Bukowski: Cezanın yerini anlayış aldığında her şey değişecektir

Daha iyi bir dünyada yaşayacaksak (kim daha iyi bir dünya istemeyecek kadar sofistike olabilir ki?) Gereksiz acının ortadan kaldırılması iyi bir başlangıç olurdu. Güldüreyim mi sizi biraz?
Polis memurları sarhoşlara nasıl davranmalı bence, biliyor musunuz? Onları hapse değil de evlerine götürmeli.

Devamı…Bukowski: Cezanın yerini anlayış aldığında her şey değişecektir

“Hızla değişebilen insanlar gerçek acı ve üzüntüyü algılayamazlar!” Narsisizm ve Kimlik – Arno Gruen

Arno GruenBizimki gibi bir toplumda, “doğru” ve “yakışık alır” davranmak üzere yetiştiriliriz. Ama sonuçta geçerli olan doğru ve yakışık alır olmak değil, insanın gerçekten öyle olduğunun kanıtı olan davranış biçimidir. Sadece biçimle yetinmek isteyen insanlar poz verirler, oyuncudurlar ve bu yüzden de sürekli izleyici karşısındadırlar. Davranışlarının ardındaki dürtü gerçek bir duygudan değil, yeterli olamama, geçerli normlara uygun davranamama korkusundan kaynaklanır. Hatta sonunda kendilerine biçilmiş rolleri “doğru” oynamaktan, kusursuz sergilemekten haz almaya başlarlar. Narsisizmin özü buradadır: “Doğru” tavrı, istenen görüntüyü sunmaktan dolayı kendini sevmek. Böyle insanların normlar aniden değiştiğinde “duygularını” büyük bir hızla değiştirebilmeleri, söz konusu olanın gerçek duygular olmadığını gösterir.

Devamı…“Hızla değişebilen insanlar gerçek acı ve üzüntüyü algılayamazlar!” Narsisizm ve Kimlik – Arno Gruen

Empatinin Yitimi Kayıtsızlık Politikası: İnsan Olmanın Anlamını Sorgulamak – Arno Gruen

Arno GruenEkonomik çöküntü, konjonktür gerilemesi, savaşlar, yıkım, nefret, kardeş kavgası, şiddet, uyuşturucu tüketimi, suç, kadınların ve çocukların hor görülmesi, kabalık ve zulüm neden tüm dünyada artıyor? Bu krizi ulusal, ekonomik ve teknolojik sorunlara indirgemek mümkün mü? Hayır, bu, insanı insan yapanın ne olduğuna dair tanımımızla, kendi insan oluş anlayışımızla ilgili. İçinde yaşadığımız ortamı gururla “uygarlık” diye adlandırıyoruz, ancak uygarlığın içinde hakim olan yasalar ve güçler, bizden, ruhsal ve bedensel refahımızı hedef alan bağımsız bir varlık geliştirmiş durumdalar. Geçmişten niçin ders almıyoruz? Bilgi toplumu çağında yaşamamıza ve yüksek bilim düzeyine rağmen niçin hala geçmişi geride bırakamıyoruz? Birbirimize olan bağımlılığımızın giderek arttığı, ama aynı zamanda da birbirimizle hep daha fazla çatıştığımız bir dünyada yaşıyoruz. İnsanlar niçin onları birbirine bağlayan bağlara, aralarındaki ortak yanlara karşı tavır alıyorlar?

Devamı…Empatinin Yitimi Kayıtsızlık Politikası: İnsan Olmanın Anlamını Sorgulamak – Arno Gruen

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org