Bir bayram olarak Наурыз/ Novruz/ نوروز/ Nevruz/ Newroz

0

İnsanlar, topluluklar halinde yaşamaya başladığından bu yana yaşamını sürdürdüğü çevreyle zorunlu bir ilişki kurdu. Varlığının kaynağı ve parçası olduğu doğayla iç içe, üreterek bu güne geldi. Geceyi, gündüzü, ayı, güneşi, yıldızları ve  gök yüzünü seyretti. Öğrendi yazı kışı baharı, sevinci ve acıyı onun için büyük bir coşkuyla karşıladı güneşli baharın müjdesini veren toprağın ilk filizlerini.  Ve insanlar yeniden  doğuş,  yeni bir başlayış olarak gördükleri  için bu güne ‘Yeni Gün’ dedi.
Nevruz/ Newroz Bayramı ya da sadece Nevruz (Yenigün) (Azerice: Novruz, Farsça: نوروز, Kürtçe: Newroz, Kazakça: Наурыз, Kırım Tatarca: Navrez; Tacikçe: Наврӯз), Farslar, Türkler, Zazalar, Azeriler, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar, Kürtler’la beraber neredeyse tüm kuzey yarım küre tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da başka bir değişle doğanın uyanışı ve bahar bayramıdır.[1][2]
Tarihteki yeri, Etimolojisi, Kürtlerde, Türklerde, Afganlarda ve Bahailerde Nevruz/ Newroz,  Demirci kawa efsanesi, ve kutlanma geleneklerini aşağıdan okuyabilirsiniz.

Aynı zamanda, Zerdüştlük , hem de Bahailer[3] için de kutsal bir gündür ve tatil olarak kutlanır. Günümüz İran’ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir şenlik olarak kutlanır.
Nevruz, İran ve Bahai[3] takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil eder. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart’ta kutlarken, diğerleri kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart’ta kutlarlar.[1]

Etimoloji
Kelimenin aslı eski Farsça’dan gelir: nava=yeni + rəzaŋh=gün/günışığı, anlamı “yeni gün/günışığı” dır ve günümüzün Farsçasında da hâlâ aynı anlamda kullanılmaktadır(nev=yeni + ruz=gün; anlamı “yeni gün”) [4]
İrani dillerdeki Gün anlamına gelen Ruz (Farsça), Roç (Beluçca), Roc (Zazaca) ya da Roj (Kürtçe) sözcükleri Proto-İranicenin “Rauça’sından gelir. Bu da eski Hint-Avrupacanın manası Işık olan *Leuk- keleme köküne dayaniyor. Şu en eski şekilden Rusçadaki Luç, Almancadaki Licht, Yunancadaki Leukós, Latincedeki Lux, İngilizcedeki Light ve Ermenicedeki Luy da oluşmuşlar. Proto-Iranicede Rusçadaki gibi bir k > ç ses ertelemesi ortaya çıkmışdır ve ayrıca ‘L’ sesi ‘R’ye dönüşmüşdür.
Eski irani dili olan Avestçede Raôçah zamanında esasdan Işık demekdi. Eski hint-ari dilindese (Bugünkü Kuzey Hindistanda var olan dil grubu) Roçiş kulanılmaktadı.
Nevruz teriminin tarihte ilk yer aldığı kayıtlar, M.S. 2. yüzyıldaki Pers İmparatorluğu kayıtlarıdır, ancak bundan çok daha öncesindeki (yaklaşık M.Ö. 648 ve 330 yılları arasında) Pers İmparatorluğu altında yaşayan değişik milletlerin Pers Şahına Nevruz gününde hediyeler getirdiğine dair bilgiler mevcuttur[5]
Nevruz diğer Türk devlet ve topluluklarında da kutlanılır. Bunlardan Azerbaycan’da Novruz, Kazakistan’da Navrız meyrami (Наурыз мейрамы), Kırgızistan’da Nooruz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Mart dokuzu Kırım Türklerinde Navrez, Batı Trakya Türkleri’nde Mevris adları ile anılır.
Kürtçe’de , Farsça’daki ile aynı anlama gelmesiyle birlikte yazılışı Newroz’dur [6]. İran kökenli bir devlet olan Tacikistan’da (Наурыз мейрамы) Navrız meyrami adı ile kutlanan Nevruz Arnavutluk’da ise Sultan Nevruz olarak isimlendirilir.

