Erdal Öz’ün Behçet Necatigil söyleşisi: Doğa, insandan uzaksa temizdir…

Arapların bir atasözü vardır: “El cahilûn cesurûn.” Yani cahil kişi cesur olur. Biz de sanırım yeni şiiri bütün derinliğiyle anlayamıyoruz ama anladığımızı sanıyoruz. O şiirin karşısında duyduğumuz zevkle şiir şansımızı, hayranlığımızı yitirmiyoruz.

Devamı…Erdal Öz’ün Behçet Necatigil söyleşisi: Doğa, insandan uzaksa temizdir…

“Gözden düşüyor, dökülüyor, unutuluyor her şey… ” Şiirle Savaş – Behçet Necatigil

Behçet Necatigil Bir şair, bir tarihte, şiir kitabına “Yüksek Sesle Okuyunuz!” başlığını koymayı düşünmüştü. Şiirin gür sesle okunmalık oluşu ya da içten bir dua gibi yavaş okunmaya yatkınlığı, ne yazıldığı günler, ne de ilerisi için, tek başına bir yaşama güvencesi değildir. Dua dedim, evet: Güçlü şiir ya bir hayır ya da bir bedduadır. Bir duruma isyan, bir durumdan yakınma neden ille gür sesli olsun? “Şiirde ses” denen şeyi, sesin yanı sıra görüntüyü, ben şöyle anlıyorum…

Devamı…“Gözden düşüyor, dökülüyor, unutuluyor her şey… ” Şiirle Savaş – Behçet Necatigil

“Behçet Necatigil’e ayrıntılar şairi desek yeridir” Üzgünüm Leyla – Cemal Süreya

Behçet NecatigilBen artık bulunduğun şehirden gittim,
İnsan kuş misâli!
Sen hâlâ
O kalabalık evde olmalısın,
Gelip gidenin çok mu bari?
Üzgünüm Leyla,
Dünya hali!
Behçet Necatigil / Sevda Peşinde

Behçet Necatigil’in şiirleri saksı çiçekleri gibi gelir bana. Beşiktaş’ta, Fatih’te ya da İstanbul’un başka bir bucağında birçok katlı ahşap evlerden, ahşap, eski ama ana caddeye çok yakın evlerden birinin önce sokağa, sonra İstanbul’a, daha sonra da yeryüzüne açılan bir penceresine koyulmuş, bakımlı saksı çiçekleri.

Devamı…“Behçet Necatigil’e ayrıntılar şairi desek yeridir” Üzgünüm Leyla – Cemal Süreya

“Asıl söylenecekler hep sonradan hatırlanır!”* Büyük tedirgin: Necatigil – Haydar Ergülen

Behçet NecatigilBehçet Necatigil’in kısacık uzun hayatına bakanlar, onun okuldan eve, evden şiire gittiğini görürler. Yaşamına, ailesinin tanıklığına, mektuplarına, şiirlerine baktığımızda bu yolculuğun okul-ev-şiir arasında sürdüğünü görürüz. Tıpkı bir derviş yolculuğu gibi, dergâh, talebeler ve ibadet konaklarına uğrayarak süren. Ne kadar basit ve sınırlı bir yaşam değil mi? Değil. Bir dervişin dünyanın yollarından sezginin kapılarına gelip durması, orada içindeki kuyulara dalması ve ömrünü bu çilehanede harcaması nasıl kolay değilse, Necatigil’in yazdığı şiiri de ‘ev’ le sınırlı görmek ve onu ‘evcil’ bir şair olarak değerlendirmek de kolay değildir.

Devamı…“Asıl söylenecekler hep sonradan hatırlanır!”* Büyük tedirgin: Necatigil – Haydar Ergülen

Knut Hamsun’un Açlık Romanı’na Behçet Necatigil’in Önsözü

Knut HamsunDünyaca tanınmış, Norveçli yazar Knut Hamsun, Açlık romanını, Amerika’ya ikinci gidişinden dönüşte, 1888′de Oslo (o zamanki adı Kristiania)’da yazmaya başlamıştı, çalışmasına Kopenhag’da devam etti. Hu romandan parçalar, imzasız olarak, ilkin Nyjord adlı bir dergide yayınlandı. Tamamlanmış şekliyle kitap, yazar adı yine verilmeden, 1890’da çıktı. 1890′dan başlayarak dünyanın sayılı romancıları arasına girecek ve Knut Hamsun adını alacak olan Knud Pedersen, Norveç’in kuzeyinde Gudbrandsdal sınırları içinde Lom kasabasında doğmuştu (4 Ağustos 1859). Bir terzi olan babası, kalabalık ailesini alarak, daha kuzeye, Hamaröy kasabasına göç etti (1862). Çalışkan ve işine bağlı adam; karısını, kaynatasını, altı çocuğunu terzilikle zar zor geçindiriyor, üstelik oturdukları yerin sahibi olan rahip kaynına borçlanmış bulunuyordu.

