Birsen Tezer “Cihan” adlı ilk albümüyle cafrande.org’ta


Türk Sanat Müziği ve cazı kariyerinde harmanlayan Birsen Tezer, Kalan Müzik etiketli ilk albümü ‘Cihan’ geçtiğimiz aylarda çıktı. Tezer, on eserden  oluşan albümünde kendi bestelerimin yanı sıra Bülent Ortaçgil, Erkan Oğur, İlhan Şeşen ve Zafer Cımbıl’ın eserlerine de yer veriyor/ yorumluyor. Sanatçı, müzikal açıdan başarıya ulaşmış değişik dememeleri, dinamik dolaçlamaları ve  sağlam alt yapısı ile dikkat çekiyor. Daha ilk çalışması ile yeni çalışmalarını merakla beklediğimiz  sanatçılar kategorisinde sağlam bir statüye sahip olduğunu söyleyebiliriz.


Sonraki şarkıya geçmek için >| şarkı seçmek için [>] işaretine basınız.


Birsen Tezer- Çalsana Kapımı
Birsen Tezer “Cihan” albüm içeriği: 1.Aşk Bu Değil 2.Balıkesir 3.Bilsen 4.Çal Kapımı 5.Çığlık Çığlığa 6.Değirmenler 7.Di gel Yanima 8.İstanbul 9.Seher Vakti 10.Sus Pus

Müzikle  ortaokul yıllarına tanışan sanatçı,  Okul orkestralarındaki solistlik deneyi, 82-83 yıllarında katıldığı Milliyet Liseler arası Müzik Yarışma’larında aldığı dereceler, sonraki yaşamımda müziğin önemli bir yer işgal etmesini sağladı.  1984 yılında İ.T.Ü Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’na girdi.  Mezuniyetimden kısa bir süre önce profesyonel müzik yaşamıma başladı. İlk önceleri tek bir gitar ile başlayan serüven 1990 yılında zenginleşerek yerini grup sound’una bırakmaya başladı. İstanbul’un çeşitli mekanlarında grubuyla birlikte kendi zevkime uygun repertuarımı oluşturup performanslar sergiledi.
1998 yılında Bülent Ortaçgil’in ”Light” adlı albümünde Ortaçgil’le bir düet yaptı (“Kimseye Anlatmadım”) Daha sonra yine Ortaçgil’in şarkılarından oluşan tribute albüm ”Şarkılar bir oyundur”da, ”Çığlık Çığlığa” adlı şarkıyı seslendirdi. İlhan Şeşen ve Gürol Ağırbaş ile küçük çalışmaları oldu.

Sabah Gazetesinden Ahmet Külsoy 31.08.2009 tarihinde yaptığı söyleşiden:

-Albümün adını neden ‘Cihan’ koydunuz?

– Aslında bana göre içinde birden fazla anlam taşıyan bir isim Cihan. Kaybettiğim ve kazandığım insanlardan tutun da, içinde üretebilmenin hazzı ile tekrar nefes aldığım bir dünyayı ifade etmekti belki de bu ismi koymaktaki amaç. Fazla düşünmeden, zaten içimde hep var olan, ama bulduğumda içime sinen, sevmiş olduğum…

– Projelerim var diyorsunuz, nedir bunlar?

– Öncelikle şunu belirtmem lâzım, ortaya çıkan bu albüm sadece bana ait değil. Beş ayrı müzisyenin birikimi, fikirleri ve katkıları ile ortaya çıkmış bir projedir (Tunç Öndemir, Mümtaz Solmaz, Ahmet Özbilen, Emre Tankal). Arkasında durmaktan çekinmediğimiz, içimize sinen ve bizce “oldu” dediğimiz bir proje. Henüz elimize aldığımız, bu kadar uğraş ve emek gerektiren bir üretimin hemen ardından “projelerim var” demek yeterince garip değil mi? Ama akabinde, tabi ki düşünülecek, üretilecek bir sürü alternatif melodi, söz, tarz ve usûl kafayı kurcalayacak, gün ışığına çıkmak için ruhu zorlayacaktır. Öğrenmenin, merak etmenin, dinlemenin, üretmenin sınırsızlığında yürüyoruz. Hissettiğimiz müddetçe müzik de olacaktır, kendimizce…

-Bülent Ortaçgil gibi bir müzisyenle çalışmak nasıl bir duygu? Birikimlerini paylaşıyor mu?

– Ortaçgil, yazdığı gibi yaşayıp, yaşadığı gibi yazan nadir özgün insanlardan biridir benim için. Hiç yanıltmayan sözlerine ve kaybolmaktan korkmadığım müziğine, bütün duvarlarımı yıkabildiğim bir ozan. Hakkında böylesine hissettiğim Bülent Ortaçgil’le çalışmak her zaman muhteşem olmuştur benim için. Albümde iki parçasını yorumlamak istediğimizi söylediğimde, bunun bize kalmış bir şey olacağını söyleyerek yanımda olduğunu zaten belli etmişti. Buradan da anlaşılacağı üzere şartlar uygun olduğu takdirde paylaşıma kapalı bir insan olmadığı bellidir sanırım.

-Roman, hikâye, şiire bayılırım diyorsunuz. İlginizi çeken özel bir şair var mı?

– Şiir seven insan tek bir şairle yetinemez bence. Hatta öyle bir açlık vuku bulur ki, hepsini keşfetme paniği ile hep başka isimlerin peşinde koşar bulursun kendini. Ve daha önce okuduğun şairlerin diğer kitaplarını elde etme telaşı da cabası. Ama şu aralar Ahmet Telli ve Turgut Uyar ile fazla haşır neşir olduğumu söyleyebilirim. Bir de yeni nesil şairlerden Kadri Karahan’ın şiirleri oldukça etkiliyor beni.

-Bir kadın sanatçı olarak , dünyada ve Türkiye’de hemcinslerinizin başını çektiği sosyal hareketleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

– En başta şöyle düşündüm; neden biz kadınlar bu tip hareketler içerisinde bulunmak durumunda kalıyoruz? Halbuki saygı görmek ve saygı duymak var değil mi, insan insana…Yanlış giden şeyler doğruların o kadar kat be kat üstünde ki, nereyi tutsan elinde kalma durumu var. Eğitimsizlik, gelenekler, güç eşitsizliği, ataerkil toplum ve cinsel paratonerlik derken… halledilmesi gereken pek çok şey çıkıyor karşımıza.

Birsen Tezer “Cihan” adlı ilk albümüyle cafrande.org’ta” üzerine 4 yorum

  1. Uzun yıllar önce canım İstanbulda bir raslantı ile dinledim. Sesinin egzotikliği çok hoşuma gitmişti. Ses güzel, Müzik güzel, Yorum harika, sözlere ise diyecek yok. Teşekkürler Birsen, Teşekkürler Cafrande…

  2. İstisnasız hergün dinliyorum ve her defasında tekrar hayran kalıyorum…Bankacıyım ve bu müziği her dinlediğimde müşterilerimden şöyle bir tepki alıyorum.
    ‘Bu ne güzel bir ses, ne güzel bir müzik!’…Emeği geçen herkese teşekkürler…

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki yazıyı okuyun:
Ölümsüzlüğe ulaşmanın çabası, tarihin en eski yazılı destanı: Gılgamış

Gılgameş Destanı, tarihte bilinen en eski medeniyetlerden biri olan Sümerlerin yaşayışları hakkında bilgi verme, ilk yazılı destan olma  ve tek...

Kapat