‘Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü’ Anadolu Turnesi Kapsamında Ağrı’da

 
“Başımız dimdik yürüyoruz; çünkü boğazımıza kadar bok içindeyiz”*
Devlet Tiyatroları, “Her Ay Her İlde Tiyatro” programı dahilinde, İtalyan oyun yazarı Dario Fo’nun ünlü oyunu “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü”, Devlet Tiyatroları’nın Anadolu turnesi kapsamında Ağrı’da izleyiciyle buluştu. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün katkılarıyla sahnelenen oyun, gerek “resmî erkan”, gerek vatandaşlar tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Tiyatro sanatçısı Füsun Demirel’in çevirisinin esas alındığı, rejisini Murat Karasu’nun yaptığı oyunda, Atilla Şendil, Kubilay Karslıoğlu, Dündar Müftüoğlu, Hidayet Erdinç, İşdar Gökseven ve Güneş Hayat rol aldılar.

Emniyet müdürlüğünde şüpheli ölüm

Nobel ödüllü yazarın bu komedisi, konusunu gerçek bir olaydan alıyor. 1969 yılında Milano’da Duomo Meydanı’nda patlayan bir bomba, 16 kişinin ölümüne yol açmıştı. İtalyan polisince suçlanarak tutuklanan anarşistlerden Giuseppe Pinelli’nin cesedi, gözaltında tutulduğu emniyet müdürlüğünün penceresinin altında bulundu. Yapılan resmî açıklama, “kaza sonucu ölüm”dü. Bu açıklama, kendisini “resmî olmayan solcu” olarak tanımlayan Fo’nun, bir “deli”yi de sorgulanmak üzere aynı binaya getirttiği bir ironik anlatımla oyuna dönüşünce, sahnede olaylar ‘derin devlet’in sorgulanmasına kadar varacaktı…

Dündar MÜFTÜOĞLU: İtalya’da yaklaşık 30 yıl önce yaşanan gerçek bir olaydan yola çıkılarak doğaçlamalar yapılmış ve çalışılmış bir tekst. Olay da, oyunun isminden de anlaşılacağı gibi, Bir Anarşistin Kaza ! Sonucu Ölümü … Milano Emniyet Müdürlüğü’nün 3. ya da 4. katından atılarak öldürülüyor bir anarşist. Sonra “derin devletin”, “devletin” üst yapı kurumlarının (yargının, emniyetin, basının, sanatın ve din müesesesinin) bu olayı nasıl da istedikleri zaman olayı gerçekleştirenler (katiller, işkenceci polisler) aleyhine ve nasıl da istedikleri zaman olayı gerçekleştirenler lehine dönüştürüp, yorumlayabileceğini anlatıyor.

Burada müthiş bir ironi var ve tabii ki müthiş bir acı var, hüzün var. Oyundaki sahte yargıç mesela, rol ismi deli olan biri, ama o delinin gerçekten bir deli mi yoksa çok zeki, çok akıllı ve olayların çok farkında, ‘derin devlet’in yediği haltların çok farkında olan sistem dışı, doğru bir karakter mi olduğu tartışılır… Ki bence o deli değil, o, sistem dışı olan kişidir, yaşamın aykırı unsurudur. Onlardandır ve onlar yüzünden bir takım şeyleri görürüz ya da farkederiz. O mesela, yargıç olarak bir yorum yapıyor, işkenceci ya da katil polis ve ona göz yuman, işbirlikçisi Milano Emniyet Müdürü’nü aklıyor; bir başka yorum yapıyor, ikisinin de kellesi gidiyor.

Aynı şekilde gazetecisi de böyle, din adamı da böyle -rahip oynuyor, orada da böyle- herkesin, ‘derin devlet’e hizmet adına, devletin bekası adına nasıl çok vahşi, çok hain, çok alçakça bir olayı aklayabildiklerini, isterlerse de bunu yapanları suçlayabildiklerini anlatan bir oyun. Bu bakımdan, hem metnin çok güzel olması, hem bu metne hoşgorü ile, alçakgönüllülükle, samimiyetle hizmet eden bir oyunun kotarılmış olması ve bunun da senelerdir eleştirilerle, yeni çalışmalarla yeniden canlandırılarak, yeni bir ivme kazandırılarak bugüne kadar getirilmiş olması, bence oyunun başarısı.

Bütün bunlardan ayrı düşünülemeyecek bir olgu da, son 30 yıllık süreçte Türkiye’de yaşanan çok fazla benzeri olay… Bu olaylar, Türkiye seyircisinin, özellikle bilinçli tiyatro seyircisinin de gündeminde olduğu için, bu açıdan da çok ilgilendiriyor. Bence, seyirciyi cezbeden bu üç ilginç olgunun bir araya gelmesi, oyunun başarılı olmasının en önemli nedeni.

*oyundan alıntı

“‘Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü’ Anadolu Turnesi Kapsamında Ağrı’da” üzerine bir yorum

  1. Bu tiyatro oyundan hemen sonra 🙁
    Iğdır´da, kimlik sorgulaması için karakola götürülürken polis aracından düşmesi sonucu yaralandığı iddia edilen Azerbaycan uyruklu kadın, tedavi gördüğü hastanede öldü.

    Iğdır’da, kimlik sorgulaması için karakola götürülürken polis aracından düşmesi (!!!) sonucu yaralandığı iddia edilen Azerbaycan uyruklu kadın, tedavi gördüğü hastanede öldü.

    Edinilen bilgiye göre, 13 Haziranda Sanayi Sitesi çevre yolunda kimlik kontrolü için durdurulan ve kimlik sorgusu için karakola götürülmek üzere polis aracına alınan Azerbaycan uyruklu Vusale Süleymanova (22), hareket halindeki minibüsten düşerek kafasını yere çarptı.

    Gazete haberlerinden

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“Sen bu şiiri okurken ben belki başka bir şehirde ölürüm” Behçet Aysan şiirleri

Sevmeyi unutanlar için . sevmeyi unutmuşsunuz kardeşler yalan her şey gibi aşklarınız da. yaşamı ölüm diye anlatıyorlar size yalanı gerçek diye....

Kapat