Erkin Özalp: TKP’li yöneticiler, bölünme süreciyle hesap vermekten kurtulmuş gibi görünüyor

TKPŞu tür somut başarısızlıklardan söz ediyorum:
 2011 genel seçimlerine 500 bin oy isteyerek katılan partinin yalnızca 65 bin oy alabilmesi.
 50 binin üzerindeki bir günlük ortalama satış sayısına ulaşma hedefiyle çıkarılan Sol gazetesinin, Gezi Direnişinin satışlar üzerinde en etkili olduğu dönemde bile 20 bini aşamamış ve büyük bir borç yükü bırakarak kapanmış olması.
 Gezi Direnişinin yaşanmış olmasına karşın, 2014 yerel seçimlerinde partinin oy oranının yüzde 0,13’e gerilemiş olması. Böylece, yüzde 0,26 oranında oy alınan 2004 yerel seçimlerinden bu yana girilen dört genel ve yerel seçimde de partinin oy oranının bir önceki seçime göre düşmüş olması….

Devamı…Erkin Özalp: TKP’li yöneticiler, bölünme süreciyle hesap vermekten kurtulmuş gibi görünüyor

Kemal Okuyan: Nerede dünyanın zalim devleti varsa onlarla birlik ol sonra da “hazırız” de!

Tayyip ErdoğanTartışılan, iki ülkenin savaşmasıdır, korkulan da budur.Tayyip’e göre ise önemli olan, kimin üstün geleceğidir!

“Biz hazırız” demiş ve alay edercesine sormuş: “Acaba Suriye hazır mı?”
NATO’ya “müdahale edelim” diye yalvar; sağdan soldan Patriot bataryaları toplayarak kendini güvence altına almaya kalk; İsrail’den Fransa’ya, İngiltere’den ABD’ye, nerede dünyanın zalim devleti varsa onlarla birlik ol, iki yıldır her tür kalleşliğin kurbanı olan bir ülkeye efelen; halk korkusundan her yere koruma ordusuyla git, sonra da “hazırız” de!

İyi numara.

Devamı…Kemal Okuyan: Nerede dünyanın zalim devleti varsa onlarla birlik ol sonra da “hazırız” de!

Kemal Okuyan’ın ‘Değer yasası’ yanılsamaları* – Dr. Suat Kamil Aksoy

Kemal Okuyan’ın Stalini Anlamak adlı kitabı değer yasası konusundaki tartışmaları en rafine haliyle içermektedir. Bu yüzden Okuyan’ın metninin dışına çıkmaya ihtiyacımız olmayacak. Kitabın yayınlanışından bu yana on yıldan fazla zaman geçmiş bulunuyor. Eleştirimiz bu açıdan Okuyan’ın bugününe ait değil ve aslında Okuyan ile sınırlı da değil. Konuyla ilgili fikrini berrak bir biçimde ifade etmemekle sayısız iktisatçı doğruyu bulmamıza yarayacak bir eleştirinin ortaya çıkmasına da izin vermedi. Doğru fikirler ilan edilmezlerse yayılamazlar! Yanlış fikirler ise ifade edilmediklerinde aynı zamanda aşılamamış da olurlar.

Devamı…Kemal Okuyan’ın ‘Değer yasası’ yanılsamaları* – Dr. Suat Kamil Aksoy

Bir Yılbaşı Öyküsü | Zamanı ve yeteneklerini hovardaca harcayanlar için o ölümün habercisiydi


“Sen yaşamak istiyorsun” diye söylendi meçhul besteci. “Bana yüz yıl gibi gelen bir süre önce, insanlar arasında geçirdiğim mutsuz ve kısa bir zaman içinde bestelediğim şu birkaç nota sana neler yaptı! Dinle, yaşayacak çok az zamanı kalanlar için yaşam daha güzel, daha parlaktır. Sahip olmamak ve istemek, sahip olup da istememekten daha iyidir. Ben yaşamı çok seviyorum ve şimdi o sevgiyi sana armağan ediyorum.” *

Devamı…Bir Yılbaşı Öyküsü | Zamanı ve yeteneklerini hovardaca harcayanlar için o ölümün habercisiydi

