Mikail Aslan ve Dersim Ermeni Halk Şarkıları: Petag Albümü

1915 olayları ve öncesinde köylerini ve yurtlarını terk etmek zorunda kalan Dersimli Ermeniler’in halk ezgileri, Mikail Aslan’ın 4 yıllık çalışması sonucu “Dersim Halk Şarkıları / Petag” adıyla mart ayında (2010) yayınlandı.

Mikail Aslan’ın öncülüğünde kolektif bir çalışmanın ürünü olan albüm için  Ermenistan’ın Başkenti Yerevan’ (Erivan) na giden sanatçı, Ermeni müzisyenler Tigran Hekobyan ve Lilit Simonyan ile birlikte, “geceli gündüzlü hummalı bir çalışma geçirdiklerini” ifade ediyor. Dersim yöresinde yaşamış Ermenilere ait 12 halk ezgisinden oluşan albümde Maro Muradyan, Akunq Ensemle ve Norayr Grigoryan’ın albümün hazırlıklarına büyük emek ve katkıları olduğunu belirttiyor.


Sonraki şarkıya geçmek için >| şarkı seçmek için [>] işaretine basınız.

Dersim Ermeni Halk Şarkıları (Armenian Songs from Dersim) Pentag içeriği: 1. Surp Garabed’e Gitmişim 2. Atışma Şarkısı 3. Hamam 4. Bağınların Kapısı 5. Bahçelerde Ot Olur 6. Haydi Bizim Bağa 7. Nazlının Şeri 8. Seni Götürmeye Geldik 9. Gidin Getirin 10. Bülbül Gelmiş 11. Zeyno 12. Darsım

Kainatta Yankılanmış Hiçbir Ses Kaybolmaz

Daha çocukluk yıllarımda bazı köylerimizin adlarını içimden tekrarlar dururdum „Norşin“, “Hopik“, „Axweşî“, „Sorpiyan“… ne var ki kendi anadilim Zazaca da bu kelimelerin karşılıklarını bir türlü bulamazdım. Sonra anneme sorardım, annem; „oğlum o isimler Ermeniler`den kalma“ diyerek hızlıca geçiştirirdi. Adlarını köylerimize veren Ermeniler artık yoktu, sanki yer yarılmış, toprak yutmuştu. Köy adlarını, virane kiliselerini, mezar taşlarını bize bırakıp nereye „gitmiş“ olabililerdi ki? Bazen, yıkık kilise duvarlarından kalma taşlar; sıvanmamış, eski yapı evlerimizin duvarlarında tek tük göze çarpardı. Bu taşların dili yok muydu, kimse yok mu onların dilinden anlayan, hangi taşa işlenmişti yankıları?…

Ama kainatta yankılanmış hiçbir ses kaybolmazdı, mutlaka bir yerde kayıtlıydı. Bu umut ve arayışla 2005 yılında Brüksel´de sevgili dostum Hosvep Hayreni´yi ziyaret ettim. Bu ziyaretim esnasında, taşlardan biri ilk defa kendi anadilinde kulağıma bir şeyler mırıldamıştı. Hampartsum Kasparyan ın „Çımışgadzak yev ir Küğeri – Çemişgezek ve Köyleri“ adlı kitabından bana pasajlar okuduğunda; „Dersim Ermeni Halk Şarkıları “ şeklinde bir cümle ansızın dilime dolanıvermişti. 1915 soykırımından önce ve sonra kaçıp Amerika´ya sığınan Çemişgezekli Bagikyan ve Celalyan soyadını taşıyan ailerin beraberinde götürdügü halk ezgileri, Komitas Okulu´ndan değerli Muzikolog Mihran Tumatchyan tarafından notaya alınmıştı. Mihran Tumatchan kitabının girişinde şöyle diyor; „İşte bu eski ve yeni nesilden bireylerin hafızasında sakladığı örneklerdir burada özetlediğimiz. Bu durumun bilincinde olarak, özenle, üzerine titreyerek girdik bu arı gibi üretken ailenin peteğine“

