Devlet Gözüyle İslamcı Faaliyetler | Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Ordu ve Din – Faik Bulut

Ordudaki ıslahat hareketlerinin subaylar arasında siyasi bilinçlenmeye ve giderek askeri müdahaleye yol açtığını daha önce belirttik. Ayrıntılı örnek sunalım: “Askeri okullardaki siyasi bilinçlenme üç ana çerçevede yürüyordu; 1) Yüksek okullarda dernekleşme: Harp Okulu Komutanı Süleyman Paşa’nın Sultan Abdülhamid’e karşı olanları biraraya getirmesi; öğrencilerle subayları tanıştırıp birleştirmesi böyledir. 2) İtalyan Mazzini-Karbonari örgütlerinden (ki bu örgütler, dönemine göre ilerici nitelikler taşıyan masonik kuruluşlardı) esinlenerek 1865 yılında Ittifak-ı Hamiyet adıyla kurulup; Makedonya’ya askeri ted’ib harekatına giderken Narodnik düşünceli gerillalardan komitacılık öğrenen ve daha da radikalleşenler bu tasnife girerler. 3) 1867’de Paris’te Parti de la Jeune Turc’ü (jön Türk/Yeni Osmanlılar) kuranlar da bu sınıflandırma içinde sayılırlar.100 Ordu içinde iki akım, iki damar ve iki kol halinde sürecek olan bu siyasetten biri uzlaşmacıdır; Meşrutiyet’i istemektedir ve bununla yetinmektedir. Anayasal monarşi çerçevesinde kalmayı tercih etmekte olan bu akımın Kemalist dönemdeki temsilcileri Mareşal Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Rauf Orbay gibileridir.101

Devamı…Devlet Gözüyle İslamcı Faaliyetler | Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Ordu ve Din – Faik Bulut

Nakşi ve Nurculuğun Devletle İlişkilerinin Kökenleri – Faik Bulut

Resmi Belgeler Işığında
ORDU ve DİN

Yeniçeri ocağı kaldırılırken (1826), Bektaşi tekke ve ocaklarında da köklü değişiklik meydana geldi. Bu tekkeler ya kapatılıp Nakşibendiler’e devredildi ya da başlarına Nakşibendi şeyhleri getirildi. Deyim yerindeyse, Osmanlı militarizmine onca hizmetinden sonra posası çıkmış Bektaşilik bir kenara bırakılıyor; [Bakınız: Osmanlı’da Yeniçeri Bektaşi İlişkisi ve Etkileri] yerini 17. yüzyılda kendini yenileyen Nakşibendilik alıyordu. Sözün özü, Bektaşilik Nakşibendilik’e dönüştürülmüş oluyordu.

Devamı…Nakşi ve Nurculuğun Devletle İlişkilerinin Kökenleri – Faik Bulut

Hizbullah hükümlüsünden itiraf: Şehirde arama, kimlik sorma ve gözaltına alma yetkisi verildi

“Babamın şehit edilmesinden bir gün sonra Hasan Kundakçı paşa bizim evimize geldi, tüm aileyi topladılar, yani ben ağabeyim Kamil Atak, ağabeyim Kukel ve diğer ağabeylerim ile bir kısım amcalarımın olduğu toplantı yapıldı. Bu toplantı Kâmil ağabeyimin evinde yapıldı. Hasan Paşa’nın ağabeyimden ne istediğini sorması üzerine ağabeyim Kamil ‘bana Cizre ilçesinde arama yetkisi ver’ dedi. Hasan Paşa da ‘askerle beraber bu işi yapabilirsin’ dedi. Bundan sonra biz şehir merkezinde yani Cizre şehir merkezinde daha rahat olmaya başladık. Şehir merkezinde arama, kimlik sorma ve gözaltı yapmaya başladık. Yanımızda asker olmadan dahi bu işlemleri yapabiliyorduk.”

