“Yaptıklarını gören, kafayı üşütmüş” diyecek| Bir Delinin Hatıra Defteri – Gogol

gogolBugün çarşamba. Genel müdürün odasında çalışıyorum. Bütün kalemlerini yontmak için erken geldim.
Bizim müdür çok okuyan bir soylu; odası kitapla dolu… Merak edip bazılarının adını okudum, hepsi de yüksek ilimlerden bahseden eserler, bizim gibi ayın sonunu zor getiren ufak memur takımının anlayamayacağı dilden kitaplar… Fransızca, Almanca ve İngilizce olanları da var. Vay anasını, şu işe bak! Biz Rusçayı zor okurken, genel müdür hazretleri Fransızca, Almanca, İngilizce kitaplar okuyor…
Zaten hazretin yüzüne bakmak yeter; haşmet akıyor!.. Ağzından bir tek boş laf çıkmaz. Evrak getirdiğim zaman bazen lütfedip hatırımı sorar. “Sağlığınıza duacıyız ekselans!” derim. Ne de olsa devlet adamı…

Devamı…“Yaptıklarını gören, kafayı üşütmüş” diyecek| Bir Delinin Hatıra Defteri – Gogol

Gerçekçi Rus Edebiyatı”nın mihenk taşı, Gogol’ün Palto’daki Dehası* – Vladimir Nabokov

gogolGogol tuhaf bir adamdı, ama dahiler hep tuhaftır zaten; değer bilir okura, hayat hakkında kendi düşüncelerini geliştirme fırsatını ustaca veren şey sizin o sağlıklı,sıradan yanınızdır. Büyük edebiyat akla aykırılığın sınırında gezinir. Hamlet, nevrozlu bir bilge kişinin çılgınca rüyasıdır. Gogol’ün Palto’su hayatın karanlık seyrinde kara delikle açan, acayip, korkunç bir karabasandır. Metni üstünkörü bir gözle okuyan bir kimse, hikayede densiz bir soytarının maskaralıklarını bulacaktır sadece; ciddi okur ise Gogol’ün asıl amacının Rus bürokrasisinin yıldırıcılığını kınamak olduğunu sanacaktır. Ama güzel bir kahkaha atmak isteyen biri de “insanı düşündüren kitaplar” okumak için can atan kimse de Palto’nun aslında neyi anlattığını anlamayacaktır. Yaratıcı okuru getirin bana; işte bu hikaye onun için yazılmıştır.

Devamı…Gerçekçi Rus Edebiyatı”nın mihenk taşı, Gogol’ün Palto’daki Dehası* – Vladimir Nabokov

‘Bir Delinin Hatıra Defteri”nden; “Eh, bu seferlik bu kadarlık ilgi yeter”

Sabah uyandığımda içimi bir korku sardı. Hizmetçim Mavra ayakkabılarımı getirince saati sordum. Onu birkaç dakika geçtiğini söyleyince korkumun sebebi anlaşıldı. Yine daireye geç kalmıştım. Eğer şu pinti muhasebecimizi yakalayıp birkaç kuruş avans koparma ümidim olmasa, bugün daireye gitmeyecektim. Şube müdürümüzün suratını asıp beni nasıl azarlayacağı belliydi. Zaten birkaç gündür dırlanıp duruyordu: “Bıktım senin şu dağınıklığından! Sen adam olmazsın azizim… Dairede aptalca dolaşıp, evrakı birbirine karıştırıyorsun. Tarihleri yanlış atıyorsun, noktadan sonra küçük harfle başlıyorsun. İlkokul çocuğu bile senden güzel yazar.”
Şu bizim müdür kadar kendini beğenmiş adam zor bulunur. Uğursuz, leylek bacaklı, kısa kollu, tip bir herif. Beni kıskandığı kesin… Tatmin olmak için odasına çağırır, bütün kalemlerini açtırır.

Devamı…‘Bir Delinin Hatıra Defteri”nden; “Eh, bu seferlik bu kadarlık ilgi yeter”

Rus Edebiyatı’nda Gerçekçilik Akımının Öncüsü Gogol’un ‘Burun’ Adlı Öyküsü

Gogol’un daha önce yayınladığımız  ‘Palto’ ve ‘Fayton‘ öykülerinden  sonra eserleri içinde dikkat çeken örneklerden biri olan ‘Burun’ adlı bu öyküyü 1833’te yazmaya başladı. 1835’te ilk biçimini vererek bitirdikten sonra “Moskovski Nablüdatel” dergisine gönderdiyse de derginin yönetmeni, öyküyü bayağı bulduğu için geri verdi. Ama bu öykünün sanat güzelliğini, yergi değerini hemen anlayan Puşkin, 1836’da, yönettiği “Savremennik” dergisinde yayımladı. Ayrıca şöyle bir not koydu: “N. V. Gogol uzun süre bu şakanın basılmasını istemedi; ama biz, bu öyküde öyle şaşırtıcı, akla sığmaz, neşeli, özgün şeyler bulduk ki öykünün elyazmasının bize verdiği zevki okuyucularımızla paylaşmaya razı olması için kendisini güçlükle kandırabildik.”

Devamı…Rus Edebiyatı’nda Gerçekçilik Akımının Öncüsü Gogol’un ‘Burun’ Adlı Öyküsü

Bir Delinin Hatıra Defteri – Nikolay Vasilyeviç Gogol

gogolArtık dayanacak halim kalmadı. Tanrım! Neler yapıyorlar bu adamlar bana!.. Duymuyor, görmüyor, dinlemek istemiyorlar beni. Ne yaptım onlara?.. Neden eziyet ediyor, benim gibi zavllıdan ne istiyorlar, ne verebilirim onlara? Hiç bir şeyim yok… Bittim artık, dayanamayacağım… İşkencelerinden başım ateşler içinde yanıyor, her şey dönüyor gözlerimin önünde… Yok mu beni buradan kurtaracak bir?.. Bir troika; yıldırım gibi atlar koşulu troika gelsin!.. Babayiğit bir arabacı süsrsün aslanlarını, şıngır şıngır ötsün çıngıraklar… Uçursunlar beni bu cehnennem dünyasından… Uzağa, çok uzağa… Hiçbir şey göremeyeceğim, duyamayacağım bir yere…

Devamı…Bir Delinin Hatıra Defteri – Nikolay Vasilyeviç Gogol