Galatasaraylılardan açıklama: Özür dilemiyoruz! Özür dilemeye ve istifaya çağırıyoruz!

Cumartesi akşamı Galatasaray’ımız yeni evine kavuştu, yeni evine onurlu bir merhaba dedi. Galatasaray adı ile rant sağlamaya çalışanlar, kulüp yönetiminden devlet yönetimine, büyük Galatasaray taraftarının tepkisi ile hakettikleri cevabı aldılar.
Ali Sami Yen Spor Kompleksi, şehrin ortasındaki evimiz Ali Sami Yen’imizin yerine bize tahsis edildi. Değeri yüksek olan Mecidiyeköy’deki araziyi alıp, kuşa döndürülmüş bir proje ile yeni stad yapılmış olmasına rağmen başbakan ve devlet erkanı Galatasaray Spor Kulübüne büyük bir lütufta bulunmuş gibi davranarak kendi siyasi hesaplarını hayata geçirmek istediler. Yapılan propaganda, Adnan Polat’ında katkısına rağmen Cumartesi günü kulübün gerçek sahibi Galatasaray taraftarının bilinçli tepkisi ile bir balon gibi patladı.

Bizlerin bu stad için, ne devlet erkanına, ne de Adnan Polat’a bir borcumuz var. Bu stad kimsenin cebinden çıkan para ile yapılmadı. Kendi yandaşlarına peşkeş çektiği Ali Sami Yen arazisi karşılığı yapılan stad için bizim tek borcumuz, bu stadı yapan, üçünü çalışmalar sırasında yitirdiğimiz emekçileredir. Bizler bu stad için sadece evine ekmek götürmek derdinde olan, günlerini gecelerini şantiye alanında geçiren, kimi zaman maaşını bile alamayan, iş güvenliği olmadan çalıştırılan emekçilere teşekkür ederiz.

Cumartesi akşamı yapılan protesto için Galatasaraylılığımızı sorgulayan, ancak kendi çıkarlarının söz konusu olduğunu bildiğimiz Adnan Polat’ı, Galatasaray taraftarından özür dilemeye ve istifa etmeye davet ediyoruz. Aynı şekilde Recep Tayyip Erdoğan ve tokinin başkanı olan şahsı da büyük Galatasaray taraftarından özür dilemeye davet ediyoruz.

http://www.youtube.com/watch?v=MZL5yLExp4E

Galatasaray Spor Kulübünün gerçek sahibi büyük Galatasaray taraftarına; Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nin açılışında onurlu duruşunuzla kulübümüzü kimsenin kendi çıkarları, rantı için kullanamayacağını gösterdiniz. İyi günlerinde olduğu gibi kötü günlerinde de bu kulüp bizim. Yapılan ve yapılacak tüm saldırılara karşı, kulübümüzü kendi menfaatleri için kullananlara karşı, tek çıkarı arma aşkı olan bizler tek yumruk, tek yürek olarak duralım. Biliyoruzki büyük kulüp, büyük taraftar olmak, alınan kupalarla, tribünü kaplayan pankartlarla değil, zalimin önünde başını eğmeyen onurlu duruş ile mümkündür.

Korkunç ellerinle bastırıp yaranı
dudaklarını kanatarak
dayanılmakta ağrıya.
Şimdi çıplak ve merhametsiz
bir çığlık oldu ümid…
Ve zafer
artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar
tırnakla sökülüp koparılacaktır…

Yaşasın Galatasaray! Yaşasın büyük Galatasaray taraftarı!