Devamı…Hizbullah hükümlüsünden itiraf: Şehirde arama, kimlik sorma ve gözaltına alma yetkisi verildi

Ordu ve Din | Yasadışı Kürtçülüğe Karşı Yasadışı Şeriatçılığın (Hizbullah’ın) Kullanılışı – Faik Bulut

… İkinci eksen ise, “bölücü faaliyetler, Kürtçülük”tür. On yıldan fazla süreden beri, “Kürtçü” tehlikenin önünün alınması için, devlet elinden geleni yaptı. Daha önce de değinmiştik; 1984’ten itibaren, devlet, yasadışı PKK militanlarına karşı psikolojik savaşında “Ermeni uşağıdır; islam düşmanıdır, sünnetsizdir” deyimlerini kullandı. Ayet ve Hadislere dayanarak, Kürt ayrılıkçılarının “kafir” olduğunu ilan etti; havadan ve karadan dağıttığı bildirilerde, halkı, “Cihat”a davet etti.
Psikolojik savaş yetmemiş olacak ki, devletin bazı kesimleri veya günümüzdeki moda deyimiyle “derin devlet” denilen kanat, Şeriatçı Hizbullah’ı destekledi; onu sadece PKK ile kapıştırmadı, aynı zamanda aralarında aydınlar olmak üzere sayısı yüzlerle ifade edilen faili meçhul cinayetlerin tetikçisi haline getirdi. Susurluk Skandalı’ndan sonra çözülen “çete” elemanlarından ve PKK itirafçılarından Murat Demir, 11 Şubat 1997 tarihli Radikal gazetesiyle söyleşisinde bunu kabul etti:

Devamı…Ordu ve Din | Yasadışı Kürtçülüğe Karşı Yasadışı Şeriatçılığın (Hizbullah’ın) Kullanılışı – Faik Bulut

Faik Bulut: “Biz solcular Filistin için ölürken, İslamcılar bize ‘terörist’ diyordu”

Unutuldu, unutturuldu… Bugün kaç kişi biliyor ki, içlerinde Deniz Gezmişi’inde olduğu 3 bin Türk genci Filistin için savaştı, onlarcası da bu uğurda can verdi bir zamanlar. Kimisi Batı Şeria’da, kimisi Lübnan’da… Hepsi sosyalistti, hepsi Filistin özgürlük mücadelesine gönül vermişti.  Ama içlerinde bir tane bile ’Müslümanlık’ adına desteğe giden yoktu. Tersine Filistin dendi mi, uzak dururdu onlar, Filistin Kurtuluş Örgütü Marksist, solcu diye…

O 3 bin gençten biri de bugün Ortadoğu, Kürt meselesi ve İslami hareketler üzerine yazdığı 30 araştırma kitabıyla tanıdığımız Faik Bulut. Canını kurtarmış ama İsrail mezalimini iliğine kadar yaşamış. 21 Şubat 1973’te, geceyarısı Nahr el Bared kampında İsrail ordusu ateş yağdırmış üzerlerine. O da sıkmış ne kadar kurşunu varsa, isabet edip etmediğini bilmeden… Beş kurşun yemiş o çatışmada, sekiz arkadaşı yanı başında can verirken…

Devamı…Faik Bulut: “Biz solcular Filistin için ölürken, İslamcılar bize ‘terörist’ diyordu”

Taraf Gazetesi, Bütün Kürtleri AKP’ye Hizmet Etmeye Çağırıyor


Taraf gazetesi çıktığı günden beri  Akp’nin gayri resmi gazetesi gibi çalışıyor.
Günlük siyasetin ihtiyaçlarına göre bir bakıyorsunuz anti militarist, araya serpiştirdiği farklı kişi ve haberlerle bir bakıyorsunuz solcu, bölgeden verdiği haberlerle bir bakıyorsunuz radikal Kürt gazetesi oluveriyor. Türkiye medyasının iyi polisini oynayan Taraf, beli bir alıcı kitlesine  ulaşınca  ise Kürtlere yönelik çeşitli liberal manüpülasyonlarda   bulunuyor.  Örneğin; Emine Ayna’yı kötü Kürt, Ahmet Türk’ü  ise  iyi Kürt ilan edip, bütün Türk(iye)  medyasını buna ikna ediyor,  DTP tabanının  bile  bir bölümünün  aklını karıştırıyor.
Öte yandan Taraf’ın, Kürt gazetelerinin kapatılma sürecine  denk gelen çıkışı, yayın yaptığı iki bucuk yıllık dönemde Kürt gazete ve dergilerinin  tam 73 kez kapatıldığı bilgisine sahip olanlar,  bunların  basit  birer tesadüften ibaret olamadığını biliyor artık.

Devamı…Taraf Gazetesi, Bütün Kürtleri AKP’ye Hizmet Etmeye Çağırıyor