Bu Kalp Sizi Unutur Mu ve Dizilerin Hayatımızdaki Yeri

Televizyon bizi içimizden fetheden, kendimizi gönül rızasıyla eline bıraktığımız, bunun karşılığında ise beynimizi güle oynaya, eğlendire keyiflendire oyan, yiyip bitiren bir canavardır‘  Postman

 “Darbeden asıl zarar gören solcularla, ‘ülkücüler’ ve akıncıların eşitlenmesini ciddi bir hata veya reyting uğruna taviz olarak değerlendirdim. Keza dizide işçi karakteri yok. Sendikacı yok. Sanki 12 Eylül öncesi solcuların hepsi işsiz güçsüz ya da öğrenci gençlerden ibaret gibi bir imaj yaratılmış. Cezaevinden çıkan ‘ülkücü’ çok masum görünüyor. Solcu gençle, ‘ülkücü’ gencin jargonu neredeyse aynı. Maddi hatalara gelince: Kahramanın ayakkabıyla yatağa uzanması. Bizim kuşak ayakkabıyla eve bile girmezdi. Değil ki yatağa uzansın. Çok fazla Avrupai olmuş, sırıtmış.”

Devamı…Bu Kalp Sizi Unutur Mu ve Dizilerin Hayatımızdaki Yeri

Televizyonun toplum üzerindeki aptallaştırıcı etkisi

Şimdi hakkında o kadar çok yazılan, elestirilen bu konu, yani TV üzerine yeni ne söylenecek diyebilirsiniz. Elbette birkaç sayfayla hem konuyu açıklayıp hem alternatif modeller ortaya koyamayız. Ancak meselenin özüne değinmeye çalısıp yeniden sorgulama yapabiliriz.
Ben söze klasik sayılan bir sloganla baslayıp son söyleyeceğimi basta söyleyeyim: Evet televizyon günümüzde kapitalizmin göz boyayan büyücüsüdür. Diziler de televizyonun en önemli silahıdır. Ve bu büyücüden kapitalizm yani egemenler, burjuva medyası, büyük tekeller tahminimizden fazla yararlanmaktadır. İnsanları edilgen kılmakta, 4 yılda bir oy vermekten baska bir siyasal eylemi olmayan diziler arasındaki reklamların etkisiyle mutluluğu tüketmekten ibaret gören zavallılar haline getirmektedir.

Devamı…Televizyonun toplum üzerindeki aptallaştırıcı etkisi