Elias Canetti: Bir despot kötü niyetinin farkındadır bu yüzden öyle değilmiş gibi yapar

Elias Canetti

Maske Düşürme İktidarı
Bir despot kendi içindeki kötü niyetinin her zaman farkındadır ve bu yüzden kötü niyetli değilmiş gibi davranmak zorundadır. Ama herkesi böyle kandıramaz. İktidar sahibi olmayı arzulayan ve despotun iktidarını kabul etmeyen, kendilerini despotun rakipleri olarak gören başkaları hep vardır. Despot bunlara karşı her zaman tetiktedir, çünkü onun için potansiyel bir tehlike oluştururlar. Onların yüzündeki maskeyi yırtmak için uygun anı bekler; bu maskenin ardında kendi içinde çok iyi tanıdığı kötü niyeti bulacaktır.

Devamı…Elias Canetti: Bir despot kötü niyetinin farkındadır bu yüzden öyle değilmiş gibi yapar

Kitle ve İktidar: Sürülerin Tarihsel Sürekliliği – Elias Canetti

Elias Canetti

“Bowling oyunundaki kukalara benziyoruz daha çok. Aileler halinde getirilip oraya dikiliyoruz, yaklaşık dokuz kuka. Bodur ve tahtadan oracıkta dikilip duruyoruz. Yanı başımızdaki öbür kukalarla bir ilişkimiz yok. Bizi devirecek darbenin izleyeceği yol, çoktan belirlenmiş durumda; salakça bekleşiyoruz; bir darbe karşısında bitişiğimizdeki kukaları devirebildiğimiz kadarını deviriyoruz bizimle, bitişik kukalara aktardığımız darbe onlarla aramızdaki biricik ortak noktadır, hızla akıp giden bir varoluş sürecinde bu ortak noktayı birbirimize çok görmüyoruz.

Devamı…Kitle ve İktidar: Sürülerin Tarihsel Sürekliliği – Elias Canetti

Kitle ve İktidar: İktidarın İç Organları, Ele Geçirme ve İçe Alma – Elias Canetti

Elias CanettiEle geçirme ve içe almanın psikolojisi, tıpkı yeme psikolojisi gibi, genel olarak henüz keşfedilmemiştir. Bütün bu süreci doğal kabul ederiz ve bu süreç boyunca olan bitenin gizemi üzerinde hiç düşünmeyiz. Oysa bize ilişkin bundan daha eski bir şey yoktur. Bu, bizim hayvanlarla paylaştığımız bir özelliktir; ama bu olgu bile bugüne kadar onunla ilgilenmemizi sağlamamıştır. Bir yaratığın bir diğerine düşmanca bir niyetle yaklaşması, her biri kendine göre geleneksel anlamı olan farklı eylemlere ayrılır. Birincisi, ava pusu kurmaktır; av, bizim onun hakkındaki tasarımlarımızın farkına varmadan çok önce mimlenir. Av, göze kestirilerek ve haz duyularak düşünülür, gözlemlenir ve özlenir; henüz daha canlıyken bile et olarak görülür; öylesine yoğun ve değişmez bir biçimde et olarak görülür ki hiçbir şey avı takip edeni, onu ele geçirme kararlılığından döndüremez. Fırsat kollanarak avın etrafında dolaşırken bile onun kendisine ait olduğunu düşünür. Onu av olarak seçtiği andan itibaren, onu kendi içine almış olarak düşünür.

Devamı…Kitle ve İktidar: İktidarın İç Organları, Ele Geçirme ve İçe Alma – Elias Canetti