Kemal Okuyan, Gelenek, İktisat ve Bir Eleştiri – Dr. Suat Kamil Aksoy

Okuyan kitabında ücretler konusunu irdelediği bir bölümde Sovyetler’in ilk 13 senesinde süren- eşit ücret uygulamasına sempatiyle baktığını da belli etmektedir. Stalin’in biz örneklersek, bir çöpçü ile bir hekim nasıl olurda aynı ücreti alır türü çıkışlarına hoşnutsuzlukla bakmaktadır. Bu türden bir eşitsizliğe özel bir uğrağın gereksinimi olarak bakmakta ve 1930 dan savaş sonrasına kadar kalifiye emeğin bu gözetilişine, savaşın bitiminin ardından bir çekidüzen verilmesine sevinmektedir. Kalifiye emeğin nasıl ücretlendirileceği bizi burada pek ilgilendirmemekle birlikte, Marks tarafından çok önceden önerilen herkese emeğine göre ilkesinin yeterince yol gösterici olduğu söylenmelidir. Sovyetler eşit ücret ilkesi gibi bir saçmalığı uyguladığı için ilk yıllarında mutlaka çok zarar görmüş ve zaman kaybetmiş olsa gerektir. Kalifiye emek vasıfsız emeğe göre daha çok emektir. Aynı zaman süresi içinde daha çok değer üreten emektir. Eşit olmayan emek eşit ücretlendirilirse bu bir tür sömürü demektir. Böyle bir sömürünün topluma vereceği zarar bireyde yaratacağı tatminsizliğin çok ötesindedir ve kapitalizmin toplumsal gelişmeye çektiği setten daha zararlı birşeydir.

Devamı…Kemal Okuyan, Gelenek, İktisat ve Bir Eleştiri – Dr. Suat Kamil Aksoy

Komünist yazar Vedat Türkali TKP’yi ve Kürt sorununa bakışını çok sert eleştirdi

Vedat Türkali,  Kürt “açılım”ıyla ilgili tavrının Türkiye Komünist Partisi kendi deyimiyle “goşistler”* tarafından eleştirilmesi üzerine; TKP diye bir parti var…  Kemalist tekerlemeleri yineleyip duruyorlar. Geveledikleri Marksist kimi kavramla her şeyi çözdüklerini sanıyorlar. Açın, programlarına bakın; daha yirminci yüzyılın başlarında, yani Kapitalizmin tekelci finans kapital aşamasına vardığı çağdaki temel, yapı değişikliğinin ayırdında değiller. Bu aşamayı Marksist bilimsel yöntemle doğru biçimde saptayan Lenin’dir. İkide bir kullandıkları “Anti-Emperyalizm”i doğru dürüst anlamadıkları ortada. Kürt sorununa bakışları, yaklaşımları hiçbir ciddi, Marksist-Leninist bilimsel temele dayanmıyor. Adını kaptıkları TKP’nin tarihini bilmiyorlar daha.” dedi. Türkali: “Mustafa Suphi’nin adını vermekle her şeyi açıkladıklarını sanıyorlar. Sıraladıkları, cicili sözlerle süslenmiş, çürük çarpık bir sürü sav. Adalet, kardeşlik, özgürlük, eşitlik, modernleşmek… Yuvarlak sloganlar. Tatlı ninniler! Kalpazan Marksist palavraları bunlar. Gerçek Sosyalistlerin, Komünistlerin, sadece ülkemizde değil bütün dünyada temel özelliği sadece Marksist değil Leninist de olmalarıdır.”

Devamı…Komünist yazar Vedat Türkali TKP’yi ve Kürt sorununa bakışını çok sert eleştirdi

Sol Anayasa Mahkemesi Kararına ve AKP Paketine Nasıl Bakıyor? Referanduma Ne Diyecek?

Anayasa Mahkemesi’nin de hukuki değil siyasi bir karar aldığı yönünde görüş belirten Sol Parti ve kurumlar, genel olarak hükümetin anayasa değişikliği paketinin demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir anayasa oluşturmak için yetersiz olduğu, asıl amacın hükümetin yargı üzerindeki vesayetini güçlendirmek olduğunu belirtiyor. Peki Sol 12 Eylülde yapılacak olan referanduma  EMEP, ÖDP,   BDP , SDP, TKP, EDP ve EDP  gibi  sol partiler ve  ESP, Halkevleri sol kurumlar ne diyecek?

Devamı…Sol Anayasa Mahkemesi Kararına ve AKP Paketine Nasıl Bakıyor? Referanduma Ne Diyecek?

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org