Birhan Keskin: Dünya soğur, akşam serinlerken, Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok…

Eski avluda

Bir çiçek açtığında
Bir eski avluda
Diyor ki;
Çalıda sarı bir çiğdemim ben
Ve senin çok eski cümlen.
Sen otursan, gitmemiş ki! olsan

Ben sana bir eski Endülüs avlusu
İstersen serin bir Portofino getirsem
Ya da Yedigöllerin yedisini birden.

Bir çiçek açtığında
Bir eski avluda
Diyor ki;

Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken
Buldum buluşturdum kendime geldim
Tek eksik sensin! İncecik, çilli bir dille
sen de gelsen.

Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı
Begonviller ve bir mavi kapı
Ve illa amansız bir avlu getirsem.

Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en geniş cümlem:

İçimi açtım sana.
İçini açmak için.

Birhan Keskin

Share

Yorum yapın

Share
Devamını oku:
Kerem Sevinç: “Ben enerjiyi anadilimin kaybolmakla yüzyüze gelişinden duyduğum kaygıdan aldım”
“Hangi yaşta ölürsek ölelim, tamamlanmamış cümlelerimiz olacak” Dahiler ve Aşkları: Furuğ Ferruhzad
Emperyalist Savaşları Anlama Kılavuzu – F. Başkaya “Savaşlarının gerçek nedenini gizlemek kuraldır”
Kapat