Cemal Süreya: “Her insan bir yerde parıldar. Yeter ki oraya düşsün.”

Cemal SüreyaBir yeteneğim olduğuna ilk çocukluk yıllarımdan beri inandım. Bugün de öyle düşünüyorum. Daha doğrusu yeteneğe yetenekli biri olarak büyüdüm. Gerçekte neye yetenekli olduğumu bir türlü anlayamadım. Düşünmeye fırsatım da olmadı. Belki cesaret de edemedim. Ya da yetindim ya da üstüne yattım. Ya da inandırıldım. Sanatçılar çoğunca sanatçı oluşlarını “başka bir şeye yetenekleri olmadığıyla” açıklarlar; böylece de sanat yeteneklerini bir güzel kanıtlamış olurlar. Sondan başa doğru düşününce elbet öyledir. Engels’in dediği gibi, evrimin önünde sayısız yol vardır, bunlardan biri belirince öbürleri silinir gider.

Devamı…Cemal Süreya: “Her insan bir yerde parıldar. Yeter ki oraya düşsün.”

Cemal Süreya: “Emlak komisyoncusuna başvurmak bana soyulmak gibi geliyor”

Cemal Süreya Ömrümde iki kez küçük bir daire alma olanağım oldu. İkisini de kullanamadım.
Birincisi, Avrupa’dan döndüğüm zamana rastlar; orda biriktirdiğim parayla bir Chevrolet getirmiştim. Bir arabayla bir daire değişimi yapılabiliyordu. Kullanamadım. Arabayı gümrükten çıkaracak param da yoktu. Bir yakınımın aracılığıyla bir müşteri çıktı. Gümrük vergisini o ödedi. Gelen parayla Papirüs’ü çıkardım.
İkinci olanağım (olanak denirse), emeklilik ikramiyesi. Alacağım dairenin ancak dörtte birini karşılıyordu. Geri kalan dörtte üçü borçlanmayı göze alamadım. O paraya hiç dokunmadım. Bankada duruyor. Enflasyona karşın, yine de iyi: Peşin kira, depozit vb. ödeyeceğiz ya!

Devamı…Cemal Süreya: “Emlak komisyoncusuna başvurmak bana soyulmak gibi geliyor”

Cemal Süreya: “Bir dergi gibi benim hayatım. Bu yüzden ölmem; batarım.”

Cemal Süreya97. Gün
Edip Cansever, Arif Damar, Ece Ayhan, Hatay’dayız. Bir ara Günel Altıntaş da uğrayıp gitti (yeniden yayın işine giriyor Günel). Kendini “uzak okur” olarak niteleyen İsmail Ayyıldız da aramızda. Arif altmışına basmış. Haber, bir anda yıldönümü tadı kazandırdı masamıza. İlhan Berk’ten, Enver Gökçe’den, Can Yücel’den konuştuk. Ömer Seyfettin otuz altı yaşında ölmüş. Sabahattin Kudret Aksal’ın Düşün dergisinde kendisiyle yapılan konuşmada genç şairlere öğüdünden söz ettik. Aksal’a göre genç şair, deneyini ölçülü uyaklı çalışmalarla geliştirmeli. Bunun dil tartısı ya da görgüsü sağlayacağı kanısında.

Devamı…Cemal Süreya: “Bir dergi gibi benim hayatım. Bu yüzden ölmem; batarım.”

Cemal Süreya: Sartre’ın Nobel ödülünü geri çevirmesinden beri Fransa sürekli olarak cezalandırılmıştır

Cemal SüreyaNobel edebiyat ödülü, Çek şairi Jaroslav Seifert’e verilmiş. Bu ad bana bir şey söylemiyor. Papirüs’ün 1968’de yayımlanmış “Çekoslovakya’da Entellektüel Hayat” adlı özel sayısını karıştırdım. J. Seifert’in adı iki üç yerde geçiyor. Ama şiirlerinden örnek bulamamışız. Kısaca, hiç tanımıyoruz onu. J. Seifert’in resmi ideolojiye yeterince uyarlanamadığı için gözden düştüğü, “Prag Baharı” günlerinde yeniden öne geldiği anlaşılıyor. Bence, Nobel jürisi de, onun şiirinde “Prag Baharı”nı ödüllendirmiş. Çok geç değil mi?
Nobel biraz da ülkelere mi veriliyor?

Devamı…Cemal Süreya: Sartre’ın Nobel ödülünü geri çevirmesinden beri Fransa sürekli olarak cezalandırılmıştır

Cemal Süreya: “Sizin Hiç Babanız Öldü mü?” şiirimi babamın ölümü üzerine yazdığımı sananlar var

Cemal SüreyaSizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum/ Yıkadılar aldılar götürdüler/ Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü/ Gözümün biri söndü kör oldum/ Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak/ Şöylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına/ Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi/ Taşlarda yüzümün yarısını gördüm/ Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü/ Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

Devamı…Cemal Süreya: “Sizin Hiç Babanız Öldü mü?” şiirimi babamın ölümü üzerine yazdığımı sananlar var

“Bağırdım kan gibi aktı sesim.” Günler – Cemal Süreya

Cemal Süreya1.Gün
İsmet Paşa ne demişti Lozan’daki çiçekçi kıza,
Dünyada ne varsa, iste onu demişti.
Doğru mu, bilmiyorum; ama İsmet Paşa, Lozan’da bir çiçekçi kızla ilgilenmiş. Çok inandığım biri söyledi geçende. Kızın hâlâ yaşıyor olduğunu da söyledi. Doğru olsun, olmasın, burada söz konusu olan artık benim gerçeğimdir. Yukarıdaki iki dizeyi de bunun için kurdum. Bir şiirin ilk iki dizesi olacaktı. Geliştiremedim. Ama, sanırım, bugün yerini buldu. Söze o iki dizeyle başladım.
Yine sanırım, bu yazı biçimi bana uyacak. Uyarsa yaşadığım sürece akıp gitsin. Adını sonra koymalıyım. Neye dönüşecek, belli değil. Biliyorum, sürekli yazmak bir serüven, yazmaksa bir tören. Günce değil. Tarihler belirsiz. “1.gün”, “2.gün”… ayırma çizgileri olarak da kabul edilebilir. Yine de günce. Çünkü her gün yazacağım. “3.gün”den sonra “6.gün”e geçmişsem, demek ki aradaki iki günü de yazmışım, ama yayımlamayı uygun görmemişim. Onlar yayımlandığı gün ben hayatta olmamalıyım.

Devamı…“Bağırdım kan gibi aktı sesim.” Günler – Cemal Süreya