Nevruz ve Ekinoks
Nevruz, baharın ilk günüdür ve bu gün kuzey yarım kürede bahar ekinoksunun oluştuğu gündür. Güneş ekvatora dik açı ile gelir. Ayrıca hem kuzey hem de güney kutbu aynı anda gündoğumu hattındadırlar ve gün ışığı her iki yarım küre arasında eşit olarak paylaşılmaktadır.

Tarih ve Gelenek
Newroz geleneğinin tarihin en son Buzul Çağı’nın bitmesinden hemen önceki günlere yani 15.000 yıl öncesine kadar uzanır. Efsanevi Pers Kralı Cemşid, Indo-Iranlıların avcılıktan hayvacılığa ve yerleşik yaşama geçişini temsil eder. O çağlarda mevsimler insanoğlunun hayatında günümüzdekinden daha yaşamsal bir önem arz ediyordu ve yaşamla ilgili herşey dört mevsim ile çok yakından ilgiliydi. Zor geçmiş bir kışın ardından gelen bahar, tabiat ananın çiçekler, yeşillenenen bitkiler uykusundna uyanması ve sığırların yavrulaması, insanoğlu için büyük bir fırsat ve bolluğun canlanması demekti. İşte böyle bir dönemde bu Newroz/Nevruz kutlamalarını başlatanın Kral Cemşid olduğu söylenir.
İran Evrenbiliminin mimarlarından ve Zerdüştlerin Peygamberi olan Zerdüşt birçok bayramın kurumsallaşmasını sağlayan kişidir. işte bu bayramlardan en sonuncusu ve en anlamlısıdır.
Persepoliste krala hediyelerin sunumu Bundan 12 yüzyıl sonrasında, M.Ö. 487 yılında, Büyük Darius, Persepolisteki yeni inşa edilmiş olan sarayında Nevruzu kutluyordu. Son araştırmaların sonuçları bu kutlamaların çok özel bir anlam ifade ettiğini göstermektedir. Sadece o gün sabah saat 06:30 da güneşin ilk ışıkları gözlemevindeki büyük kabul salonuna denk geliyordu ve bu olay sadece 1400 yılda bir gerçekleşiyordu. Bu durum aynı zamanda Babillilerin ve Yahudilerinde yeni yılı ile çakışıyordu ve bu nedenle, bu kutlamaların eski toplumlar için çok uğurlu ve önemli sayıldığı açıktır[7]. Persepolis yerleşkesinin ya da en azından Apadana’non sarayının ve “Yüz sütunlu Salonun” Nevruzu kutlamak amacıyla inşa edildiği sanılmaktadır. Ne yazıkki eski kitabelerde Nevruzdan bahsedilmemektedir.

Kürtlerde Newroz
Kürtler Newroz’u 18 ile 21 Mart arasında kutlarlar. Kürt halkına ait günümüze kadar gelebilmiş çok az kutlamadan biridir ve Kürtler için tüm dini kutlamalardan daha önemli sayıldığı söylenebilir.[10]

Ateş üstünden atlamak bir Newroz geleneğidir. Bu bayram ile Kürtler çoğunlukla şehir dışındaki bölgelerde ve açık alanlarda bir araya gelir ve gelmekte olan ilkbaharı kutlarlar. Kadınlar rengarenk elbiseler giyerler ve başlarına pullarla süslenmiş ışıltılı örtüler örterler. Topluluk büyük bir ateş yakar ve bu ateşin etrafında oyun oynayarak, dans ederek ya da üstünden atlayarak büyük bir coşkuyla bu bayramı kutlarlar.[11][12].