Tekyumruk Galatasaray Taraftar Grubu



Tek Yumruk adlı Galatasaraylılar taraftar grubu 2010 yılında Hakkari Çimenli Köyü İlköğretim Okulu’na ‘Metin Oktay’ ismini verdikleri bir kütüphane kurdu. Aslantepe inşaatında yaşamlarını kaybeden emekçiler Gökhan Yavuz ve Raşit Ek için, isimlerinin yaşatılması için başlattığı imza kampanyasında yaklaşık 5.000 imza topladı.   1 Mayıs İşçi Bayramı’nda emekçilerin yanında yer aldı. Endüstriyel Futbola Karşı Galatasaraylılar  olarak bilinen Tek Yumruk  adlı Taraftar grubu kendini şöyle tarif ediyor:

“Uzun ve zorlu geçecek bir yürüyüşün ilk adımlarını atıyoruz. Belki biraz acemice belki amatörce ama ortaklaşa başlıyoruz yanyana yürümeye. Farklı bir taraftar misyonunu üstleniyoruz. Kendini farklı tanımlayıp, sıradan olmamak için başlatıyoruz yürüyüşü.

Muhalif Galatasaraylılar olarak hiç bir takım ve oyuncuya art niyet beslemeden atıyoruz adımlarımızı. Tarihe mal olmuş külüplerle dalga geçerek değil onlarla rakip olduğumuzu ama düşman olmadığımızı bilerek merhaba diyoruz. Bu nedenle her şeyden önce renklerin kardeşliği diyoruz, sarının kırmızının ve sayılabilecek bütün renklerin kardeşliğini savunuyoruz.

Gönülden bağlı oldığumuz Galatasaray’ı alışılmışın dışında seviyoruz. Evet taraftarız ama fanatik veya holigan değil. Kötü alınan sonuçların ardından “çamura yatmıyoruz”, hakemlere sataşmıyoruz, futbol federasyonuna sataşmıyoruz, rakiplerimize sataşmıyoruz, bir şeye gönülden inanmak istiyoruz; “futbol sahada kazanılır”

Şiddete ve kavgaya karşı olmak için yürüyoruz. Sayısız defa karşılaştığımız arkadaşlarımızla dostlarımızla derbi öncesi satır ve bıçaklarla kavga etmenin bize birşey kazandırmaycağına inanıyoruz.Futbolun bıçakla değil sahada oynanması gerekliliğini biliyoruz bu nedenle rakibime dokunma diyoruz.

Endüstriyel futbola karşı amatör bir ruhu savunuyoruz. Paralı başkan değil centilmen başkan istiyoruz. Bir takımın müşterisi değil taraftarı olmak istiyoruz. Para ve medya güçlerinin arkasına sığınmış dünyanın önde gelen futbol takımlarına karşı kendi yağında kavrulan takımları destekliyoruz. Fransa’yı yenen senegal’i tutyoruz, dünya kupasında ikinci tura yükselen Gana’yı tutuyoruz. Azerbaycan’ın Xazar takımını tutuyoruz. Çok olmadığımız kesin ama hayatta bir kere ezilenden taraf olduğumuz gibi Galatasaray taraftarlığı çatısı altında da hep ezilenden, az olandan taraf olacağız…

nevzat çelik’in dediği gibi…

çok olmadığımız kesin
çok olan tarafta değiliz
çok olan tarafta olmayacağız
türkiye’de kürt olacağız
kürtlerde ermeni
ermenilerde süryani
gidip almanya’da türk olacağız
hollanda’da surinamlı
fransa’da cezayirli
iran’da azeri
amerika’da zifiri zenci olacağız
çoğalan zenci de mutlaka kızılderili
israil’de filistinli
köpeğin karşısında kedi
kedinin karşısında kuş olacağız
kuşun karşısında börtü böcek
hakemler hep karşı takımı tutacak
ve biz hep yedi kişiyle tamalayacağız maçı
çiçeklerden kamelya olacağız
az kolumuzun tarafında
solda olacağız…

Endüstriyel Futbola Karşı Galatasaraylılar!”

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Ahmed Arif anlatıyor: “Her biri bir kızda kaldı. Birçoğu da poliste şiirlerimin…”

"Nâzım Hikmet'in ne olduğunu bilmiyordum, ama okuyordum" AHMED ARİF - Urfa'da ortaokul olduğu için Urfa'ya gittik. Çünkü Siverek'te ortaokul yoktu....

Kapat