Serçelerin Süvarisi: Sümeyra Çakır ve Sevilen Türküleri

1946, Edirne doğan sanatçı ilk ve ortaokulu Ankara ve İstanbul’da okudu. Beşiktaş Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra girdiği İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Mimarlık Fakültesi’ni 1969 yılında bitirdi. Üniversiteye devam ederken, aynı zamanda 1966 yılında başladığı İstanbul Belediye Konservatuarı Klasik Batı Müziği Şan Bölümü’nde 1977 yılına kadar eğitim gördü.

Sümeyra Çakır: “Annem babam müzisyen değildi; ama müzik severdi. 11 yaşımda iken konservatuara gitmeye ve keman çalmaya içim gidiyordu. Olmadı; ama o sıralar annem bana bir mandolin armağan etti. Ben de hevesimi mandolinden aldım. Liseyi bitirdikten sonra tekrar konservatuara gitmeyi denedim, yine olmadı. Mimarlık öğrenimine başladım.”


Sonraki şarkıya geçmek için >| şarkı seçmek için [>] işaretine basınız.
Diğer şarkılarına buradan ulaşabilirsiniz.

1971 yılında Ruhi Su ile tanıştı

“İlkokuldan beri gerçekleştirilememiş müzik tahsili yapma rüyamı, ancak üniversitede öğrenci olduğum sırada Konservatuvar’ın akşam bölümüne girerek, biraz geç kalmış da olsa, yakalamaya çalışıyordum. Tam o sırada Ruhi Su’yu duydum. “Bebek Türküsü”nü söylüyordu. Soluksuz kaldım. Bu hayranı olduğum Alman romantikleri Schumann, Schubert ve Brahms değildi. Onları söyleyen seslere de hiç benzemiyordu. Fakat onlar kadar güzel, hatta onlardan daha çok insan ve toprak kokusuyla yüklüydü. O günden sonra ben de hep türkü söylemeye başladım.”

Fakülteden arkadaşı Mimar Hasan Çakır’la evlendi.
“Tam kendimi tümüyle bulmuş, oluşturmuşken, asıl ürünlerimi verecekken, bu dünyadan ayrılmak zorunda kalıyorum. Oysa her şeye şimdi başlayacaktım”
Sümeyra Çakır kansere yenik düştüğünde 10 yıldır sürgündeydi. Türkiye’ye giremiyordu. Sürgün yaşamı ve memleket hasreti hastalığın hızlı ilerlemesine neden oluyordu. Sesini insanlığın barışçı ve özgürlükçü sesine katan sanatçı, 5 Şubat 1990 tarihinde 44 yaşında Frankfurt’ta hayata veda etti.

Yurt içi çalışmaları

Sümeyra Çakır 1975 yılında Ruhi Su ile birlikte Dostlar Korosu’nu kurdu. Birlikte 1977 yılında yaptıkları El Kapıları ve Sabahın Sahibi Var albümleri ve birlikte gerçekleştirdikleri Pir Sultan Abdal, Köroğlu ve Türküler konserleri bir sanat olayı haline gelmişti. 1979 yılında, bir süre Türkiye Maden – İş Sendikası’nın korosunu yönetti.

Müzikbilimci Filiz Ali: “Sırası gelmişken, Sümeyra Çakır’ın sözünü etmek gerek. Bu kadife sesli, ölçülü ve ince beğenisiyle saygı uyandıran sanatçı, epeydir Ruhi Su ile çalışıyor ve konserler veriyor. Şarkıcılıkta ve türkücülükte bayağılığın geçer akçe olduğu şu günlerde, Ruhi Su ile Sümeyra Çakır’ı ve Dostlar Korosu’nu dinlemek ne büyük bir mutluluk. Bu atılım yalnız İstanbul seyircisi için değil, bütün yurt için kaçırılmaması gereken bir müzik olayı. Ruhi Su’nun, Sümeyra Çakır ve Dostlar Korosu ile gerçekleştirdiği bu çok olumlu başlangıcın uzun ömürlü olması ülkemizin halk müziği geleceği bakımından çok önemli”

