Siyasi Partiler ve Seçimlere Dair Retorik ve Realite – Fikret Başkaya

Fikret-BaşkayaTürkiye’de yurttaş bilincinin yokluğu veya yetersizliği egemenlerin işini kolaylaştırıyor. Daha önce de defaten yazdığım gibi, Türkiye’deki ortalama bilinç, misafir, mülteci, sığıntı “bilincinin” ortalaması düzeyindedir. Bu yüzden kolay yönetebiliyorlar. Mesela, insanlar gerçekten yurttaş bilinci taşıyor olsalardı 1982 cunta anayasası 33 yıl sonra hâlâ yürürlükte olur muydu? Yurttaş bilincine sahip insanlar %10 seçim barajına razı olur muydu? Bu gün hâlâ o baraj geçerli olduğuna göre, bu aslında siyasi partilerin de cuntanın devamı oldukları anlamına gelmez mi? Bu partilerin demokrasi kavramıyla uzaktan- yakından ilgileri yok ama kendilerini demokrasinin “vazgeçilmezleri” sayıyorlar… Düşünce (ifade) ve örgütlenme özgürlüğünün olmadığı yerde demokrasiden söz edilebilir mi?

Devamı…Siyasi Partiler ve Seçimlere Dair Retorik ve Realite – Fikret Başkaya

Ahmet Nesin: 34 yıldır 12 Eylül darbesinin faşist anayasası ve seçim sistemiyle yönetiliyoruz

Ahmet Nesin12 Eylül darbesi olalı 34 yıl olmuş ama değişen bişey yok, hâlâ aynı faşist anayasayla ve seçim sistemiyle yönetiliyoruz. Bana kalırsa 12 Eylül darbesine de gerek yoktu ama hem derin devletin hem de ABD’nin alışkanlığı, yapıldı.
Neden gerek yoktu derseniz, o dönemi yaşayanlar çok iyi bilir, darbe olunca ne değişti diye okur ve düşünürseniz solun yok edilmeye çalışılması dışında bişey değişmedi. Biz 12 Eylül faşizminden önce MHP’nin, Ülkücülerin, MSP’nin (AKP’nin geçmişi) ve Akıncıların derin devlet destekli açık faşizmiyle karşı karşıyaydık, darbe oldu ve aracı ortadan çıkartıldı, derin devletle başbaşa bırakıldık. Üstüne üstlük ülkücülere ve akıncılara karşı savunmadaydık, darbeyle birlikte o şansımız da elimizden alındı.

Devamı…Ahmet Nesin: 34 yıldır 12 Eylül darbesinin faşist anayasası ve seçim sistemiyle yönetiliyoruz

Ahmet Nesin: Bu Halk Darbe Sever 12 Eylül anayasasına hayır diyenlerin oy oranı % 8

Ahmet Nesin2 gündür Türkiye’de yaşadıklarımızı başka bir Avrupa ülkesinde yaşansa aydınlar nasıl yorum yaparlardı merak ediyorum. Ancak önce şunu bilmemiz gerekiyor, 2 gündür yaşadıklarımızı bir Avrupa ülkesi halkı yaşar mıydı, yaşamaz mıydı?
Önceki gün 12 Eylül darbecisi Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya mahkeme edildiler ve darbeden mahkum oldular. Apoletleri de söküldü, erliğe teri ettirildiler ama maaşlarını genelkurmay ve hava kuvvetleri komutanları yada cumhurbaşkanı ve yardımcısı olarak alacaklar. Bu karara demokrat halkımız çok sevindi. Bunu normal karşılamak gerek, darbeciler ceza almalı.
1 gün sonra başka bir darbe olayı oldu, darbecilikten mahkum olan komutanların mahkumiyet kararını anayasa mahkemesi bozdu ve doğal olarak yeniden yargılanacakları için mahkeme hepsini serbest bıraktı ve halkımız yine sevinç çığlıkları attı.

