İbrahim’in Beni Terketmesi: Uyurum geçer dediğim zaman geride kaldı – Bejan Matur

ADEM’İN YALNIZLIGI

Dün oturduğumuz avluda
Siyah olan gül
Bugün açmış ruhunu
Ve bir şey göstermektedir.
Sular bir şey göstermektedir
Kuşların gülleri geçip kokan nefesi
Sesi
Senin soluğun olmaktadır hala.
Buradaki her günahı temizledi
Senin güllere bakman.
Senin isteğin göğün katında tartıldı.
Bir melekten söz ederken
Şehir çok siyah,
Budur meleği yükselten belki de dedim
Meleği yükselten ve kanatlarını kelimelere açan
Şehrin siyah oluşudur.

Kuşkusuz zamandan konuşacağız.
Bir çocuğun dereyi geçerken taşıdığı yükün
Bir kız kardeş olmasından.
Ve küfürden
Olmayan anneden
Ölülerden.
Doğurmayan anneden konuşacağız
İnkardan.
Ne çok oldu
Merak yerini titremeye bıraktı.
Zikrin bilinci kavuştu sana
Ve anne hatırlandı.
Ölüler?
Bu gecenin ve sabahın kaç ölüsü var?
Geçmişin ölümleri saymaya gelmez
Çünkü aramızdadırlar her an.
Ruhları içimizde nefes almaktadır
Onların gözleriyle parlar ve kararır sular.

Günbatımında varlığını gökte tasarlamış
Bir nehre baktık.
Sonra inmişti yere.
Belli belirsiz bir akış
Akan bir gökyüzü içinde gölgeler
Kaplanların
Meleğin
Ve parsın
Hepsinin kanatlanması
Ve yüzünde toplanması hepsinin
Senin gülmen.
Nehri geçen çocuğun küfründen
Daha büyük bir acı.
Bir göktaşı düştü sanki aramıza
Zaten yanmakta olan
Kavruldu böylece.

Bizim için dua etmedi kimse
Ne kadınlar
Ne çocuklar
Saflıklarına kanıt göstermediler o gece.
Kapıda
Gözsüz
Ve bedensiz bekleyen ecinniler bile
Bakmadılar bize.
Şehir bir yüzyılın adıydı sanki
Donmuş bir yüzyıl ötelerden.
Bir geçişi mümkün kılmayan acı
Zulmün birikip taşlara akması.
Herkes ortadaydı
Hesap görecekler
Ve mazlumlar.
Günü gelmişti sanki.
Nasıl bu kadar siyah olunur
Ateşi açıklar mı Ejderhanın?
Herkes ortadaydı ve aşkla bağlantısı
Yoktu kalplerin.

İbrahim’in Beni Terketmesi

 

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Depresyon kendini kandıramama hastalığıdır – Gülderen Kılıç

Kapat