Yurt dışı çalışmaları

1977’de davetli olarak gittiği İngiltere, Fransa ve İsveç’te konserler verdi. Berlin’de yapılan Nazım Hikmet haftasına katıldı. 1978 yılında Havana XII. Dünya Gençlik Festivali, Atina Akdeniz Ülkeleri Barış Festivali’ne katıldı. 1979’da Batı Berlin Türk İşçi Korosu şefi Tahsin İncirci’nin bestelediği şiirlerden oluşan şarkı ve türküleri okuduğu “Barış, Gurbet Türküleri” adlı uzunçalar Plâne Verlag isimli Alman plak şirketi tarafından yayınlandı ve aynı yıl Sofya’da yapılan Alen-Mak Festivali’ne katıldı. 1980 yılında Doğu Berlin’de yapılan Uluslararası Politik Şarkı Festivali’ne davet edildi. Almanya’da her yıl düzenlenen Türkiye Haftası’na katılmak üzere Berlin Senatosu’nun davetiyle gittiği Berlin’de bulunduğu sırada Enternasyonal Marşı’nı söylediği gerekçesi ile, Türkiye’de hakkında dava açıldı. Bu nedenle 1980 yılından sonra müzik yaşamını yurtdışında devam ettirmek zorunda kaldı. Fransa, İngiltere, İsviçre, Batı ve Doğu Almanya, Küba, Yunanistan ve Bulgaristan’da konserler veren Sümeyra 1981 yılında Tahsin İncirci ve Alman tiyatro sanatçısı Lutz Görner ile birlikte, Nazım Hikmet şiirlerinin Almanca okunduğu “Ich liebe mein Land – Memleketimi Seviyorum” turnesini yaptı. Bu turne sonunda bir uzunçalar plak ve bir kitap ortaya çıktı. Frankfurt Türk Halkevi ve Almanya Sosyal Demokrat Partisi SPD’nin birçok etkinliğinde türkülerini söyledi. 1984 yılında tiyatro sanatçısı Pegy Lukacs ile birlikte “Kadınlarımızın Yüzleri” etkinliğini düzenledi. 1985 yılında Hollanda Lahey’de Kırmızı Karanfil Müzik Festivali’nde çalıp söyledi. 1985 – 87 yılları arasında piyanist Vera Sebastian’la birlikte “Brecht, Eisler, Ruhi Su Türküleri” konserlerini, 1987 yılında Avustralya Sydney Operası’nda “Allı Turnam” konserini ve tiyatro sanatçısı Erich Schaffner ile birlikte 1987 – 89 yılları arasında “Acayipleşti Havalar – Pir Sultan’dan Nazım Hikmet’e Şiirler ve Türküler” konserlerini verdi.

“İnsanları barışa ve adaletli davranmaya çağıran, Almanya’yı pohpohlamadan, burada var olan eşitsizliği de gösteren Sümeyra, bu yanıyla kendisine saygı duyulması gereken bir kadın. Gerçekleri tüm çıplaklığıyla samimi bir şekilde anlatan, ama bunu umudumuzu kırmadan yapan böyle bir insana çok az rastladım. Ayrıca söylediği iki Türkçe ve bir Kürtçe şarkıyla insanlararası ilişkileri ve insan sevgisini dile getirdi. Şimdiye kadar beni, Sümeyra’nın sesi kadar başka hiçbir ses bu denli etkilememişti. Şarkıları öğreticiydi. Sevgi ve hoşgörü doluydu. Sana çok teşekkür ederiz bunun için Sümeyra. Seni unutmayacağız.”
(Sümeyra’nın 6 Haziran 1987 tarihinde Almanya’da, Tattersaal’da verdiği konser üzerine, Wiesbaden’da yayınlanan Südwind Gazetesi’nde çıkan yazı)

Hannelore Marzi, 1995 yılında yazdığı Doğulu (Oryantal) Kadın Masalları (Orientalische Frauenmärchen) kitabını diğerlerinin yanı sıra Sümeyra’nın anısına adadı.