Kürtler Newroz’u Kürtçe olarak, Newroz pîroz be! (Nevruz kutlu olsun!) ya da Bijî Newroz! (Yaşasın Nevruz!) diyerek selamlarlar.

Demirci Kawa Efsanesi
Kürt mitolojisindeki Kawa efsanesine göre, günümüzden 2500-2600 yıl öncesinde Zuhak (Bazı kaynaklara göre Dehak) adında Asurlu çok ama çok zalim bir kralın altında yaşayan Kawa adında bir demirci vardı. Efsaneye göre bu kralın her iki omuzunda da birer yılan bulunuyordu. Her gün bu iki yılanı beslemek için Kürtlerden iki genci sarayına kurban olarak getirtip aşçılarına bu iki çocuğu öldürtüp beyinlerini yılanlarına yemek olarak verdiriyordu. Aynı zamanda bu cani ilkbaharın gelmesini de engelliyordu[10]. En sonunda bu zulümden bıkan ve bir şeyler yapmak isteyen Armayel ve Garmayel adlı iki kişi kralın sarayına mutfağa aşçı olarak girmeyi başarırlar ve Kralın yılanlarını beslemek için beyinleri alınarak öldürülen çocuklardan sadece birini öldürüp diğerinin gizlice saraydan kaçmasına yardımcı olurlar[13]. Böylece ellerindeki bir insan beyni ile kestikleri bir koyunun beynini karıştırarak yılanlara vererek her gün bir çocuğun kurtulmasını sağlamış olurlar. İşte bu kaçan kişilerin Kürtlerin ataları olduğuna inanılır ve bu kaçan çocuklar Kawa adlı demirci tarafından gizlice eğitilerek bir ordu haline getirilirler. Böylece Kawa’nın liderliğindeki bu ordu bir 20 Mart günü zalim kralın sarayına doğru yürüyüşe geçer ve Kawa kralı çekiç darbeleri ile öldürür. Kawa etraftaki tüm tepelerde ateşler yakar ve halkla birlikte bu zaferi kutlarlar. Böylece Kürt halkı zalim kraldan kurtulmuş olur ve ertesi gün ilkbahar gelmiş olur.

Kürt yazar Musa Anter’e göre Newroz aslında Kürtlerde ilk başlarda 31 Ağustosta kutlanıyordu ancak daha sonra Arap Takviminin kabul edilmesiyle bu kutlamalar Mart ayına kaymıştır[14]. Bu efsane Kürtler tarafından kendilerini güçlü ve farklı hissetmeleri için bir hatırlatıcı güç olmaktadır ve yaktıkları ateşte özgürlüklerinin simgesi haline gelmiştir.[10]

Türklerde Nevruz
Oniki Hayvanlı Takvim ve Melikşah’ın Celali Takvimi’nde yılbaşı olarak belirlenen 21 mart, Divânü Lügati’t-Türk’te de ilkbaharın gelişi olarak belirtilir. Türk edebiyatı ve musikisine de Nevruz; Nevruz-ı Asl, Nevruz-ı Arap, Nevruz-ı Bayati, Nevruz-ı Hicaz, Nevruz-ı Acem ve Nevruz-ı Seba olarak girmiştir. Tarihte pek çok devlet tarafından bayram ve gelenek olarak kutlanmıştır. Bunların başında Anadolu beylikleri, Eski Mısır, İran, Safavi, Sasani, Moğollar, Selçuklu ve Osmanlı gelir.
Selçuklu ve Osmanlı[9]’da millî bayram olarak kutlanan Nevruz, Nevruziye adlı şiirlere ve şenliklerle ziyafet verilerek kutlanırdı. Özel olarak hazırlanan Nevruziye adlı macun Osmanlı döneminden kalan bir kültür olarak bu gün hâlâ Manisa’da 21 Mart’ta Mesir macunu şenlikleri yapılmaktadır. Alevi ve Bektaşiler arasında da kimi yorelerde eski takvime atfen Mart Dokuzu adi verilerek kutlanan Nevruz’da özel ayinler yapılırdı, yine Zerdüştler ve Yezidiler’de 21 Mart’ı bayram olarak kabul etmişlerdir.