Devamı…Ahmet Nesin: Bu Halk Darbe Sever 12 Eylül anayasasına hayır diyenlerin oy oranı % 8

Kızıldere katliamı ve 12 Eylül üzerine Oral Çalışlar yazısı, Ertuğrul Kürkçü söyleşisi

Acıyı anlatmak mümkün değil – Oral Çalışlar
12 Mart 1971’de askeri darbe. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yakalanması. Mahir Çayan’ların Maltepe Askeri Cezaevi’nden firarı… Bir dönem film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiyor. Söz sanki bir uyarı gibi kulaklarımızda çınlıyor, Hatırla Sevgili. Bu dosyada ‘Hatırla ey okuyucu’ diyerek hafızaları yoklayıp, Sinan Cemgil’in de öldürüldüğü Nurhak Dağı’ndaki çatışmadan sağ kurtulan Mustafa Yalçıner’e, Kızıldere’de öldürülen Cihan Alptekin’in ablasına, Denizler’in idamına tanıklık eden Halit Çelenk’e, Altan Öymen’e, Fahri Aral’a, Oral Çalışlar’a kulak kabarttık. 30 Mart 1972’deki katliamdan 36 yıl sonra aynı toprakları ziyaret ettik. Ve de karanlık bir dönemin diğer tarafındaki Faik Türün’e, Tahsin Gürdal’a yakından baktık.

Devamı…Kızıldere katliamı ve 12 Eylül üzerine Oral Çalışlar yazısı, Ertuğrul Kürkçü söyleşisi

Ahmet Nesin: Ataol Behramoğlu, darbe seviyordun da 12 Eylül sonrası neden Paris’e gittin?

28 ŞUBAT DARBESİYLE DÖNEMİN HÜKÜMETİ DE YARGILANMALI…

Dün bir arkadaşım twitter’da çok güzel bişey yazmış, “Keşke bu darbe 29 Şubat’ta yapılsaydı da 4 yılda bir konuşsaydık!..” diyor. Oysa 29 Şubat’ta yapılsaydı belki daha çok konuşurduk.
Neden konuştuğumuzu düşündüm bütün gece, neden bu kadar konuşuyoruz derken konuşmayalım anlamında söylemiyorum, nasıl konuşuyoruz anlamında söylüyorum. Kimi konulara çok katı baktığımı yazılarımı devamlı takip edenler bilir. Bu tartışmalarda bilhassa TV programlarına çıkıp ta askeri darbeleri savunanları ben moderatör olsam anında programdan gönderirim.

Devamı…Ahmet Nesin: Ataol Behramoğlu, darbe seviyordun da 12 Eylül sonrası neden Paris’e gittin?

Ömrümüzün Yılmaz Güney’i ve 12 Eylül Sabahı

Amcam dikkatle karşısına geçmişti televizyonun, ‘bende yanına iliştim’; halam kahvaltı sofrasını hazırlamakla meşguldü.

Büyük askerlerin içinde ortada duran asık suratlı olanı; ‘Yüce Türk Milletti; Büyük Atatürk’ün bize emanet ettiği ülkesi ve milletiyle bu bütün olan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son yıllarda, izlediğiniz gibi dış ve iç düşmanların tahriki ile varlığına, rejimine ve bağımsızlığına yönelik fikri ve fiziki haince saldırılar içindedir’ diye tarihe geçecek acılı bir sürecin uzun söylevini okuyordu…

-Darbe olmuş, dedi amcam

Devamı…Ömrümüzün Yılmaz Güney’i ve 12 Eylül Sabahı

9 Bölümlük 12 Eylül Belgeseli ve Darbenin Bilançosu


2. Dünya savaşında Hitleri destekleyen Cumhuriyet  darbeye’de destekliyordu.
12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 30 yıl geçti. Türkiye’yi tamamen değiştiren müdahale sonrasında 650 bin kişi gözaltına alındı, 1,683 bin kişi fişlendi, 50 kişi idam edildi, 171 kişinin ‘işkenceden öldüğü’ belgelendi. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.  98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı. 7 bin kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi.

Devamı…9 Bölümlük 12 Eylül Belgeseli ve Darbenin Bilançosu