Hasan Hüseyin Korkmazgil: Ya bu neyin PUŞTLUĞU bu/ sana yokluk, sana yasak…

Bıçak kemikte

Eti geçti
duydun mu
bıçak kemikte
duymadınsa duy artık
behey allahın kulu
bıçak kemikte

Duy da silkin n’olursun
bu ne biçim uyku bu
bıçak kemikte

Verilmemiş alınmış hep
yük vurulmuş dağlar gibi – insanlık bu mu
çalıyor sömürünün imdat çanları
kımılda da kurtar şu onurunu
bıçak kemikte

Topraksa paylaşılmış kıyılarsa yağmalanmış
umut hacizde
ya bu neyin PUŞTLUĞU bu
sana yokluk sana yasak sana dam
insan değil – hâşâ – bir YAĞMACI SOYU bu
bıçak kemikte


[Seslendiren: Mehmet Özer]

Üretensin yaratansın yürütensin dağları
bakma öyle kilit kilit duvar duvar
yetsin artık bu susku
bıçak kemikte

Anasın boynun bükük babasın kolun kırık
oğullar kan içinde
kaldır artık başını
«kalsın benim dâvam dîvana kalsın» demiş ozan
o dîvan sensin artık
bıçak kemikte.

Hasan Hüseyin Korkmazgil

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki yazıyı okuyun:
Michel Foucault: “Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir!” – Anthony Gıddens

Kapat