Murat Menteş: Gerçek acı, insanı yapay sevinçten daha çok canlandırır

İnsan öldüğünde uzunca bir süre için ölür” [Leon Bloy]
Kimdi bu adamlar? Velinimetimiz Umur Samaz ve biricik Havanacığımızdan ne istemişlerdi? Asla öğrenemedik. Peki ya Umur Samaz kimdi? Son model bir otomobilden açılan ateşle öldürülmeyi hakketmek için hangi işlemleri başarıyla sonuçlandırmıştı?

Bilmek imkânsız. 4 dakika içinde mahallemiz siren sesleriyle çalkalanmaya başladı; önce polis arabaları doluştu sokağa, sonra da ambulans geldi. Biz Havana’dan kalan izleri o gece süratle yok ettik. Köpek bisküvilerinin tamamını hapur hupur yedik. Ben de yedim, berbattı. Acayip susattı. Havana’nın banyoda bıraktığı hatıraları klozete boşaltıp sifonu çektik. Tüy müy kalmasın diye, çalı süpürgesiyle etrafı karanlıkta süpürdük… Bütün mahalle Umur Samaz’ın ve Havana’nın cesetlerini görmek için sokağa döküldü. Aynasızlar villanın etrafını filmlerdeki gibi sarı naylon şeritlerle çevirmişti. Görgü tanıklarının ifadelerini aldılar. Bizim eve de uğradılar. Mahalledekilerin çoğu gibi biz de öldürülen adamı ve köpeğini tanımadığımızı, üzgün olduğumuzu ve çok korktuğumuzu filan söyle dik. Üç gün sonra defnedilen Umur Bey’in cenazesine Baretta ve diğer suç ortaklarımız ile birlikte katıldık. İbrahim Kurban da geldi tabii; cenazeleri kaçırmaz. Umur Bey’in, köpeğiyle aynı mezara gömülmeyi vasiyet ettiğini öğrenince ahali şoke oldu. Ben de şoke oldum. Demek bizim ihtiyar, köpeğe sahiden değer veriyormuş! Cenaze namazı sırasında, yanımda duran orta boylu, güneş gözlüklü, pardösülü adamla her nasılsa mezarlıkta da yanyana düştük. Adamın güneş gözlüğünün altından, simsiyah parlayan bir gözyaşı çizgisi kıvrılarak akıyordu. Cenazede ağlayan- tek kişi olması hasebiyle, törensel ve dolayısıyla budalaca bir edayla “Başınız sağ olsun” diyerek ellerimi uzattım. Masonik bir tokalaşmadan sonra, taziyelerimi matem yüklü bir iniltiyle kabul etti. Gözlerinden akan zift yanaklarından süzülüp pardösüsünden kayarak paçalarına inen adama, sancılı bir merakla sordum: “Merhumu tanır mıydınız?”
Asfalt ağlayan adam, ölenle ölmeye namzet olduğunu dışavuran bir hüngürtüyle “Babamdı!” deyiverdi ve boynuma sarılıp zırıl zırıl ağladı. Kollarıyla gövdemi mengene gibi sıkıyordu. Gerçek acı, insanı yapay sevinçten daha çok canlandırır. Siyah gözlüklerinden fışkıran katranla beni boya-maya koyuldu…

Murat Menteş
Dublörün Dilemması
Taze Cenaze, Cezai Taziye

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Mantık ve Diyalektik: 4 Maddede Aristoteles Mantığının Temel Öğeleri – Aydın Çubukçu

Gerek düşüncenin bağıntılarını araştırmak, gerekse bütün düşünce sürecini kurallı, yasalı ve denetlenmiş bir sistem olarak genel bir yapı halinde yükseltebilmek...

Kapat