Solun Siyasal İslam’la Flörtü ve Laiklik – Jusef Hasek

MarksSolun, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını ön gören fakat yine de egemen bir dinin varlığını sürdürdüğü ve iktidarı korumak için araçsallaştırılan “devletçi laikliğe” mesafe alıp; her insanın inanma ve inanmama özgürlüğünü, devletin tüm din, inanç ve mezheplere eşit mesafede bulunmasını, kamu kaynaklarının insanların dinsel ibadetlerinin gereğini yerine getirmesi amacı ile hiçbir şekilde kullanılmamasını içeren “özgürlükçü laiklik” anlayışını benimsemesi gerekiyor.

Devamı…Solun Siyasal İslam’la Flörtü ve Laiklik – Jusef Hasek

Zaafları ve yanlışları ile Türkiye soluna soldan bakmak – Fikret Başkaya

Herhalde Türkiye’de sol hareketinin en temel zaafı, kemalizmle arasına mesafe koyamaması, o konuda sergilenen aymazlıktı. Kemalizmle arasına mesafe koyamamak demek, onun “devletçi” bir sol olması demektir ki, bu durum büyük bir ideolojik-entellektüel zaaf oluşturuyordu. Nerdeyse tüm sol fraksiyonlar, Türkiye’nin anti-emperyalist ulusal bir kurtuluş savaşı sonucu kurulduğuna dair resmi tarih/resmi ideoloji tarafından üretilen efsanenin büyüsüne kapılmışlardı… Başka türlü söylersek, bizdeki sol hareket, resmi tarih ve resmi ideoloji tarafından üretilmiş safsataları ve yalanları, yaşanmış “gerçeklikler” mertebesinde görüyordu… Bağnaz resmi tarihin ve resmi ideolojinin sorun edilmemesi büyük bir aymazlıktı. Bu, kendini rejimin tuttuğu aynada görmek demekti. Kendi tarihine bu ölçüde yabancılaşmış bir hareket neyi ne kadar başarabilir? 

Devamı…Zaafları ve yanlışları ile Türkiye soluna soldan bakmak – Fikret Başkaya

Türkiye’den: İslamcı söylemin cinine dikkat – Ece Temelkuran

Başbakan, kendisine ne zaman politik tutuklular hakkında bir soru sorulsa, zamanında kendisini desteklememiş olanların şimdi konuşmaya hakları olmadığını ima ederek kendi tutukluluğunu gündeme getirdi. Muhalefet ne zaman bireysel özgürlüklerin gerilemesinden söz etse, Erdoğan ve akıl hocaları, muhafazakar dindar insanların ibadet özgürlüğünün kısıtlandığı günlerden bahsettiler. Nihayet, ne zaman sosyal hakların dindar hayırseverliğin konusu haline gelmesine yönelik bir eleştiri yapılsa, başbakan adaletin dinden doğduğunu söyleyen banal söylemi kullandı. Görev süresi boyunca, ne zaman kendi menfaatlerine uymayan bir toplumsal itilaf söz konusu olsa bunların hepsinde çok güçlü kapanış vurguları yapmakla nam saldı. 

Devamı…Türkiye’den: İslamcı söylemin cinine dikkat – Ece Temelkuran

Demokrasi ile Diktatörlük Arasında Seçimler ve Sonrası – Erdoğan Aydın

Seçim kampanyaları ve mitinglerinde de görüldüğü gibi Kürt Hareketi ile belli sol güçler ittifakının bu büyük başarısı, ne yazık ki Türk halkı içinde yeterli karşılığını bulmamış, Türk kimlikli toplumsal çoğunluk içindeki etki alanı çok zayıf kalmıştır. Milliyetçi refleksin de sonucu olan bu durum bir yana, Türk halkı içinde, Blok dışı sosyalizm ve demokrasi hedefli dikkate değer bir etkinlik de ortaya çıkamamıştır.
Blok dışı sol güçlerden gelen eleştirilere karşı da eklenmeli ki, Blok, seçimlere tartışma götürmez açıklıktaki bir sol programla girmiş, resmi metinleri ve sözcülerinin konuşmaları özgülünde sol bir Türkiye tasavvurunun etkin temsilciliğini yapmıştır.