Bu kaynakla beraber, sevgili dostum Ilda Simonian ın de kendi arşivlerindeki şarkıları benimle paylaşmaları ekabinde, Dersim ve çevresine ait yaklaşık yüze yakın esere ulaşmış olduk. Pilot kayıtları değerli müzisyen arkadaşım Cebrail Kalın ile beraber gerçekleştirdik. Sevgili dostum ve yol arkadaşım Levent Güneş´in ekibe katılması projeye yeni bir boyut kazandırdı; kendisinin, Ermeni halk musikisi üzerine yaptığı arşiv taraması ve incelemesi neticesinde projeye sunduğu değerli katkılarıyla beraber, tasavvur ettiğimiz albüm kendi kimliğini oluşturmaya başlamıştı. Kayıtları gerçekleştirmek içinYerevan´ın yolunu tuttuk. Albümdeki eserlerin sadece şan bölümlerinin notasyonu elimizde mevcuttu. Şan bölümleri dışındaki partisyonlar aranjörler tarafından bestelendi, burada eserlerin ana dokusu esas alındı.

Yerevan´da bizleri Tigran Hekobyan ve Lilit Simonyan ile buluşturan sevgili dostum Samvel Felekyan`a ne kadar teşekkür etsem azdır. Samvel ve bu arkadaşların desteği olmaksızın yola devam etmemiz neredeyse imkansızdı. Akunq Ensemble`den değerli müzisyenlerle beraber Yerevan´da bir haftalık geceli gündüzlü çalışma yürüttük. Maro Muradyan Akunq Ensemle ve Norayr Grigoryan`ın bu süreçteki emekleri bu yazıda kelimelerle tarif edilemez ki onların değerli katkıları sonucunda albümü istediğimiz noktaya taşımış olduk. Yerevan Kültür Bakanlığı`ndan değerli ağabeyimiz Tigran Hekobyan´ın bu bir haftalık organizasyonu üstlenmesi ve bütün olanakları karşılaması ayrıca takdire değer bir davranıştı.

Elinizdeki Albüm yaklaşık olarak 4 yıl boyunca ton tona eklenerek oluştu, bu kadar uzun bir zamana yayılmasındaki asıl sebep imkanlarımızın kısıtlı olmasından kaynaklanıyor; gene de vicdan yolunu gidenlere Xizir (Surp Sarkis) klavuzluk eder; Engeller çoğalır, zaman uzar ama yerine ulaşır elçi.

Maddi ve manevi katkılarıya projenin gerçekleşmesini sağlayan değerli arkadaşlarım Hasan Saltık-Kalan Müzik, Tigran Hekobyan, Osman Kavala, Saime Gündü, Metin Yıldırım (Barrios) ve albümün mixini yapan sevgili yoldaşım Merdan Ziryab ve Ermenice den çevirileri yapan kıymetli abimiz Pakrat Estukyan a teşekkürler.

Teşekkürler : En başından bu yana, şarkıların sözlerini bizlere çeviren, ileten Dora Mürzoğlu ve Güldane Kılıç’a, şivisini ve bilgisini bizden esirgemeyen dostumuz Sezar Avedikyan’a, stüdyo sürecinde ki katkılarıyla Soner Akalın’a, ve dostlarımız Artin Akyüz, Cemil Koçgün, Yılmaz Yeşilyurt’a.

Mikail Aslan, Mart 2010


Mikail Aslan, 1972 de Dersim’in Hozat ilçesinde doğdu. Malatya İnönü Üniversitesi’ndeki eğitimini, politik nedenlerden dolayı okuldan uzaklaştırılınca yarıda bıraktı ve profesyonel anlamda müzik yapmaya başladı. Çocukluk yıllarından beri bağlama çalan Aslan, ilk bestelerini Malatya’da öğrencilik dönemlerinde yaptı. Besteleri Grup Munzur ve Grup Tohum gibi müzik grupları tarafından da seslendirilen Aslan, 1995 yılından beri Almanya’da müzik çalışmalarını sürdürüyor. Aslan, 1999 yılından beri de kendi ana dili olan Zazaca solo albümlere imza atıyor. Yaşadığı Almanya’da müzik eğitimi de alan Aslan, “Kilite Kou” (Dağların Anahtarı) albümünü 2003 yılında çıkardı. Müzik çalışmalarını senfonik tarzda sahnelemeye yönelik çalışmalar da yapan sanatçının, 2005’te “Miraz” (Maya), 2008’de “Zernkut” (Simya) ile 2010 yılnda da “Pelgüzar” albümleri yayınlandı.

“Mikail Aslan ve Dersim Ermeni Halk Şarkıları: Petag Albümü” üzerine 13 yorum

  1. bu album dersimin şu güne kadar dile getirilmemiş olan farklı bir tarafına dokunuyor.55 inde ki annemin bile ermenilerle ilgili hikayeleri var.umarım daha fazla ermeni araştırmacısı dersime gelir ve bu konu daha kapsamlı bir çalışmaya dönüşür.

