Cenazesine Kürt Bayrağı Sarılan Türk Şair Metin Altıok: “Sevsem sana yazık, sevmesem incinirsin”*

Metin AltıokBergamalı Melahat Moral ve Süleyman Altıok’un ilk çocukları olan Metin Altıok, 1941 yılında, İzmir Karşıyaka’nın Alaybey mahallesinde doğar. Orta halli insanların yaşadığı, sahilinde çay bahçeleri, balıkçı tekneleri olan, içinden bir de tren yolu geçen Alaybey’de eski bir Rum evinde oturur aile.
Vaktiyle arka tarafındaki Rum kilisesinin papazının kaldığı bu evin büyük bir bahçesi vardır, içinde türlü çeşit meyve ağaçları… Bahçedeki kuyunun serinliğinde korunur yemekler. İçinde hazine olduğu rivayet edilen bu kuyu, Metin Altıok ve kızkardeşi Meral Altıok için, çocukluğun ilk gizemlerinden biridir. Epey bir araştırma yapar iki kardeş kuyu üzerine. Kuyu kadar evin bodrumundaki geniş kömürlük de önemlidir. Nitekim, burada gerçekleştirdikleri bir başka araştırma sırasında üzerinde eski Yunan figürleri olan kırık tabaklar bulurlar. Metin Altıok’un yaratıcılığı belki de ilk kez bu kırık tabaklar üzerine kurduğu hikayelere dökülür, sözlerle…

Devamı…Cenazesine Kürt Bayrağı Sarılan Türk Şair Metin Altıok: “Sevsem sana yazık, sevmesem incinirsin”*

Metin Altıok’un Bingöl’de felsefe öğretmenliği yaparken eşi Nebahat Altıok’a yazdığı mektup

“İstifa edip gidelim istiyorlar
Bingöl iyice karıştı. Hepimiz dehşetli huzursuzuz. Ders bile veremiyoruz. Baskı üstüne baskı, zulüm. Oniki Mart hortladı. Ellinin üstünde öğrenci gözaltına alındı. Cop, elektrik. Çocukların gövdeleri sigara yanığıyla çiçek açtı. Kötü günler geçiriyorum. Kendimden de endişeliyim. Ne olur bilmem. Akşam 19:00’dan sonra sokağa çıkmak olanaksız. Otel odasına tıkıldım kaldım. Otelden okula, okuldan otele. Günler geçmek bilmiyor. Tatili iple çekiyorum.

Devamı…Metin Altıok’un Bingöl’de felsefe öğretmenliği yaparken eşi Nebahat Altıok’a yazdığı mektup

Metin Altıok kendini ve şiirini anlatıyor: “Ne var ki bana yalnızlığın korkunç saltanatı verildi”

Eskimiş bir konsolun
Çatlak aynasında durmadan,
Bir buluttur mehtabı inatla kovalayan.
Bir hüznü yansıtan alnının ortasında,
Yüzün müdür acaba yolumu dolaştıran?
Acının bu solgun haritasında,
Kendime yeni duraklar bulduğum.
Ulaştığım ıssız dağ doruklarında
Yüzün müdür hep sorular sorduğum,
Bakışının titrek aydınlığında

Devamı…Metin Altıok kendini ve şiirini anlatıyor: “Ne var ki bana yalnızlığın korkunç saltanatı verildi”

Şiirin Kafka’sı Metin Altıok ile yapılmış bir söyleşi | “Bingöl benim için ikinci üniversite oldu”

metin altıok

“Bir gün Bingöl’e iki ceset getirdiler. Bingöl bu ölülerle çalkalandı. Kahveler boşaldı. Herkes görmeye gidiyor. Morga götürüyorlardı cesetleri. Biri erkek, daha bıyıkları terlememiş, öbürü bir kız.. Erkeğin elbiseleri üstünde, kız çırılçıplak. Ama erkeğin yüzü dümdüz, burnu yok, baldırından da lop et koparılmış, parmakları mürekkepli. Parmak izi almışlar. Çok etkilendim bu olaydan ve tabii rakıya vurdum. Bir de şiir yazdım. Bak şöyle: Öyle ak öyle ak ki teni / ipekten biçilmiş sanki / duyulmamış bu yüzden üstünü örtmek gereği / Çırılçıplak incecik, sedyede bir kız cesedi / Onparmağı boyalı / Bulaşmış ıstampa mürekkebi / Bir kızım sağsa eğer, bir kızım morgta şimdi.”
[10 yıl Bingöl’de felsefe öğretmenliği yapan , Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren döneminin en özgün şairi Metin Altıok ile 1990 yılında yapılmış röportajı aşağıdan okuyabilirsiniz.]

