01
Eki
A » + | -


Yıllar önce Akra FM’de daha sonra bir bölümü Umut FM’in wep sitesininde yayınlanan Hacivat, Karagöz oyunlarını cafrande.org’ta.
Gölge Oyunu geleneksel olarak hayvan derilerinden kesilerek hazırlanmış insan, hayvan, eşya gibi figürlerin bir ışık kaynağı önünde oynatılarak, gölgelerinin gerdirilmiş, beyaz bir perdeye düşürüldüğü gösteri sanatıdır.

Kökenleri üzerine çeşitli görüşler olmakla birlikte; Asya’nın zengin gölge oyunu geleneği, bu sanatın Cava’dan, Hindistan’dan veya Çin kültürlerinden 10. yüzyıldan itibaren yayıldığı görüşünü desteklemektedir. İslam ülkelerinde görülen gölge oyununun, benzerlikler de göz önüne alındığında, Cava’dan geldiği tahmin edilmektedir. Anadolu’ya ise, 16. yüzyılda Mısır’dan gelmiş olma ihtimali büyüktür. Türklere, Cava ve Hindistan’dan, Çingene oynatıcılar yoluyla geldiği de iddia edilmektedir.


Sonraki bölüme  geçmek için >| bölüm seçmek için [>] işaretine basınız.

Yazan: Ekrem Bektaş Oynayanlar: Ercüment Balakoğlu, Ersin Sanver, İskender Bağcılar, Cengi Küçükayvaz, Vural Buldu, Yaşar Özdemir Müzik: Taner Yüncüoğlu Ses Kayıt: Fahrettin Yeltekin
•Fare Kapanı
•Hacivat Doktor
•Hacivat’ın Evi Yandı
•Hacivat’ın Neşesi
•İsim Aranıyor
•Kiralık Ev
•Köpüklü Kahve
•Mahallenin Namusu
•Sihirli Sözler
•Tuzsuz’un Efendiliği
•Karagöz’ün Bekçiliği
•Karagöz’ün Eşkiyalığı
•Karagöz’ün Ortaklığı
•Karagöz’ün Sihirbazlığı
•Karagöz’ün Bilmecesi

Karagöz ve Hacivat taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oynatıcısına hayali, hayalbaz denir. Yardımcıları çırak, yardak, dayrezen, sandıkkar’dır. Oyunda konuşmaların değişmesi baş hareketleriyle yapılır.

Bu iki karakterin gerçekten yaşayıp yaşamadığı, yaşadıysa nerede nasıl yaşadığı kesin olarak bilinmemektedir. Anlatılanlar rivayete dayanır, zira gerçekten yaşamış olsalar bile büyük ihtimalle bahsedilen dönemde tarih kitaplarına girecek kadar önemli bulunmamışlardır.

Rivayete göre Hacivat ve Karagöz, Orhan Gazi devrinde Bursa’da yaşamış cami yapımında çalışan iki işçidir. Kendileri çalışmadıkları gibi diğer işçilerin de çalışmasını engellemektedirler. Orhan Gazi’nin, “cami vaktinde bitmezse kelleni alırım” dediği cami mimarı, caminin vaktinde bitmemesine Karagöz ve Hacivat’ı şikayet eder. Bunun üzerine bu ikili başları kesilerek idam edilir. Karagöz ve Hacivat’ı çok seven ve ölümlerine çok üzülen Şeyh Küşteri, ölümlerinin ardından kuklalarını yaparak perde arkasından oynatmaya başlar. Bu sayede Hacivat ve Karagöz tanınır.

Hacivat
Hacivat’ın asıl adının Hacı İvaz olduğu söylenir. Hacivat karakteri düzeni temsil eder. Nabza göre şerbet verir. Kişisel çıkarlarını her zaman ön planda tutar. Az biraz okumuş olduğundan dolayı yabancı sözcüklerle konuşmayı sever. Perdeye gelen hemen hemen herkesi tanır, onların işlerine aracılık eder. Alın teriyle çalışıp kazanmaktan çok Karagöz’ü çalıştırarak onun sırtından geçinmeye bakar. Rol icabı değişik kıyafetler içinde Keçi Hacivat, Çıplak Hacivat, Kadın Hacivat, Kahya Hacivat gibi farklı tasvirleri vardır.

Karagöz
Sahne arkasıOyunun hiç şüphesiz başrol oyuncusu Karagöz’dür. Saf ve iyi niyetlidir. Okumamış bir halk adamıdır. Hacıvat’ın kullandığı yabancı kelimeleri anlamaz ya da anlamaz görünüp, onlara yanlış anlamlar yükleyerek ortaya çeşitli nükteler çıkarırken bir taraftan da Türkçe dil kuralları ile yabancı kelimeler kullanan Hacivat ile alay eder. Her işe burnunu sokar,her işe karışır, sokakta olmadığı zaman da evinin penceresinden uzanarak, ya da içerden seslenerek işe karışır. Dobra, zaman zaman patavatsız yapısından dolayı ikide bir zor durumlarda kalırsa da bir yolunu bulup işin içinden sıyrılır. Çoğu zaman işsiz, geçim derdindedir . Başında ışkırlak adı verilen oynak bir şapka vardır. Ve Karagöz de böyle tanınır.Oyunda sadece Karagöz-Hacivat değil başka oyuncularda vardır.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yaz

Arşivler