Hanefi Avcı: Devletin psikolojik harekât yöntemleri, insanların olayları anlamalarını imkansızlaştırıyor

Hanefi AvcıBu ülkede gerçeği görmenin, tarafsız ve objektif düşünmenin en zor taraflarından biri yıllardan beri devletin tüm toplumu yönlendirmiş olmasıdır. Toplumun tümü devletin istediği istikamette düşünüyor, bu istikamete yönlendirilmiş ve buna uygun mantık üretmek, zorunda bırakılmıştır. Toplumun gerçeği görmesi, olaylara objektif yaklaşması çok zordur. Toplum öyle büyük bir yönlendirmeye maruz kalmış ki sorunları objektif olarak değerlendirebilmek gerçekten çok zor. Hiçbir maddi temele dayanmayan, gerçeklikten uzak iddialarla toplumdaki herkes, resmi ideoloji doğrultusunda düşünmeye yönlendirilmekte ve bu doğrultuda mantık yürütmektedir. Oysa insan, resmi ideolojinin dışına biraz çıkabilse, olaylara biraz objektif bakabilse, birçok şeyi çok daha net bir biçimde görebilecektir.

Devamı…Hanefi Avcı: Devletin psikolojik harekât yöntemleri, insanların olayları anlamalarını imkansızlaştırıyor

Hanefi Avcı anlatıyor: Cemaat Nasıl Yönetiyor, Kimler Yönetiyor?

Hanefi AvcıEmniyet teşkilatındaki örgütlenme nasıldı, yani cemaat Emniyeti nasıl yönetiyor, görevleri nasıl etkiliyordu? Emniyet hiyerarşik bir teşkilattı, teşkilat içinde ikinci bir cemaat teşkilatı nasıl yapılanıyordu? Yıllarca amir ve müdürlük görevlerinde bulunan kişiler kendilerinin dışında birinden nasıl emir alıyor? İddialar doğru ise onlardan fırça bile yiyor, bir şey diyemiyorlardı?  Cemaatin geçmiş yıllardan başlayarak teşkilatta nasıl elaman temin ettiği, nasıl yapılandığı belki uzun araştırma ve incelemelerin konusu olsa da ben su andaki örgütün nasıl yapılandığını, idare edildiğini bir nebze olsun göstermek istiyorum. Bunun için öncelikle bu konudaki belgelere bakmak gerekiyor. Maalesef bu konuda çok fazla belge yok ama yine de bulunan belgeler mevcut durumu belli oranda anlamamızı sağlıyor.

Devamı…Hanefi Avcı anlatıyor: Cemaat Nasıl Yönetiyor, Kimler Yönetiyor?

Birkaç Kitapta Açık Olarak Anlatıldığı Halde 20 Yıldır Çözülmeyen Musa Anter Cinayeti

Musa Anter, 20 yıl önce bir 20 Eylül akşamı Diyarbakır’da göçzedelerin yaşadığı Seyrantepe semti Cumhuriyet mahallesinde başında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın bulunduğu itirafçı ve jitemcilerden oluşan kontrgerilla ekibi tarafından katledildi.
Musa Anter katledildiğinde yanında yeğeni Orhan Miroğlu da vardı. Saldırıda o da yaralı olarak kurtuldu. Cinayet günü olay yerine ilk varan 3 gazeteci kaçırıldı ve birgün sonra yüzlerce kilometre uzaklıkta serbest bırakıldı.
Dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan idi. Aynı dönemde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü yapan Hanefi Avcı yayınladığı “Haliç’te Yaşayan Simonlar” adlı kitabında, cinayet akşamı yol kontrolü sağlayan trafik polisi ekiplerinin 7. Kolordu Komutanlığı’nın emri ile “trafik kazası var” denilerek olay yerinden çekildiğini açıkladı.

Devamı…Birkaç Kitapta Açık Olarak Anlatıldığı Halde 20 Yıldır Çözülmeyen Musa Anter Cinayeti

Psikolojik savaş stratejisi ve medyanın rolü – Şaban İba

Psikolojik harekatın sivil uzmanlarından biri olan Hanefi Avcı: “Psikolojik harekat, hedef halk kitlelerinin istenilen istikamette düşünmesini sağlamak ve bu istikamette kanaat sahibi olması için yapılan, olayları ve haberleri (bilgileri) belli bir açıdan veren planlı bir faaliyettir. Daha açık bir dille ifade edilecek olursa, olayları bazen çarpıtarak, gerçeğin bazen bir kısmını vererek, gerekli görüldüğü durumlarda yalan haber ve bilgi üreterek veya gerçeği tümüyle saklayarak, halkın istenilen tarzda düşünce ve kanaat sahibi olmasını ve istenilen doğrultuda hareket etmesini sağlamaya yönelik planlı ve devlet kurumları eliyle yönetilen bir harekattır.”