Devamı…Knut Hamsun’un Açlık Romanı’na Behçet Necatigil’in Önsözü

Behçet Necatigil’den eşine ve kızlarına mektup: Belçika müthiş pahalı

Behçet NecatigilŞurda cumartesi, pazar, pazartesi, iç gün kaldı. O da geçer. 4 Eylül çarşamba günü Brüksel’den İstanbul’a uçacağız herhalde. Belçika müthiş pahalı. Tahsin’le vitrinlere bakıyoruz hep. Tahsin mukayeseler yapıyor. Fransa’dan sonra en pahalı yeriymiş Avrupa’nın. 3170 franktan 1200 frank kaldı üç gün içinde. Ortada alınmış bir şey yok. Gideriz, ederiz, Paris, Londra deyip duruyorduk. Şimdi arpacı kumrusu gibi düşünüyoruz. Tahsin önce şöyle şöyle diyor, sonunda benim dediğime geliyor, düşünmeye başlıyor. Hiç değilse ben her gece gömlek yıkıyorum, Tahsin onu bile yapmıyor. Hâsılı boşa koyuyoruz dolmuyor, doluya koyuyoruz almıyor.

Devamı…Behçet Necatigil’den eşine ve kızlarına mektup: Belçika müthiş pahalı

Kelebeğin Rüyası: “Unutmak imkansız… ama hatırlamamaya çalışabiliriz!..”

Kelebeğin Rüyası
Çekimleri Zonguldak, Ereğli, Heybeliada, Büyükada, Uşak ve İstanbul’da gerçekleştirilen Yılmaz Erdoğan’ın yazıp yönettiği Kelebeğin Rüyası adlı film 22 Şubat 2013’te vizyona girdi.
Başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ ve Mert Fırat’ın paylaştığı Kelebeğin Rüyası, II. Dünya Savaşı döneminde Zonguldak’ta yaşayan biri 22 diğeri 24  yaşında iken veremden ölen iki şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’nun yaşam öyküsünü beyaz perdeye yansıtıyor. Aynı dönemde şairlerin Mehmet Çelikel Lisesinde edebiyat öğretmeni olan Behçet Necatigil’i de Yılmaz Erdoğan canlandırıyor.

Devamı…Kelebeğin Rüyası: “Unutmak imkansız… ama hatırlamamaya çalışabiliriz!..”

Necatigil Şiirinin Enerji Kaynakları – Tamer Gülbek

Orta sınıf vatandaş dediğimiz bireyin ağzından konuşan persona gündelik işlerin getirdiği yüklerden yorgundur, bitkindir, şikâyetçidir ve çoğunlukla bunlardan kurtulma derdindedir. Ancak ne bu yüklerden kurtulma yöntemi ne de bunlardan kurtulma durumunda boşalan yerin neyle doldurulacağı çok belirgin değildir.

Behçet Necatigil şiiri ile ilgili kim ne söylerse söylesin, tematik olarak onun orta sınıf bir vatandaşın ev içi ve ev dışı hallerini dert edindiği konusunda birleşecektir. Neredeyse bütün kitaplarında ortak olarak bulunan, ama özellikle 1953’te yayımlanan Evler kitabında ön plana çıkan bu tema, kitabın ilk şiiri olan “Evin Halleri”nde özetlenmekte gibidir. Zaman içinde Necatigil’e “ev şairi” yakıştırması yapılmasında da belki en çok bu kitap etkili olmuştur.

Devamı…Necatigil Şiirinin Enerji Kaynakları – Tamer Gülbek

Behçet Necatigil hayatı ve şiirleri

Birden hatırlarsın,
O da seni – – birden bazan:
Nerde, ne yapar şimdi
Parlar bir özlem anılar arasından.
Bu akşam ne garip sözcük
Sanki ilk duydum, yadırgıyorum:
Akşam. Bilmem bulur muyum
Yollara baksam?
-Söner yangın birazdan
Yatışır özlem.
Bir gün karşılaşırız
Bir gün, bir yarım akşam.
(Akşam Şiiri -Behçet Necatigil)

Devamı…Behçet Necatigil hayatı ve şiirleri