Devamı…Şiirin Kafka’sı Metin Altıok ile yapılmış bir söyleşi | “Bingöl benim için ikinci üniversite oldu”

Doğu’nun Devrimci Ozanı Rençber Aziz’i Tanıyanlar Anlatıyor: “O herkesin kardeşi oldu”


“Bingöl’e her geldiğinde görüşüyorduk. İstanbul’da bir yandan Kuran kursuna bir yandan saz kurslarına, tanıdık saz ortamlarında sazını geliştirmeye çalışıyordu. Sazı öğrendikten sonra Kuran kursunu bir şekilde bırakmıştı İstanbul’da. Bingöl’e geldiği bir gün dertleşiyorduk. Kendi haline gülüyordu. Elazığ’da hastaneye giderken karşıya geçme meselesini yâd edip gülümsedik. İstanbul’da da aynı şekilde araçların sessizliğinden faydalanıp karşıya geçmeye çalışmış. Kaldırımdayken biri usulca koluna girmiş. O da yardım eden biri zannettim beraber yürümüşler yola doğru. Birden araba kornaları Aziz’i deli edecek durumdaymış Aziz yanındakine sormuş. “Sen görmüyor musun? Beni karşıya geçirmeye çalıştın.” Adam “evet ben görmüyorum ya sen” Aziz “bende görmüyorum.” İki kör adam öylece kalmışlar yolun ortasında. “

Devamı…Doğu’nun Devrimci Ozanı Rençber Aziz’i Tanıyanlar Anlatıyor: “O herkesin kardeşi oldu”

Bir Şehrin Kayıp Tarihi, Osmanlı Arşivlerinde Çapakçur ve Çorlik

bingol
Daha önce  Çapakçur*  Kalesi olan ismi sonra Çapakçur, 13 Aralık 1944 tarihinde ise Bingöl olarak değiştiriliyor. Sarp kayalıklar üzerinde kurulu olan  kale iskana elverişli olmadığından dolayı Çorlik’e naklediliyor. 1550 tarihli tahrir defterinde; Çapakçur Livası’nda şehirleşmenin minimum seviyede olduğunu, sakinlerinin neredeyse tamamına yakınının kırsal bölgelerde hayvancılıkla uğraştıkları ifade ediliyor. Çapakçur o dönem seksen sekiz köye sahip iken bu köylerden altısının gayri Müslimlere ait olduğu kaydediliyor. Abdullah Demir, Çapakçur Sancağı tarihinin önemli bir kaynağı olan Osmanlı arşiv belgeleri ve Çapakçur tarihiyle ilgili yazılı kitap olarak da Hicri 1005 tarihli Bitlis Hakimi Şeref bin Şemseddin’in Şerefnâme’si üzerine yaptığı Bingöl tarihi ile ilgili araştırmayı aşağıdan okuyabilirsiniz.

Devamı…Bir Şehrin Kayıp Tarihi, Osmanlı Arşivlerinde Çapakçur ve Çorlik

Bingöl’de korucular mezrayı bastı

BİNGÖL’ün Kiği ilçesi Karer bölgesinde bulunan Elmaağaç (Maskan) köyü Tenyan mezrasında bulunan iki eve Doğanlı köyü korucularının baskın düzenlediği öne sürüldü. Mağdur Çelebi ailesi fertleri, korucuların geleceğini duydukları için evlerini boşalttıklarını, eve gelen korucuların evin kapılarını kırıp, 82 yaşındaki İbrahim Çelebi’yi dövdüğünü söylediler.

BİNGÖL’ün Kiği ilçesi Karer bölgesinde bulunan Elmaağaç (Maskan) köyü Tenyan mezrasında bulunan iki eve Doğanlı köyü korucularının baskın düzenlediği öne sürüldü. Mağdur Çelebi ailesi fertleri, korucuların geleceğini duydukları için evlerini boşalttıklarını, eve gelen korucuların evin kapılarını kırıp, 82 yaşındaki İbrahim Çelebi’yi dövdüğünü söylediler.

Devamı…Bingöl’de korucular mezrayı bastı

Bingöl Dengbêjleri


Bin-Der tarafından hazırlanan ve Peri Yayınlarından çıkan “Bingöl Dengbêjleri” şimdiye kadar gün yüzüne çıkmayan eski yöre dengbêjleriyle birlikte,  genç dengbêjlerinden de örnekler sunuyor.  Bölge kültürü ve üzerine kurulduğu sözlü tarihini  temel direği olan dengbejlik  olduğu göz önüne alınırsa bu anlamda önemli bir eserler olarak  kitabı ve DVD’siyle Peri Yayınevi’nden  çıkmıştı.

Devamı…Bingöl Dengbêjleri