Cemal Süreya: Hakim sınıflara çıkar, kitlelere buyruklara uymak düşer

Kapitalizm ve burjuvazi, kendine uygun bir hukuk getirmiştir. Bir zamanlar Tanrının lütfuyla işleyen giyotin, şimdi her ülkedeki burjuvanın vizesine bağlıdır. Hatta çok tepeden bakıldığında, ahlak da gelenekler de o yönde billurlaşmaya başlamıştır. Peki halk? Kitleler? Devletin egemenlik işlemlerine kitlelerin katkıda bulunduğu alanlar yok mudur?

Devamı…Cemal Süreya: Hakim sınıflara çıkar, kitlelere buyruklara uymak düşer

Değişim refleksine sahip olmayan zihniyet, tarihle birlikte tarih olur – Birgül Çelebi

degisim“Modern literatürde “bilinç” (felsefe çevrelerinde “görüş tarzı”) ile karşılanan ama daha oturmuş bir kullanıma sahip olan “zihniyet” kelimesi, zihin kavramından gelir. Zihin ise genelde algılama, anımsama, düşünme, değerlendirme, karar verme aşamalarında rol oynayan yetenekler bütünüdür. Yansımaları; duyumlar, algılar, duyular, bellek, arzular, çeşitli akıl yürütme biçimleri, güdüler, tercihler, kişilik özellikleri ve bilinçdışı oluşumlarda görülür; düşünme, bilgi, niyet(amaç) gibi olgularla birlikte ele alınır.”
“Zihniyet; insan ya da toplumların insan, toplum ve doğa üstüne düşünce tarzı, onları algılama biçimi ve bu algılamaya bağlı ortaya konan bir tavır olarak görülebilir. Bu bağlamda zihniyet bir bilgi türü değil, bir bilme tarzıdır. Bu bakımdan toplumsal şartları ifade eden gelenek, din ve daha kapsamlı görünümüyle kültürden ve ideolojiden (benzerliklerine rağmen) farklıdır.”

Devamı…Değişim refleksine sahip olmayan zihniyet, tarihle birlikte tarih olur – Birgül Çelebi

Çağdaş bir peygamber | Franz Kafka’nın Kederi – Ahmet Ümit

Eş dost sohbetlerinde sıradışı yazarlardan söz açılınca, aklıma önce Kafka gelir. Bende bu düşünceyi yaratan Kafka’nın yazın alanında biricik olmayı başarmış, varolandan farklı bir tarz ve yöntemle metinler kaleme alması değildir. Daha çok onun metinlerinin satır aralarından sızan kederdir; anlamsız bir dünyanın ortasında koyulaşıp duran kül rengi bir keder. Belki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda bir Yahudi olmasından kaynaklanmaktadır bu keder; belki Yahudi olmasına rağmen kendini Yahudi gibi hissedememesinden. Belki sağlıklı, iri yarı bir babanın çelimsiz oğlu olmasından. Belki genç yaşta onu kucaklayacak olan ölümü çok önceden sezinlemesinden. Belki de kendisi yazdıklarına inandığı halde, insanların yazdıklarının kıymetini bilmemesinden.

Devamı…Çağdaş bir peygamber | Franz Kafka’nın Kederi – Ahmet Ümit