Devamı…Demokrasi ile Diktatörlük Arasında Seçimler ve Sonrası – Erdoğan Aydın

Öğrenci Kolektiflerinden açıklama: Yumurtayı lekelemeye liberallerin gücü yetmez

Roni Margulies’e yönelik yumurtalı protesto sonrasında Türkiye solunda liberal kutuplaşmayı temsil eden siyasal özneler gençlik hareketinin yarattığı meşru zemini medya ve imza kampanyaları yoluyla aşındırmaya çalışıyorlar. Üniversiteye dair dönüşüm programının tartışıldığı Dolmabahçe toplantılarında sergilenen şiddete karşı sessizliğini koruyan liberal-sol kesimler, Çanakkale’deki yumurtalı protestoyu gençliğin bahsedildiği kadar da “masum” olmadığını kanıtlama heyecanıyla kendilerini görünür kılmak için kullanıyorlar. AKP iktidarının “Elimizde belgeler var, yeri geldiğinde açıklayacağız” beyanlarıyla gençlik hareketine tehditler savurduğu bir dönemde, gençliğin yaptığı eylemin “ırkçılık”la ve “faşizm”le suçlanmasının gençlik hareketine yönelecek iktidar saldırılarının arka planını oluşturmak anlamına geldiğini düşünüyoruz.

Devamı…Öğrenci Kolektiflerinden açıklama: Yumurtayı lekelemeye liberallerin gücü yetmez

Polis destekli Kürt öğrenci avı ve medyanın Muğla olaylarındaki faşist tutumu

Türkiye’de son dönemlerde üniversitelerde Kürt öğrencilere yönelik başlatan linç ve saldırı kampanyaları sürüyor. İstanbul ve Manisa’dan sonra geçtiğimiz günlerde Muğla’da da ülkücüler polis gözetiminde Kürt öğrencilere saldırdı. Silahların kullanıldığı saldırıda iki kurşun isabet eden Şerzan Kurt ağır yaralandı. Öğrenciler polisin ülkücü grubu yönlendirdiğini belirtirken, yoğun bakıma alınan Kurt’un hayati tehlikesi sürüyor.
Yaşanan olayları devlet yetkilileri özelikle önemsiz gösterilirken
“Müslüman din kardeşi” teraneleriyle Kürtlere yaklaşan  Zaman ve Yeni Şafak gibi gazeteler, Muğla’da yaşanan olaylar sonrasında  yaptığı haberlerle  sadece MHP’lilerin açıklamalarına yer verip  çok açık olarak kiminle kardeş  olduğunu bir  kez daha gösterdi. Kürt kızlarına sözlü tacizde bulunan ahlaksızları “karşıt görüşlü” öğrenciler olarak niteledi. Olayın mağdurlarını “türkü bardan çıkan solcu kızlar” olarak tarif ederek  saldırıyı meşru göstermeye çalıştı.  Kamu bankaları tarafindan kredi verilip Çalık Holding’e peşkeş çekilen  Sabah  gazetesi ve  AKP yetkilileri   ise aynı ağızdan yorumlarıyla eylem yapan öğrencileri   -neredeyse- terörist ilan etti.

Devamı…Polis destekli Kürt öğrenci avı ve medyanın Muğla olaylarındaki faşist tutumu

Fikret Başkaya: Solun kitleler için bir çekim merkezi olamamasının nedeni radikal olamamasıdır

Liberalizm, Kapitalizm ve Sol
“İnsanlık içine sürüklendiği kepazeliğe razı olmayacak, olmaması gerekiyor. Kepazelikten kurtulmanın yolu da radikal eleştiriden geçiyor. Solun kitlelerin gözünde bir çekim merkezi olamamasının asıl nedeni yeteri kadar radikal olamamakla, farklı olduğuna kitleleri ikna edememekle ilgili.”

Son dönemde, özellikle de neoliberal çılgınlığın ideolojik alanı kuşatıp, alternatifsiz tek düşünce olarak sunulduğu koşullarda, zaten geçerli olan kafa karışıklığı daha da büyüdü. Esas itibariyle bir sistem olan kapitalizmle bir düşünce akımı olan liberalizm bir, aynı şey sayılır hale geldi. Oysa bazı kesişme alanları olmakla birlikte kapitalizm ve liberalizm kavramları aynı içeriğe sahip değildir. Liberalizm, insanlık tarihinde bir dönüm noktası, müthiş bir entellektüel devrim olan Aydınlık Felsefesinin sonucunda ortaya çıkan bir düşünce akımıydı. Entellektüel bir devrim olan Aydınlık Felsefesi insan özgürlüğünü amaç, aklı da araç sayıyordu.

Devamı…Fikret Başkaya: Solun kitleler için bir çekim merkezi olamamasının nedeni radikal olamamasıdır

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org