Odakule Sanat Galerisinde Taş Uçak Şiir Sergisi


Taş Uçak Şiir Sergisi görsel işler ve Zafer Yalcınpınar şiirleriyle bütünlenmiş 30 adet parçayla beraber   Nâzım Hikmet ve Ece Ayhan üzerine tematik odaklanmaları kapsıyor.  Serginin kompozisyonu, Şairlik Halleri, Boşluğun Dili ve Haklılığın İnadı üzerine çeşitli bağlam ve dizgelerden oluşan söyleşilerle sürecek.   “Haklılığın İnadı” başlıklı söyleşide bir Ece Ayhan videosu gösterilecek, Amerika’daki Poetry Scores taifesinin “Bakışsız Kedi Kara” çalışmalarından bahsedilecek…  Nâzım Hikmet’in ve Ece Ayhan’ın hayatından kesitler, mücadeleler, çeşitli belgelerle ele alınacak ve katılımcılarla paylaşılacak… Ahmet Soysal katılımı ile birlikte “Ece Ayhan ve Nilgün Marmara” hakkında çeşitli paylaşımlarda bulunacak…

“Edebiyat Ortamımız” başlıklı söyleşide günümüz edebiyat ortamının vasatlığından, okurun ilgisizliğinin nedenlerinden, edebiyat ortamında kullanılan statüko enstrümanlarından (ödül, antoloji, jüri ve etkinlik sistematiğinden), uygulanan sessizlik suikastlerinden, yeraltı edebiyatının endüstrileşmesinden ve günümüz edebiyat ortamındaki “Meydansızlık” durumu üzerine konuşulacak.
“Boşluğun Dili” adlı söyleşide ise ikinci yeni şiir akımına değinilecek.

(…) Cezaevinde dıştaki parmaklıkları geçip avlunun ortasına geldiğinde, insan kendini bir “başka” dünyadaymış gibi duyardı. Tutukluların içlerinde sürekli barındırdıkları öfke, tuhaf davranışlarında, özellikle de telaşlı, aceleci ama bir amacı olmadığı besbelli yürüyüşlerinde hemen dışarı vuruyordu. O dönemde orada yatan genç tutuklulardan birinin koyduğu adla “Taş Uçak”‘a adımını atan her dikkatli ziyaretçi, tutukluların bu durumunu hemen algılıyordu. (…)
Taş Uçak gerçekten insanda bir tür hareket duygusu uyandırıyordu; bu duyguyu uyandıran belki de yanıbaşlarındaki dağa doğru, üzerlerinde alçaktan hızla ve devamlı bir şekilde geçen bulutlardı. (1962)
Abidin Dino, “Nâzım Üstüne…”
Sel Yayıncılık, 2005, s.11-12

(…)Günün birinde, durup dururken haşarı küçük Nâzım bir cam kıracak olmuş. “‘Neden kırdın bu camı?’ sorusuna çocuğun karşılığı aydınlatıcı:
“‘Camdan bir uçak yapmak için!”
“Belki yeni bir şiir türünün başlangıcı sayılabilirdi bu söz. Çok sonra Bursa Hapishanesi’ne ‘taş tayyare’ adını koyacaktı tutuklu şair.
Acayip bir ilişkisi olacaktı Nâzım’ın uçaklarla. Pekin’de geçirdiği  ‘enfarktüs’ krizi üstüne apar topar Moskova’ya dönüş serüveni örneğin… ”
“Havana’ya uçuşu bir sevinç olmuştu, ona karşılık Tanganika’ya uçuşta yüreği çok ağrımıştı. Ve elbette oralara kadar gitmesi kesinlikle doğru değildi. Hangi sersem bu yolculuğu istemişti Nâzım’dan? Lübnan’a giderken uçak Türkiye toprakları üzerinden geçmişti, öylesine yüksekten ki, Türkiye boz bir kilime benziyordu.”
“Kederli kederli anlatmıştı Nâzım uçak lombozundan memleket manzaralarını seyredişini. Aşkla seyretmişti bozkırları, dağları, ırmakları, ovaları son kez.”(…)

Abidin Dino ‘nun 24 Eylül 1990’da yazdığı “Yazılmamış Bir Kitaba Başlangıç” başlıklı yazısından…

TAŞ UÇAK
ş i i r s e r g i s i

Zafer Yalçınpınar

10-28 ŞUBAT 2009 Salı 18:00-20:00

Sergi Kapsamındaki Söyleşiler:

“Haklılığın İnadı”
13 Şubat 2009 Pazartesi /18.00-20.00

“Günümüz Edebiyat Ortamı ve Meydansızlık”
16 Şubat 2009 Pazartesi /18.00-20.00

“Boşluğun Dili”
17 Şubat 2009 Salı / 18.00-20.00

İstanbul Sanayi Odası
Odakule Sanat Galerisi
(İstiklal Caddesi No:142 Kat:1)

Sanat Yönetmeni: A. Necip Yeşiltepe

Taş Uçak’ta

(inat insan üstünde insan inat)

önce/

iki bulutun birbirine sokulması
denizin kıyıya
ve çıplak bir dalın da alacakaranlığa
dik dik uzanması
bin yıllık taşların arasından çıkıp yaşayan tek bir otun
taşlardan daha yükseği soluması

örneğin
ekmek fırının önünde yatay bir gökdelen gibi
bu
güvercinlerin dizilişi

sonra/

dağı inip çıkan yuvarlanan bir kaya

süresüresüresüresürekli
cezalı birinin bata çıka sabah akşam
o kayayı yüklenmesi

evet şimdi sağdan say sola doğru düşe kalka
bu dikenli duvarların ve derneklerin kötülük
bileşimi
geçen her bin sene her
bir Taş Uçak’ta
sırtımızın aklını başımıza getirmeyi
beceremedi

Zafer Yalçınpınar / 2008

Sergi hakında daha fazla bilgi için tıklayınız

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu ve ilk Albümü “Kardeş Türküler”

1993 yılında Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü'nde hazırlanan bir konser çalışması olarak gündeme geldi. Anadolu halk şarkılarını, kendi kültürel yapılarını baz...

Kapat