  2. En anlamli album olmus desem abartmis olmam sanirim..Dersimli bir Ermeni kizi olmaktan gurur duyuyorum..
    Yuzlerce turku var ve hepsi de bir gun Mikail gibi gercek muzisyenler sayesinde yeniden ortaya cikmasi dilegiyle…
    Dersim dort dag icinde turkusunun aslinda Ermeni bir ozan tarafindan yazildigi ustune cok tartismaya girmistim zamaninda…Dogruluguna simdi inanirlar:)

  3. Ermenilerin Karsta katliam yaptığına dair anlatılarla büyümüş bir çocuğun içi bu türküleri dinlediğinde nasıl acımaz. Anadolu sesi, suyu. soluğu aynı. Ah Hırant….Bak bu gece bir güvercin uçuruyorum Karstan Ermenistana..Ve Sevgiliye bir mektup ta ben yazıyorum…
    Bu ezgileri yüreğinde duyan her herkese selam olsun…

  4. neden türküleri dinleyemiyorum.

    cvp.
    Hosting güncelleme veya bakım yaptığında ara ara dinleyemeyebilirsiniz.

  5. BEN BU ALBUMU INTERNETTEN DINLEMIS OLSAM DA ORJINALINI MUTLAKA ALACAGIM.. DERSIMDEN HAYASTAN’ A KUCAK DOLUSU SEVGILER…

  6. Çok uzun yıllar birlikte yaşayan iki halkın kısa süren ayrılığını,tekrar birleştirme yolunda güzel bir adım…

  7. Emeği geçen herkesin ellerine ve yüreğine sağlık.Çok çok güzel ve anlamlı bir albüm

  8. Hazin bir öykü benim için geçen yıl dedemi kaybettim 99 yaşında vefat etti. Aynı gün ölüm haberini alan nenem ondan 4 saat sonra tutulduğu tek dalın kopması ile birlikte bıraktı kendini onu da yitirdik.
    Bir ay öncesinden dedem topladı bütün şürekasını gelin bakalım size ne diyecem diye merakla bekliyoruz aynı zamanda endişe ile bir anda biz aslıda Ermeniyiz dedi ve sustu başka hiçbir açıklama yapmadı bütün sorularımız yanıtsız kaldı ailenin yaşayan en büyüğü o idi ve cirokbej idi dedem.Bunu dedikten bir ay sonra öldü .Gerçekliğini teyit etme şansımız olmadı sonra dönüp dayılarıma baktım aman tanrım nasıl bir benzerlik Ermeniler ile.

  9. Ben biraz ,38’de Dersim’in “bir tarafinin” Ermeni olmasinin belli bir etkisinin olduguna inaniyorum.Bu yuzden biz Dersimlilerin ve Ermenilerin bu calisma gibi bircok calismada birlikte olmari esyanin kanunu.
    Ortak Toprak Anamiz Ermeni cocuklarini kaybettikten sonra,susuz,issiz, sessiz,kuru,corak.Tanrinin laneti uzerinde.
    Bu calismayla o cucuklarin ruhlari sese gelmis en azindan.

    Tebrikler,saygilar Mikail Aslan,profesyonel bir calisma herseyden once.

  10. ben 40dan sonra ermeni gercegini gordum ama ermeni kelimesi gectiginde icimde bir sevgi belirirdi simdi isvicrede arkadasimdan yuzde elli ermenice ogrendim cok mutluyun yuzlerce ermeni arkadasim var cok yasa hayastan sat sirumem

  11. Bu türküleri dinlerken hüzünlenmemek elde değil! Kimbilir ne şartlarda dile gelmiş ve notaya dökülmüşler!!! Emeğinize saygılar!!!

  12. ben her zaman yikilmis evlere bakardim burada kim yasadi göctü gitti diye daha sonra anladimki ermenilere aitmis ve ermenileri cok seviyorum keske hepsi geri gelse keske

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Newton: Herkesin beni nasıl gördüğünü bilmem. Ben kendimi bir çocuk gibi görüyorum…

... Herkesin beni nasıl gördüğünü bilmem. Ben kendimi, deniz kenarında oynarken, önünde hiç keşfedilmemiş engin gerçek okyanusu yayılmış duran ve...

Kapat