Bahailerde Naw-Rúz
Bahailer bu bayramı sadece bir bayram olarak değil aynı zamanda dini bir tatil olarak da kutlarlar. Ancak bu kutlama sadece Bahai takvimine göre yeni yılın kutlaması değil aynı zmanda tutmuş oldukalrı 19 günlük oruç’un da bitmesinin kutlanmasıdır.[3] İrandaki Bahailer bu günü hala İran gelenek ve göreneklerine göre kutlarken, dünyanın diğer yerlerindeki Bahiler ise kendi yerel geleneklerine göre kutlarlar.

Afganlarda Nevruz
Afganistan’da, Nevruz gelenksel olarak iki hafta boyunca kutlanılan bir bayramdır. Hazırlıklar günler öncesinden başlar ve Chaharshanbe Suriden yani Yeni Yıl’dan önceki en son Çarşamba gününden sonra bitmiş olur. Birçok gelenek ve görenek içinde en önemlileri aşağıda sıralananlardır[15][16]:
İnsanlar nevruz için özellikle de Nevruz arefesinde özel yemekler hazırlarlar. Genellikle, Sabzi Chalaw denen ve pilav ile ıspanaktan oluşan bir yemek hazırlarlar. bununla birlikte, fırıncılar sadece Nevruza has olan ve adına Kulcha-e Nowrozi denen bir çeşit kurabiye yaparlar. Nevruz için hazırlanan yemeklerden bir diğeri de Māhī wa Jelabī yani Kızarmış balık ve Jelabidir ve bu yemek özellikle pikniklerin vazgeçilmez yemeğidir. Afganistan’da, nişanlanmış çiftlerin ailelerinin, Nevruz ve yine diğer bayramlardan olan Ramazan Bayramı ve Beraat Kandilinde, karşı tarafa hediye vermesi ya da özel yemekli bir davet vermesi bir gelenektir.

Kaynaklar

1 a b Gazeteci Murat Yetki’nin Türkiyedeki Nevruz kutlamaları ile ilgili 20 Mart 2007 tarihli yazısı
2 Türk Dünyasında Nevruz
3 a b c http://www.bahai.us/bahai-calendar Bahai Takvimi (İngilizce)
4 http://www.iranchamber.com/culture/articles/norooz_iranian_new_year.php (İngilizce)
5 http://www.irna.com/occasion/norouz/eng/hist.htm (İngilizce)
6 Vikipedi Kürtlerin Nevruz kutlamaları ile ilgili madde(İngilizce)
7 www.cais-soas.com/CAIS/Celebrations/noruz.htm Al.A. Jafari, NOROOZ (Yeni Gün); İran Halkının Yeni Yılı; yayın tarihi 06 Mart 2007 (İngilizce)
8 Nevruz, Prof. Dr. Erman Artun
9 Osmanlıda Nevruz Kutlamaları
10 a b c Kürtlerin bağımsızlık efsanesi
11 http://www.library.cornell.edu/colldev/mideast/diarbkrj.htm (İngilizce)
12 http://www.marcocavallini.it/kurdish.html (İtalyanca)
13 Armayel ve Garmayelin öyküsü (İngilizce)
14 Musa Anter’in konuyla ilgili yazısı
15 Afganlarda Nevruz kutlamaları ile iglili bir yazı (İngilizce)
16 Afganistandaki Nevruz kutlamarının detayı ile ilgili bir site (İngilizce)

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz