesenk olup içi boşaltılmış ‘aklıselim sahibi’ tanımlamasına fevkalade yakışan bir sosyal bilimcidir. Onu bir savaş taktikçisi olarak yutturmaya çalışanları tarihe havale etmek yetmez.
KCK tutuklamalarına karşı can havliyle haykırmak zorundayız. Yoksa eli kulağında, ölüm kazanacak.

Devamı…Yıldırım Türker: AKP’nin şu anki savaş taktiği: Karşısında duran herkesin susturulması

Derya Bengi’den Cemaatin düzenlediği Türkçe Olimpiyatları’na katılan çocuklara mektup

Fetullah Gülen cemaatin düzenlediği devlet destekli Türkçe Olimpiyatları’nın bu yıl dokuzuncusu yapıldı. Express Dergisi için 9. Türkçe Olimpiyatlarını izleyen Gazeteci/yazar Derya Bengi, Express’in son sayısında okuayabileceğiniz “Yad ellerin yarenleri” başlıklı bir yazı kaleme aldı.  Birde dünyanın dört bir yanındaki cemaat okullarından, Türkçe Olimpiyatları için Türkiye’ye gelen çocuklar için bir de mektup yazdı.  Sözlerine “Ne iyi olmuş, Türkçe öğrenmişsiniz. Ama sakın sizi sırf bu yüzden sevdiğimizi zannetmeyin.” diye başlayan Büke “Arkadaşlar, Türkiye’de Türkçeden başka dillerde var. Ahmet Büke adında bir yazar -belki bir gün kitaplarını okursunuz- bakın sizi televizyonda seyrederken twitter’da ne yazmış: “Burkina Faso’lu çocuk Türkçe şarkı söylüyor, çok güzel de, Berivan anadilinde eğitim alamıyor.” Berivan’ları en iyi siz anlarsınız. Çünkü Türkçe, onlar için, aynı sizinki gibi, okulda öğrendikleri bir yabancı dil.” diyerek insani olmayan bu çelişkiye dikkat çekerek ikiyüzlülüğü gözler önüne seriyor…

Devamı…Derya Bengi’den Cemaatin düzenlediği Türkçe Olimpiyatları’na katılan çocuklara mektup