Freud: İnsanların tutkuları üzerine mantıksal tartışmalar yapmak yararsızdır

Her şey bir yana, insan faaliyetini tüm genişliğiyle değerlendirebilecek pek az sayıda insan vardır. Çoğu kişi, kendisini bu faaliyetin bir tek veya az sayıda alanıyla kısıtlamaya zorlamıştır. Ama insan, geçmiş ve şimdiki durum hakkında ne kadar az şey bilirse, gelecek hakkındaki yargısı da o derecede önemsiz olur.

Devamı…Freud: İnsanların tutkuları üzerine mantıksal tartışmalar yapmak yararsızdır

Richard Sennett: Otorite arayışın biteceğine inanmanın sonu tiranların iktidarıdır

Otorite tarafından aldatılma korkusu bu kitapta ele alınan yadsıma davranışlarını özetlemenin belki de en iyi örneğidir. Zihnimizde en çok yer eden totaliter rejimlerin aldatıcılığıdır. Bu, otoritenin ebediliği aldatmacasıdır: Naziler, mutlak iktidarlarını haklı çıkarmak amacıyla bin yıllık devlet imgesini kullanmışlardı. 

Devamı…Richard Sennett: Otorite arayışın biteceğine inanmanın sonu tiranların iktidarıdır

Sigmund Freud: Kitleler tembel ve bilinçsizdirler

Her şey bir yana, insan faaliyetini tüm genişliğiyle değerlendirebilecek pek az sayıda insan vardır. Çoğu kişi, kendisini bu faaliyetin bir tek veya az sayıda alanıyla kısıtlamaya zorlamıştır. Ama insan, geçmiş ve şimdiki durum hakkında ne kadar az şey bilirse, gelecek hakkındaki yargısı da o derecede önemsiz olur.

Devamı…Sigmund Freud: Kitleler tembel ve bilinçsizdirler

Virginia Woolf: Yanılsamaların, gerçekle çelişince çöktükleri gibi kötü bir şöhreti var

Virginia Woolf…Öyle görünüyor ki gerçek, bu grupların hepsinin üzerinde bir büyü olduğudur – böyle bir kelimeyi böyle bir bağlamda söylemeyi göze alırsak. Ev sahibesi bizim modern Sibil’imiz. O, konuklarını efsunlayan bir cadı. Onlar bu evde mutlu olduklarını düşünüyorlar; şuradakinde zeki olduklarını; üçüncüsünde derinlikli olduklarını. Hepsi de yanılsama bunların (yanılsamalara karşı değiliz, bir yanılsama yaratabilen kadının dünyaya çok büyük yardımı dokunur), ancak yanılsamaların, gerçekle çelişince çöktükleri gibi kötü bir şöhretleri olduğuna göre, yanılsamaların hüküm sürdüğü yerde hiçbir gerçek mutluluk, hiçbir gerçek zeka, hiçbir gerçek derinlik mevcut olamaz.

Devamı…Virginia Woolf: Yanılsamaların, gerçekle çelişince çöktükleri gibi kötü bir şöhreti var

İdeoloji: Yanılsama ve Yabancılaşma Üzerine – Friedrich Engels

Elin, dilin ve beynin tek tek bireylere özgü kalmayıp, toplumun tümünü kucaklayan o toplu etkinliği sayesinde, insanlar gitgide, daha karmaşık işler başardılar. Gitgide kendilerine daha yüksek amaçlar seçtiler. Önünde sonunda bu amaçlarına ulaştılar da. Bu arada emeğin kendisi de, kuşaktan kuşağa, daha değişik, daha olgun daha boyutlu bir hale geldi. Avcılığa ve hayvancılığa çiftçilik, çiftçiliğe de iplikçilik, dokumacılık, madencilik, çömlekçilik ve gemicilik eklendi. Giderek ticarete ve zanaata sanat ve bilim katıldı. Küçük boylardan koca uluslar ve devletler oluştu. Hukuk ile politika ve bunlarla birlikte, insan kafasında, insanoğlu ile ilgili şeylerin o masalımsı hayali “din” gelişti.

Devamı…İdeoloji: Yanılsama ve Yabancılaşma Üzerine – Friedrich Engels

Sanatta Yanılsama: Pygamalion’un Sihirli Gücü – Ernst H. Gombrich

Yunan düşünürlerinin sanatı doğaya öykünme saymalarından bu yana, bu tanımlama Yunan filozoflarının kafasını yoragelmiştir. İster benimsensin, ister yadsısın, ister değiştirmeye çabalasın, hepsi bu görüşle hesaplaşma zorunluluğunu duymuştur. (…)Bu türden bir mutlak anlamda öykünmenin bir yandan betimleme araçlarının yapısından, öte yandan da sanatsal yaratma sürecinin ruhsal konumundan kaynaklanan sınırlarının nereden geçtiğinin sergilenmesine çalışılmıştır. Böyle bir öykünmenin sanatçının birincil amacı olmadığı, günümüzde artık herkesçe bilinmektedir.
Ama bu, ilk kez günümüzde mi böyle olmuştur?
Mimesisi sanatçılarının hedefi saymış olan Yunanlılar, kendi zamanları bakımından gerçekten haklı mıydılar?

Devamı…Sanatta Yanılsama: Pygamalion’un Sihirli Gücü – Ernst H. Gombrich