Devamı…Psikolojik savaş stratejisi ve medyanın rolü – Şaban İba

Hanefi Avcı anlatıyor: Binbaşı Cem Ersever’i kim, neden, niçin ve nasıl öldürdü?

Cem’i sormak üzere Kemal’in evine giden Mustafa Deniz dönmemiş ve kendisinden bir daha haber alınamamış. Aynı şekilde Cem’in birlikte olduğu İstanbul’da bulunan Neval Boz isimli kız da Cem hakkında bilgi almak için Kemal’le görüşüp, onun yanına gitmiş ve ondan da bir daha haber alınamamış. Burada işin kilit noktasının Kemal olduğu anlaşılıyordu. Kemal’in evine gidenler bir daha dönmemişlerdi. (…)Birkaç gün sonra ise kafalarına kurşun sıkılmış olarak her birinin cesedi Ankara’nın farklı yerlerine atılmış olarak bulunuyor. Üç kişi de bu şekilde öldürülüyor.  (…)Yeşil açık açık elindeki Simit Wesson marka tabancayı göstererek

Devamı…Hanefi Avcı anlatıyor: Binbaşı Cem Ersever’i kim, neden, niçin ve nasıl öldürdü?

Hanefi Avcı’nın Cem Ersever’le karşılaşması, HEP* Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın’ın öldürülmesi

Hanefi Avcı itiraf ediyor…
Cem Ersever’in öldürülmesi Güneydoğu’daki olayları veya Türkiye’deki iç güvenlik anlayışını (veya JİTEM anlayışını) birçok açıdan ibret alınacak şekilde gözler önüne seren bir olaydı. Yalnızca bu olayın irdelenmesi ve tam manasıyla aydınlatılması ve faillerinin yargılanması bile Türkiye’de Susurluk ve Ergenekon anlayışının teşhiri ve ne olduğunun anlaşılması açısından yeterlidir. Ama maalesef her şeyi ile açık ve net olmasına rağmen bu olay hala istenilen seviyede soruşturulup, failleri yargılanamadı. Cem Ersever’in öldürülmesi ile ilgili olarak Meclis Susurluk Araştırma Komisyonunda ve daha sonra adliyede geniş olarak ifade verdim ama bu ifadeler hep resmi kalıplar içerisinde kaldığı için belki şimdi olayı bir hikaye ya da bir film senaryosu içerisinde anlatmak ve daha iyi anlaşılır hale getirmek gerekiyor.

Devamı…Hanefi Avcı’nın Cem Ersever’le karşılaşması, HEP* Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın’ın öldürülmesi

Hanefi Avcı açıklıyor: ABD Kimi Destekliyor? PKK’yi mi, Türkiye’yi mi?

Bu ülkede çıkan her türlü karşı duruş egemen düzen güçleri tarafından  “kökü dışarda” damgası yedi. Önceden Sovyetler, şimdi AB ve ABD ile ilişkilendirilerek toplum nezdinde psikolojik savaş stratejisin önemli bir unsuru olmaya devam etti. Kökü dışarda olan, yabancı sermaye grupları  ile her türlü  ortaklığa giden, stratejik öneme sahip kamu kaynaklarını satan sermaye sınıfı iken yaklaşık yüz yıldır “kökü dışarda” damgası  yiyen solcular/ devrimciler oldu.
Elbette uluslararası dengeler günümüz dünyasında önemli bir yere sahip ama ücretsiz eğitim isteyen öğrencinin, fabrikada greve giden işçinin, grev hakkı isteyen memurun, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını isteyen Alevi’nin, kendi dilinde eğitim almak isteyen Kürt’ün kökünü dışarda aramak doğru mu?  Sanki ülkede hiçbir sorun yok, her şey güllük gülistanlık  kim farklı bir şey istese; resmi politikacılara göre kökü dışarda, sağcı zihniyete göre “dış mihrak”,  ulusalcı solumsulara göre ise “emperyalizm oyunu” oluverdi. Peki gerçek ne? Örneğin: son yıllarda en çok kökü dışarda damgası yiyen PKK için Emniyet Müdürlüğü teknoloji temeline dayalı istihbarat sisteminin kurucusu olarak bilinmen  Hanefi Avcı, “Haliç’te yaşayan Simonlar” adlı meşur kitabında ne diyor? İşte kitaptan iki bölüm.

Devamı…Hanefi Avcı açıklıyor: ABD Kimi Destekliyor? PKK’yi mi, Türkiye’yi mi?