Gabriel Garcia Marquez’den bir öykü: Üç Uyurgezer İçin Acı

Gabriel Garcia MarquezŞimdi o. evin köşelerinden birine kendini bırakmış, bizimleydi. Yeni kesilmiş odun kokulu giysilerini, çamurda giydiği ağırlıksız ayakkabılarını ve diğer kişisel eşyalarını ona götürdüğümüzde birileri bize onun, kendisi üzerinde her gün daha da etkisini artıran, hasır gibi örülmüş, acımasız yalnızlıktan başka çekiciliği olmayan, hiçbir güzel tadın yer almadığı, yaşadığı yavaş ve tek düze yaşama ayak uyduramayacağını söylemişti. Anımsamamız oldukça uzun sürdü, ama yine birisi, bize, onun da bir zamanlar çocuk olduğundan, çocukluk evrelerinden geçtiğinden söz etmişti. Belki de biz bunlara o anda inanmamıştık. Ancak, şimdi onu. parmağı dudaklarında, ürkmüş gözlerle, köşesinde, kendi halinde oturur görünce, onun da bir çocukluk geçirmiş, yağmurun yarattığı doğal serinlikle bile uyanan duyarlılık yetisine bir zamanlar sahip olmuş ve daima bedeninden hiç de umulmayan bir profil taşımış olabileceğini kabullenmeye başladık.

Devamı…Gabriel Garcia Marquez’den bir öykü: Üç Uyurgezer İçin Acı

Gabriel Marquez’in “Yüzyıllık Yalnızlık” Eseri Üzerine – Ian Johnston

Gabriel Garcia MarquezRomanda resmedilen, bitmeyecek gibi görünen iç savaş, doğrudan doğruya, Kolombiya’da 1885-1902 yılları arasındaki iç savaşlardan birine dayanmaktadır. Nitekim Albay Aureliano karakteri ile yazarın büyükbabasının, emrinde savaştığı General Rafael Uribe Uribe arasında pek çok benzerlik vardır. Uribe’in savaşı, romanda da yer alan, 1902’deki Neerlandia Antlaşması ile sona ermişti. 1900 ile 1928 yılları arasında Kolombiya’yı Boston’un birleşmiş Mahsul Toplama Şirketi devralmıştı. Ortaya çıkan işçi sorunu 7 Ekim 1928’de, 32.000 işçinin katıldığı toplu grevle sonuçlanmıştı. Bunun üstüne hükümet, işçilerle savaşmak üzere askeri birlikler gönderdi; 5 Aralık 1928’de Cienaga’da bir katliam yaşandı. Bu bilgilere ek olarak, romanı anlamamız açısından en önemli bilgiyse şu; yazarın ailesi ve kendisi de bu katliamın içindeydi.

Devamı…Gabriel Marquez’in “Yüzyıllık Yalnızlık” Eseri Üzerine – Ian Johnston

Gabriel Garcia Marquez: “Anneme söyleyin, insan öleceği zaman değil ölebileceği zaman ölür.”

Yüzyıllık Yalnızlık“Yüzyıllık Yalnızlık’ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları birörnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım. Ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım.

Devamı…Gabriel Garcia Marquez: “Anneme söyleyin, insan öleceği zaman değil ölebileceği zaman ölür.”

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org