En tuhaf beş beyin deneyi ve beyinin üç boyutlu görüntüsü

Kafatasının içinde, zarlarla örtülmüş, beyazımtırak ve yumuşakça bir kitle durumundaki sinir organı olan beyin, duyum ve bilinç merkezini oluşturur. Gelişmişlik düzeyi açısından insanları hayvanlardan ayıran en önemli organ olmakla beraber insan beyni hayvanlarda görülmeyen bilinç, konuşma, sevinç, üzüntü gibi olayların merkezi durumundadır. Bu sebeple bilimin beyni ve düşünme yetisini anlamaya yönelik araştırma ve deneyleri çağlar boyu devam etmiştir. Ancak bu deneyler içerisinde tuhaf ve ilginç olan deneyler arasına girerek literatürde yerini alan beş deneyini NTV Bilim Dergisi, ‘Ne düşündüğümü biliyorum’ başlıklı dosyasında inceleyip okucusuna sundu.
İşte en tuhaf beş beyin deneyi

ZİHİN KONTROLÜ
CIA, 1953’ten 1960’ların sonuna kadar “MKULTRA” kod adıyla bir program yürüttü. Programın 150 alt projesi hakkında ayrıntılı bilgi yok, çünkü bilgilerin çoğu hâlâ çok gizli kabul ediliyor. Belgelerden birinde “bellek yitimine neden olan malzeme ve fiziksel tekniklerden” söz edilmesi, programın amaçlarından birinin beyni yıkanmış CIA gizli ajanları yetiştirmek olabileceğini akla getiriyor. MK-ULTRA’nın siviller üzerinde psikoaktif nitelikte ilaçlarla gizli denemeler yaptığı biliniyor.

BAŞ NAKLİ
1954’te Vladimir Demikhov, bir Alman kurdunun boynuna bir köpek yavrusunun başını ve ön bacaklarını yamayarak iki başlı bir köpek ‘yaratmıştı’. Rus bilimcinin bunu izleyen 15 yıl içinde
ortaya çıkardığı 20 tane çift başlı köpeğin hepsi de doku reddi nedeniyle bir ay içinde öldü. Demikhov’un deneylerinden ilham alan Amerikalı cerrah Robert White, 1970’te bir maymunun başını başka bir maymunun vücuduna nakletti, ameliyat komplikasyonları nedeniyle maymun ertesi gün öldü.

VÜCUT-DIŞI DENEYİMİ
Nörolog Olaf Blanke bir epilepsi hastasının beyninin sağ angular gyrus bölgesine 3,5 miliamperlik elektrik akımı verdiğinde, kadın kendisini “yatağın 2 metre üzerinde havada duruyormuş gibi” hissettiğini söylemişti. Elektrik akımı 5 miliampere çıkarıldığındaysa bu kez “kollarının ve bacaklarının kısaldığını” hissetmişti. Blanke’ye göre elektriksel uyarıyla ortaya çıkan bu yanılsamaların nedeni, angular gyrus bölgesinin vücudun konumunu algılamada rol oynayan sinirsel devrenin bir parçası oluşu.

Resim: Kafatasının içinde olan Beyinin üç boyutlu görüntüsü

BEYİN GÜCÜYLE ÇALIŞAN ROBOT
Gordon, biyolojik beyne sahip bir robot. Yarı makine yarı sıçan oluşu, onu teknik açıdan bir sayborg (sibernetik organizma) yapıyor. Sibernetik uzmanı Kevin Warwick, Gordon’u bir odanın içinde yuvarlanabilecek ve duvarlara çarpmamayı öğrenebilecek şekilde tasarlamış. Gordon’un uyum sağlama yeteneğinin kaynağı yapay zekâ değil: Robotun başında bulunan 50 ila 100 bin arası nöron, sıçan hücrelerinden mekanik motorlara sinyaller gönderen 60 elektroda bağlı.

ZİHİN MIKNATISLARI
Allan Snyder’in, sanat ve matematik becerilerini arttıracak “fikir şapkası”, beynin sol ön temporal lobuna, atımlar halinde manyetik uyarılar gönderiyor. Bu bölge, etrafımızdaki dünyayı sadeleştirerek çevremizde meydana gelen değişikliklere daha çabuk tepki verebilmemizi sağlıyor. Şapkanın etkisi kalıcı değil, ama birkaç dakika taktığınızda bile dâhice becerilere sahip olabiliyorsunuz. Michael Persinger’ın “Tanrı şapkası”nda da benzer şekilde mıknatıslar kullanılıyor ve takanlar, yakınlarında ruhani bir varlık hissediyorlar.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“Sorun Şudur: her şeyin mübah olduğu bu dünya nedir?” Dostoyevski ve Tarkovski – Ulus Baker

Tarkovski'nin Dostoyevski'yi bir "yakını" gibi gördüğü biliniyor –hayatı boyunca onun bir romanını çekmek istemiş ve anlaşılan buna ya fırsat bulamamış,...

Kapat