Albümleri

El Kapıları 1977 İmece Plakçılık (Ruhi Su ile birlikte)
Sivastopol Marşı
Aman
Kaman Ağıdı
Yemen Türküsü
Yemen Türküsü
Yemen Türküsü
Aladağ
O Vay Beni Ağlarım
Almanya Acı Vatan
Almanya’da Çöpçülerimiz
El Kapıları
Onlar

Sabahın Sahibi Var 1977 İmece Plakçılık (Ruhi Su ile birlikte)
Dağ Başını Duman Almış
Annem Beni Yetiştirdi
Bizim İle Uğradımı Yolunuz
Dinleyin Arkadaşlar
Bir Sabah Uykusunda
Ellerinde Pankartlar
Şişli Meydanında Üç Kız
Bu Nasıl İstanbul
Mahsus Mahal
Başın Öne Eğilmesin
Boşa Didinmek Fayda Vermez

Barış ve Gurbet Türküleri 1979 Plâne Verlag
El Kapıları
Ateşçilerin Türküsü
Dursun Kaptan
Barış Türküsü
Varna Türküleri – Dikili Taşlar – Sofra
Japon Balıkçısı
Kız Çocuğu
Hürriyet Kavgası

Allı Turnam
Bir Çift Turna Gördüm
Yine Kısmetimiz Kaldırdı Bizi
Allı Turnam
Yine Bir Gariplik Düştü Serime
Gam Çekme Haline
Gurbet Elde Yad Ellerin Derdini
Yürü Bre Pınarbaşı
Alçakta Yüksekte Yatan Erenler
Gelen Turnalar
Bir Gözleri Sürmeli
Barabar

Gülün Elinden
Gülün Elinden
Aşkın Ateşi
Seyre Çıkmış
Salınarak Gelen Dilber
Hoşgeldin
Seher Yeli
Derdim Çoktur
Dağlar Nidem
Yarim Derdini Ver Bana
Gir Aşkın Deryasını Boyla

Acayipleşti Havalar
Traurige Freiheit
Es Wird Ein Tag Kommen
An Die Schriftsteller Asiens und Afrikas
Ein Südafrikanisches Lied
Das Wetter Ist Seltsam Geworden
Ein Volkslied
Öffnet Die Tore
Zünde Die Lampe Nicht An
Mein Fernes Pinarbasi
Trauer
Wisst Ihr Kein Mittel
Über Dem Berg
Du Schreiber
Man Nennt Uns Pir Sultan Abdal

Kadınlarımızın Yüzleri
Ağ Elime mor Kınalar Yaktılar
Bulut Kat Kat Olmuş
Kaleden İniş mi Olur
O Yaylalar&Güvercin Olsam
Dere Akar Bulanık
Kırmızı Gül Demet Demet
Gül Ağacı Boğum Boğum
Eledim Eledim
Kapıya Bayrak Dikmedim
20. Yüzyıl İnsanlarıyız

Vardar Ovası
O Yaylalar Yaylalar
Vardar Ovası
Gökteki Yıldızı Sayan Olur mu
Ay Dost
Sunayı da Deli Gönül Sunayı
Maçin Dağı
Gam Çekme Haline
Havada Turna Sesi Gelir

Süwaré Çuçıkan (Serçelerin Süvarisi)
Cirit
Düşürdün Aşkın Narına
Ew Dilber
Gula Picuk
Hepse Braye Min
Hesenik U Ase
Hudey
Ji Avan
Le Le Bejne
Li Ser Stranen Kurd
Malan Barkir
Süwaré Çuçıkan

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Marx: “İnsan için en yüce varlık insandır!” Yabancılaşma – Bertell Ollman

Kapat