Bandista ve Daima! albümü: “Tenimde terin, gözümde ferin, bekler beni kardeşlerim”


Dikkat askersiz bölge, Şu anda! şimdi!, Paşanın başucu şarkıları,  De te fabula narratur adlı beş albümünden iki yıl sonra geçtiğimiz 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda “Daima!” adlı altıncı albümünü çıkardı. “Armağandır. Çoğaltınız! dağıtınız.”  uyarısıyla sitelerinde yer verdiği albümü  ücretsiz olarak dinleyicilerin indirmesine izin verdi.

“Ne Güzel ki Ne yanlış ne de yalnızız”

Grup Daima! için; “Eşitlik, dayanışma, adalet çağrı ve mücadelesinin içinde yer alma inadımız sürüyor. Güvencesiz çalışma koşulları ve sömürü devam ediyor, kapitalist saldırganlık had safhada, eğitim ve sağlık paraya havale edilmiş, yaşamımız satılıyor, mahallelerimiz mutenalaştırılıyor, ekolojik yıkım ve nükleer felaket gündelik hayata damga vuruyor, cinsiyetçilik ve ayrımcılık liberal maskesinin altında silikleşiyor,


Sonraki şarkıya geçmek için >| şarkı seçmek için [>] işaretine basınız.

kolektivizm unutturuluyor, faşizm yükseliyor, şiddet olağanlaşıyor, inkâr politikaları işliyor, örgütlenmenin önü kesiliyor, halklar bombalanıyor, haklar ellerden alınıyor. Lakin dostlar, yoldaşlar, öğrenciler, dereler, iklim adaleti eylemcileri, kadınlar, lgbtt’ler, mülteciler, kâğıtsızlar ve sayılamazlar direniyor. Sınırsız, ulussuz, sürgünsüz bir dünyanın içinden, mazi, gelecek ve şimdiden gelen onlarca sesi duyuyoruz, hep birlikte haykırıyoruz; vardık, varız, varolacağız! Daima!” diyor.

İnkârın Şarkısı

Nisan olmadı, güney yolunda hiç insan olmadı
Tarih tanıktı, o bile bir taraf olmadı
Halep’te, Şam’da, Beyrut’ta, Arjantin’de
Tanıdık bir şarkı çalmadı, hiç olmadı

Ocak olmadı, kan hâlâ hiç sıcak olmadı
Tarih tanıktı o bile bir utanç duymadı
Nice sokak, nice mevsim, nice toprakta
O zulüm, cinayet olmadı, hiç olmadı
Nice cesur, nice korkak, nice yoldaş
Faşistler elinde ölmedi, hiç olmadı!

Söz: Bandista
Müzik: Bandista

24 Nisan 1915’te Ermenilere yönelik başlayan ‘operasyon,’ Hrant Dink’in 1 Kasım 2004 tarihli Birgün gazetesi köşe yazısında “Buna kimileri ‘Katliam,’ kimileri ‘Soykırım,’ kimileri ‘Tehcir,’ kimileri de ‘Trajedi’ diyor. Atalarım Anadolu diliyle ‘Kıyım’ derdi… Ben ise ‘Yıkım’ diyorum” cümleleriyle anılıyordu. Yıkım, varlığını çok iyi bildiğiniz, dilinizde, bedeninizde, hafızanızda, öfkenizde taşıdığınız bir şeylere yokmuş muamelesi yapıldıkça, inkar edildikçe devam ediyor, taş üstünde taş kalmıyor ta ki “Gerçek hakem halklar ve onların vicdanlarıdır. Benim vicdanımda ise hiçbir devlet erkinin vicdanı, hiçbir halkın vicdanı ile boy ölçüşemez” diyerek inşaata başlayana kadar. Sınırsız, hudutsuz, sürgünsüz bir dünya şiarıyla yoldaşlarımızla, bazen fiziken olamasa bile omuz omuza, adımlamaktayız dünyanın her bir sokağını, meydanını, ovasını, dağını. Tarihin sadece geçmişe değil, bugüne ve geleceğe de dair olduğunu bazen acıyla da olsa tekrar tekrar deneyimleyerek.

Mesele/A

Mesele baht, sebat dedi bana
Umuda kanma, vaade aldanma
Mesela bak güneş dedim ona
Sen hep kaçsan da gölgen arkanda

Mesele taht, biat dedi bana
Konforu âlâ yaşamak var ya
Mesela bak bülbül dedim ona
Altın kafeste mutlu mu hâlâ

Mesele pakt, ölç tart dedi bana
Her halükârda çıkarını kolla
Mesela bak sokak dedim ona
Satışa çıkmış haraç mezata

Mesele şart, fark dedi bana
Krizi fırsata çevir sürsün rüya
Mesela bak win-win dedim ona
Kaybeden yoksa kazanılmaz para

Mesele inat, bayat dedi bana
Ve tam diyordu ki öldü proleterya
Mesela sus artık dedim ona
Tartışılmaz ki üç maymunla

Söz: Bandista
Müzik: Bandista

Kıymetli hazırûn, şimdi size bir hikâye anlatacağız. Bildik bir diyalog, her an her yerde işleyen bir baskı mekanizması, orta sınıf yalanları. Marjinalleştirme, yalnızlaştırma, doğru yol tarifi, ana-akım medya. Ve hayır başka türlü bir şey bizim istediğimiz ve ne güzel ki ilk kez de biz istemiyoruz. Ne yanlış ne de yalnızız. Dostlarınızı tanıyalım, kendi medyamızı yaratalım, kolektif hayatları inşa edelim. Mütebessim dans edelim sonra ve hatta dil çıkartmak bile serbest.

Her Yerin Şarkısı

Uyan artık uykudan uyan, uyan esirler dünyası
Zulme karşı hıncımız volkan, kavgamız ölüm-dirim kavgası*
Mazi ta kökünden silinsin, biz başka âlem isteriz
Bizi hiçe sayanlar bilsin, bundan sonra her şey biziz
Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
Enternasyonalle kurtulur insanlık

* Uyan artık uyan alem-i reayan, patlayan bir volkan ol, şol zulümden çıkan yol mevcudiyet kavgası

Söz: Eugène Pottier
Müzik: Pierre de Geyter

1871 senesinde 18 Mart’tan 28 Mayıs’a dek sürecek bir kitlesel tecrübenin, kendinden sonraki devrimler ve devrimciler için bir umut ilkesi, bir ütopyaya dönüşecek Paris Komünü’nün karakızıl bayrakları altında komüncü, şair ve taşıma işçisi Eugène Pottier “dünyanın lanetlileri ve açlığın mahpusları”na ayağa kalkın diye seslendi. Enternasyonal, onlarca dilde söylendi, yüzlerce direnişin, eylemin, barikatın ve özgürlük mücadelesinin içinden ses verdi ve her yerin şarkısı oldu. Zaman bağımsız bir tebessüm, öfke ve coşku, ve yoldaşlık ve vardık, varız, varolacağız!

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Atadan Kalma İhtiyaçlar: İnsanlar tatlıyı neden bu kadar seviyor? – Yuval Noah Harari

Kapat