“Erkekçilik kadıncılığın karşıtı değildir…” Erkekçilik – Giovanni Papini

gogHer gün Hyde Park’ta , söz hürriyeti adına durmadan nutuk atan çeşitli hatipleri dinlemek adetim değildir. Bununla beraber biraz evvel , parktan geçerken , neden bilmem , üzerine büyük bir afiş asılı bir kürsünün önünde durdum. Afişte kocaman kara harflerle “erkekçilik” yazılı idi. Kürsüde, parasız bir gün ne kadar uzarsa öylesine boylu , orta yaşta , kıvırcık kızıl saçlı , uzaklara dalmış gözleriyle bir adam vardı. Yeter kadar dinleyici toplamadığından daha söze başlamamıştı. Ne diyecek diye merak ettiğim için beklemeye başladım, birkaç dakika sonra kızıl saçlı adam başladı :

Size , dedi , dünyanın yaşayışını değiştirecek , yeni sosyal , politik ve ahlaki sözleşmeyi haber veriyorum. Şu içinde yaşadığımız hükümet merkezinde yıllarca önce kadınlar erkeklerin imtiyazlarına karşı ayaklandılar. Başlarında ünlü Miss Pankhurst vardı, feminizmi kurdular. Bugün , elli yıllık savaştan sonra feminizm kazandı. Kadınlar her türlü medeni, politik haklara sahiptiler. Parlamentoda , hükümette, orduda , hariciyede kadınlar var. Özel ve genel kurumlarda, fabrikalarda kadın dolu. Çok güzel! Biz erkekçiler kadıncılığa , feminizme karşı değiliz. Asla! Erkekçiliğin açık mantıki amacı kadıncılığın başarılarını kabul etmek , hatta onları geliştirmek , bütün evrene yaymaktır.

Beni dikkatle dinleyiniz baylar! Kadınlar ve işlerinden, dedikodulardan, taşralı görüşünden ileri gidemeyen düşünceleri, saflıkları ile son yıllara kadar erkeklerin imtiyazı olan milletleri idare yetkisinin bir şeref, bir zevk olduğunu sanıyorlardı. Bu hususta baştan sona kadar aldanıyorlar. Politika , uzlaşmalara , yalanlara , iki yüzlülüklere dayanan kaba bir meslektir. Politika güçtür , pis ve tehlikelidir. Bunun için erkekçiler iktidarın tamamen kadınlara geçmesini teklif ediyorlar ; çünkü onlar yaradılıştan daha kurnaz, daha yalancı ve daha oynaktırlar. Parlamentoda , hükümette birkaç kadın varmış, bu yetişmez. Bütün parlamentolar, bütün hükümetler onlar tarafından kurulmalıdır. Kadınlar bizlerden daha kolay konuşurlar , daha pratiklerdir, pislikten daha az tiksinirler politika onlar için , yalnız onlar için yapılmıştır. Ve bugün gördüklerimizi düşünecek olursak işlerin daha da kötüye gitmesinden korkulacak bir şey de yoktur. Akla gelen en kötü şey , milletlerin sefalete ve ölüme sürüklenmesidir ki , zaten şimdi de böyledir, demek bir şey değişmeyecektir. Aksine , daha iyiye gidecek bir şey vardır ki , o da erkeklerin kaderidir. Bundan böyle erkekler kendilerini daha asil , daha güzel uğraşlara verebileceklerdir.

Beni dinleyiniz , erkek vatandaşlar. Erkekçilik sizleri en güç , en nankör işlerden kurtarmaya hazırlanıyor! Şimdiye kadar kadınlar eğitim işlerine de girdiler , ama orada henüz azınlıktadırlar. Kızlara , oğlanlara dersler vermek – gerçeği gizlemeyelim – çok sıkıcı ve yorucudur. Öğrencilerin tek düşünceleri dünyanın neresinde olursa olsunlar , az çalışıp dalga geçmek , öğretmenleri atlatmaktır. Eğer içlerinde gerçekten bir şeyler öğrenenler oluyorsa, bunlar okumayı sevenler ve kendi kendilerine çalışmış olanlardır. Ne diye ilk ve yüksek öğrenimini yalnız kadınlara bırakmayalım? Kadınlar erkeklerden daha sabırlıdırlar, daha beceriklidirler, üstelik büyüleyicidirler. Öğrencilerin erkeklerden ziyade kadın öğretmenlerden faydalanacaklarına şüphe edilemez. Erkekler de bu zahmetten kurtulduktan sonra nihayet kendi hesaplarına ciddi bir surette okumaya koyulabilirler.

Her iş alanı için hemen aynı şey söylenebilir. Kutsal kitapta çalışmanın erkeğe ceza olarak verildiği yazılıdır. Ama yine o kitapta ilk ve gerçek suçlunun kadın olduğu da yazıldığına göre, cezanın Havva’ya, yalnız ona verilmesi doğru olurdu.

Dostlarım, dinleyicilerim. Erkekçiliğin kutsal ve meşru istekleri tamamen kabul edilirse erkeklerin ne yapacaklarını sorabilirsiniz. Bunun cevabını vermek güç değildir. Hükümet idaresi ile bütün öteki angaryalardan kurtulan erkekler dünyanın harikülade güzelliklerinden rahat faydalanacaklardır. Daime tehlikeli ve zahmetli olan işten , çalışmaktan ayrılınca , hep birlikte iç dünyamıza dalardık. Bugün pek az insan yüksek fikir faaliyeti ile uğraşabiliyor , çünkü çoğunluk gündelik hayatın bayağı zorunlulukları ile uğraşmaktadır. Bundan sonra şiir , resim, heykel , bilim araştırmaları , metafizik düşünceler , gündelik ve biricik işimiz olacaktır. İnsanlık , cinsiyete göre ayrılmış iki büyük sınıf olacak : Biri politika, ticaret , ürünler , eğitim ve idare ile uğraşacak , öteki yani biz erkekler rahat rahat sanatla , fikirler , güzelin ve doğrunun araştırılmasıyla varlığı zevkli hale getiren şeylerle uğraşıyor olacağız. Bana öyle geliyor ki size kısaca bildirdiğim erkekçilik programı hepimiz tarafından kabul edilecektir ve bizi manevi üstünlüğümüze uymayan pratik zorunluluklardan kurtaracaktır. Hiçbir vicdan azabı da duymayacağız, çünkü şimdiye kadar yalnız erkeklerin kendilerini feda ederek yaptıkları şeyleri bütün kuvvetleriyle istemeye kalkışanlar ilk önce kadınların kendileri olmuşlardır. Biz, nihayet , onların ayaklanmalarının sonuçlarını kabul ediyoruz. Erkekçilik kadıncılığın karşıtı değildir, aksine, onun her bakımdan gerçekleşmesidir ve bu , bizim de mutluluğumuzu sağlayacaktır.

Bu arada dinleyicilerin sayısı artmıştı , çoğu hararetle alkışlıyordu. Kızıl saçlı adam terini siliyor ve sırıtıyordu. Bana gelince , adımlarımı açtım ve parktan çıkıp otelime döndüm.

Londra , 18 Eylül

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Sabahattin Ali: Hak ve adalet kaidelerini kendi iğrenç arzularına alet edenlere lanet olsun…

İnsanların toplu halde yaşayabilmeleri için ilk şart olan hak ve adalet kaidelerini bile kendi iğrenç arzularına alet ederek, aralarında yaşadıkları...

Kapat